T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, Covid-19 testi bahanesiyle hileli yollarla imzası alınan senedin menfi tespiti davasına dair istinaf kararı.
Özet: Davacı, covid-19 testi bahanesiyle kılığına girmiş bir kişi tarafından aldatılarak hileli yollarla imzası alınan bir senetle kendisine başlatılan icra takibine karşı borçlu olmadığının tespiti davası açmıştır; ilk derece mahkemesi, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında senedin hileyle elde edildiğinin sabit olmasına dayanarak davacının borçlu olmadığına karar vermiş, davalılar ise ceza mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, eksik araştırma ve çelişkili beyanlara dayandığını ve yeni delillerin bulunduğunu iddia ederek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : █████████ (ESASTAN RET )
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : Dr. ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
ESAS-KARAR NO : ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin köyde ikamet ettiğini, tarım ve hayvancılık ile uğraştığını, kamu kurumları da dahil olmak üzere hiç kimseye borcunun bulunmadığını, müvekkili ile eşinin köyde tek başlarına yaşadıklarını, █████/2021 tarihinde müvekkili ve eşi evde yalnızken İl Sağlık Müdürlüğü'nde görevli hemşire olarak kendisini tanıtan ... isimli beyaz önlük giyinmiş genç bir kadının Covid - 19 testi yapacağını söyleyerek güven oluşturduğunu ve sonrasında eve girerek sürüntü testi alacağını söylediğini, pandemi dönemi olduğu için yapılan işlemlerin normal olduğunu düşünen müvekkilinin ve eşinin bu kişiden ve yapılan işlemlerden şüphelenmediğini, işlemlerin sonunda ... isimli bu kişinin müvekkilinin ve eşinin ağzına sprey tarzı bir sıvı sıktığını ve hem müvekkilinden hem de eşinden yan yana olacak şekilde farklı evraklara imza alarak araba ile evden ayrıldığını, kendilerinden apar topar imza alınmasından şüphelenen müvekkilinin ve eşinin durumu köy muhtarına ve çocuklarına bildirdiklerini, durumun şüpheli olduğu ve hiçbir sağlık personelinin bu şekilde bir evraka imza almayacağının söylenmesi üzerine derhal Jandarmaya giderek şikayetçi olduklarını, müvekkili aleyhine davalılar tarafından kambiyo takibi başlatıldığını, takibe konu senedin alacaklısı olarak senette yer alan davalıların murisi ...'ın müvekkilinin kardeşi olduğunu, ... ve mirasçılarının 30 yılı aşkın bir süredir müvekkili aleyhine husumet beslediğini, taraflar arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığını, tarafların birbirine selam dahi vermediklerini, taraflar arasında birden fazla ceza davasının olduğunu, takibe dayanak senedin düzenleme tarihinin █████/2020 olup bu tarihte taraflar arasındaki ihtilaf dikkate alındığında senet düzenlenecek şekilde bir hukuki ilişkinin bulunmasının mümkün olamayacağını, murisin borca batık olduğunu, senette yazılı miktarı verebilecek mali gücünün bulunmadığını belirterek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bononun sebepten mücerret kambiyo senedi olduğunu, müvekkili ...'ın senetten davacıya bahsetmesi üzerine davacının hukuki işlemlerin önüne geçnek için kurgu yaptığını, senet borçlusu davacı ile senet alacaklısı murisin aralarında bazı olumsuz durumlar yaşandığı kabul edilse dahi kardeş olduklarını, davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, murisin ekonomik durumunun gayet iyi olduğunu, müvekkillerinin senet nedeniyle alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 74.maddesi ve ilgili yerleşik yargı uygulaması gereğince maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağı, davalı ...'