İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, suni deri ruhsat kabı üretiminde sıcak serigrafi baskı kalitesi eksikliği kaynaklı ticari alacağın tahsili itirazın iptali davası.
Özet: Davacı tarafça, davalının siparişi üzerine üretilen suni deri ruhsat kılıflarının bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında; davacı, sözleşmeye uygun üretim yaptığını ve davalının ürünleri haksız yere reddederek ödeme yapmadığını ileri sürerken, davalı, teslim edilen ürünlerin onaylanan numuneden farklı, ayıplı ve düşük kalitede olduğunu belirterek ödeme yükümlülüğünün doğmadığını savunmuştur; mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, ürünlerin genel kalitesinin iyi olduğu ancak sıcak baskı serigrafi yöntemindeki sıcaklık ayarlarından kaynaklanan baskı hatalarının mevcut olduğu tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----- şahıs şirketi sahibi olarak yaklaşık on yıldır davalı şirkete araç ruhsat kılıfı üretimi yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu zamana kadar sorunsuz ilerlediğini, son olarak davalı firmanın talebi üzerine 3.000 adet suni deri ruhsat kabı üretimi için anlaşıldığını, ürün şablonlarının ve numunelerin firma yetkilisi ---- tarafından onaylandığını, 45.000 TL + KDV bedel üzerinden sipariş mektubu iletildiğini, müvekkilin sözleşmeye uygun şekilde üretimi tamamlayıp teslim aşamasına getirdiğini, ancak davalı tarafın hiçbir gerekçe göstermeksizin ürünleri reddederek satış bedelini ödemediğini, müvekkilin bu sebeple uğradığı zararın tazmini amacıyla ---.İcra Dairesi --- icra takibi başlattığını, davalı tarafın takibe haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, müvekkilin tanzim ettiği faturaya davalı tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca sekiz günlük yasal sürede itiraz edilmediğini, bu durumun fatura içeriğinin ve ticari ilişkinin kabul edildiğini gösterdiğini, davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini belirterek ---.İcra Dairesi ---- sayılı icra takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında 07.12.2023 tarihinde başlayan mailleşmeler neticesinde ruhsat kılıfı alımı konusunda mutabakata varıldığını, davacının müvekkil şirkete örnek bir numune gönderdiğini, müvekkil şirketin bu numuneyi onaylaması üzerine satış akdinin kurulduğunu, tarafların kılıfların numune ile aynı kalite ve özende hazırlanması hususunda anlaştığını, ödemenin ise teslimat sonrası yapılmasının kararlaştırıldığını, ancak müvekkil şirkete gönderilen ürünlerin numune ile bariz farklar taşıdığını, sıcak baskıların özensiz bir biçimde etrafa taştığını, numuneye göre daha düşük kalitede deri kullanıldığını, teslim edilen ürünlerin talep edilen ve numune olarak sunulan kılıflarla uyuşmadığını, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek ayıplı mal teslim ettiğini, müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı bu kılıfları davacıya geri gönderdiğini, malı teslim almadığı için bedel ödeme yükümlülüğünün doğmadığını, davacının hatalı ürünler üzerinden haksız kazanç elde etme amacıyla icra takibi başlattığını ve işbu davayı ikame ettiğini, sözleşmeye aykırılığın davacıdan kaynaklandığını, davacının alacağının bulunmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibine giriştiğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---İcra Dairesi ----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2024 tarihinde 54.000,00TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi raporunda; davalı tarafın talebi ve siparişi üzerine davacı tarafından üretilen plastik ruhsat kabı ürünlerinin ön ve arka yüzey logolu içerik onaylı sıcak baskı serigrafi yöntemiyle hazırlandığı, davalı tarafından sunulan ürün örneğinde baskı kalitesinin net olduğu, davacı tarafından kullanılan suni plastik malzemenin seçiminin doğru olduğu, ürün kalitesinin genel olarak iyi olduğu ancak deride baskı yüzeyinin sabitlenmesi ve tampon kullanımı ile sıcaklık ayarı konusunda eksiklikler bulunduğu, özellikle sıcak serigrafi baskıdaki hataların sıcaklık ayarından kaynaklandığı ve boyanın dağılarak kusma yaptığı, net olmadığı, davacı tarafından teslim edilen ürünlerin davalı tarafından imaj ve prestij kaybı gerekçesiyle müşterilere dağıtılamayacak ve kullanılamayacak durumda olduğu, davacının sipariş edilen ürünleri ne zaman teslim ettiğine dair herhangi bir teslimat belgesinin dava dosyasında bulunmadığı, davacının tuttuğu işletme hesabı defterinin yapısı gereği taraflar arasındaki borç ve alacak bakiyesinin tespitinin mümkün olmadığı, davacının █████/2024 tarihli ve 54.000,00 TL tutarındaki e-arşiv faturayı davalı adına düzenleyerek gelir olarak kaydettiği, davalı tarafın ise faturayı iade ettiği ve sipariş edilen ürünlerin kusurlu olması sebebiyle teslim almadığı yönündeki beyanlarının sabit olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafından mal ve hizmet alışlarına ait BA formlarında e-belge olarak yer almadığı, bu durumun malların davalı tarafından teslim alınmadığına dair karine oluşturduğu, davalının inceleme gününde hazır bulunmaması nedeniyle ticari defterlerinin incelenemediği, tüm bu teknik ve mali incelemeler neticesinde davacının kusurlu ürünleri teslim ettiği ve fatura muhteviyatı malların davalı tarafından teslim alınmadığına dair kanaate varıldığı tespit edilmiştir.İtirazlar üzerine ek rapor aldırılmıştır.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin ayıpsız / eksiksiz teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, taraflar arasında ruhsat kılıfı alımı konusunda anlaşma bulunduğu, davacı üretimi anlaşmaya göre yaptığı ve alacaklı olduğu iddiası ile takip başlattığı, davalının ise anlaşmaya aykırı üretim olduğundan ürünleri teslim almadıkları ve borçlu bulunmadıklarının savunulduğu, bilirkişi incelemesine göre üretilen üründe sıcak baskı sonucu boyanın dağıldığı ve kustuğu , net olmadığı, ürünün ayıplı olduğu bildirildiği, ürünler ile ilgili davacının fatura düzenlediği, davalının ise iade faturası düzenlediği, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olmadığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davasının reddi halinde, İİK madde 67/2'ye göre takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, red olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davada, dava konusu alacağın bir kısmı için yapılan takibin haksız olduğu anlaşılmışsa da, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının esastan reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar harcı 3.688,74 TL’den peşin olarak yatırılan 922,19 TL'nin mahsubu ile 2.766,55 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Karar kesinleştiğinde dosya arasında/ mahkeme kasasında bulunan örneklerin ilgilisine iadesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!