ın mahkumiyetine karar verilen kesinleşen ceza mahkemesi ilamı gereğince takibe konu bonoda keşideci adına atılan mevcut imzanın davalı ... tarafından hileli olarak temin edilip icra takibine dayanak senedin oluşturulduğu, bu nedenlerle davacının senet nedeniyle borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ceza mahkemesi kararı ve ceza mahkemesi kararına karşı istinaf istemini red eden BAM Ceza Dairesi kararının hukuka aykırı olduğunu, sadece davacı müştekinin soyut beyanı esas alınarak mahkumiyet kararı verildiğini, davacı müştekinin aşamalardaki beyanların çelişkilerle dolu olduğunu, iddia olunan hemşirenin ve murisin ekonomik durumun araştırılmadığını, tahkikatın genişletilmesine ilişkin taleplerin dikkate alınmadığını, BAM Ceza Dairesi kararına BAM C.Başsavcılığı tarafından itiraz edildiğini, BAM Ceza Dairesi kararından sonra tanık tarafından lehe dilekçe sunulduğunu, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluna gidildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının senede dayalı takip nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 7.İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, █████/2022 tarihinde davalı alacaklılar tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 2.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 2.282.205,48 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu el yazısı ile tanzim edilen senedin yapılan incelemesine göre, senedin █████/2020 keşide tarihli, █████/2021 vade tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli senette davacının keşideci, davalıların murisi ...'ın lehtar olduğu, senedin nakden kayıtlı olup kambiyo vasfına haiz olduğu görülmüştür.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı █████/2024 tarihli ilamında; şikayetçinin davacı ..., sanıkların davalılar olduğu, açığa imzanın kötüye kullanılması, kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılama sonucunda sanıklardan davalı ...'ın resmi belgecilik, nitelikli dolandırıcılık suçunun işlediği sabit görülerek hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, diğer sanıklar davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması, kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, karar gerekçesinde "Sanık ...'ın vefat eden babasının müştekiden alacaklı olduğuna ilişkin bir ticari ilişkinin veya alacak halinin ortaya konamadığı, tanık beyanlarında da geçtiği şekilde müşteki ile adına senet düzenlenen müteveffanın senedin düzenlendiği belirtilen tarihi de kapsayacak şekilde konuşmadıkları ve aralarının açık olduğu, müteveffanın ekonomik durumunun senede konu para miktarını verebilecek güçte olmadığı ve bu haliyle elden borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu haliyle müştekinin sıcağı sıcağına köyün muhtarı ve kolluk birimine şikayetçi olduğu ve sonrasında işlem yapmayan kamu görevlilerinin görev suçundan yargılanıp mahkumiyetlerine karar verilen olayda geçtiği şekilde, sanığın müştekinin tanımadığı ve kimliği belirlenemeyen ... olarak ismini söyleyen şahıs aracılığıyla hileli hareketlerle covid-19 testi işlemi bahanesiyle isim ve imzasını aldıkları kağıdı senet olarak doldurup hakkında icra takibi başlatıp açığa imzanın kötüye kullanılması suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla, Türk Ceza Kanunu 37/1, 209/2 delaletiyle 204/1, 53 ve TCK'nun 37/1, 158/1-d gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir." hususlarına yer verildiği görülmüştür.
Ceza mahkemesine kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar ve █████/2025 tarihli ilamı ile esastan kesin olarak reddedildiği, Ankara BAM Başsavcılığı tarafından karara itiraz edildiği, Ankara BAM Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun █████/2025 Tarih, █████████ İtiraz, ███████ Karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, ceza mahkemesine yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin de █████/2025 tarihinde red edildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının hile ile alınan imzanın senede dönüştürüldüğü iddiasında bulunmasına, kesinleşen ceza mahkemesi kararında davalı hakkında hile ile alınan ve açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığı kabul edilerek dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararı verilmesine, TBK 74.maddesi uyarınca ceza mahkemesinin maddi vakıya ilişkin kabulünün hukuk hakimini bağlayacak olmasına göre davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 136.620,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 34.155,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 102.465 TL harcın istinaf eden davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!