Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, ticari ilişkiye dayalı cari hesap alacağı ve itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacının cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar, davalının yaptığı avans ödemeleri ve davacının yaptığı açıklamasız iadeler ile davacının kanıtlayamadığı avans iadesi iddialarını değerlendirerek, yapılan hesaplamalar neticesinde davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla herhangi bir alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı ise bilirkişi raporları ve ticari defter kayıtlarına göre alacaklı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : ████████ (KABUL KALDIRMA)KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : DR. ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024ESAS-KARAR NO : ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : █████/2026YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesaba dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2018-2019 yılları arasında süregelen ticari satıma dayalı bir ilişki olduğu, davacı tarafından davalı adına her iki tarafın ticari defterlerinden kayıtlı █████/2018 tarih ve 258.869,59TL miktarlı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan █████/2018 tarih ve 65.914,80 TL miktarlı faturanın düzenlendiği, toplam 324.784,38 TL miktarlı faturalara karşılık olarak davalı tarafından davacıya toplam 551.860,58 TL ödeme yapıldığı, sonrasında davacı tarafından davalıya 103.015,00 TL kadar avans iadesi açıklamasıyla 281.143,42 TL kadar ise bir açıklama yapılmaksızın ödeme yapıldığı, her ne kadar 65.914,80 TL miktarlı fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı değil ise de, davalı şirket yetkilisinin isticvap beyanına göre ilgili fatura ve faturaya yazılı ürünlerin davalı şirkete teslim edildiği kabul edilip eksik ve ayıplı olduğunun savunulduğu, ürünlerin eksik ve kusurlu olduğunu ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından yargılama aşamasında bu hususu ispatlar bir delil sunulmadığı, bu nedenle davacının iki faturanın toplamı olan 324.784,38 TL kadar alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından davalıya iade olarak yapıldığı savunulan açıklamasız toplam 281.143,42 TL miktarlı ödemelerin açıklamasız yapılmış olması nedeniyle avans iadesi olarak yapıldığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının bu hususu ispatlar mahiyette yazılı bir delil sunamadığı, tarafların incelenen ticari defterlerinde de aksi yönde birbirine uyumlu bir kaydın bulunmadığı, davalı tarafından da avans iadesi iddiasının kabul edilmediği, davacının yemin deliline dayanılmayacağını bildirdiği, sonuç olarak davacının 324.784,38 TL miktarlı fatura alacağına karşılık olarak taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde davalı tarafından davacıya 551.860,58 TL avans ödemesi yapıldığı, davacı tarafından ise davalıya 103.015,00 TL avans iadesinin gerçekleştirildiği, davacının 324.784,38 TL fatura alacağına karşılık davalı tarafından yapılan avans ödemelerinden davacı tarafından yapılan avans iadelerinin mahsubu sonrasında toplam 448.845,58 TL'nin davacının anılan fatura alacağından düşümü ile davacının davalıdan dava tarihi itibariyle bir alacağının kalmayacağı, bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalara bu nedenle itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi kök ve ek raporuna göre müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, ticari defterlerde iade işlemine ilişkin dekontların nasıl işlendiği irdelenmeden salt dekont açıklama kısmına göre hüküm kurulduğunu, dekontların açıklama kısmına göre hüküm kurulacağı düşünülse dahi dekontların açıklama kısmında avans iadesi şeklinde açıklamanın da yazılı olduğunu, davalı ticari defterlerine göre de müvekkilinin alacaklı olduğunu, ticari defter ve yazılı delillere dayanıldığı için yemin deliline başvurulmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 23.İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, █████/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 172.427,80 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının 120.392,80 TL dava değeri üzerinden İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafından davalı adına █████/2018 tarih ve 258.869,59TL miktarlı ve █████/2018 tarih ve 65.914,80 TL miktarlı olmak üzere toplam 324.784,38 TL bedelli iki adet faturanın düzenlendiği, bu faturalardan sadece █████/2018 tarih ve 258.869,59TL miktarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde bu faturadan başkaca ödeme kaydı ve davacıya verildiği iddia edilen çek kaydının bulunmadığı, bu nedenle davalının defter kayıtlarına göre davacıya 258.869,59 TL borçlu göründüğü, davacının ticari defterlerinde ise; toplamı 324.784,38 TL bedelli her iki faturanın kayıtlı olduğu, ayrıca davalı tarafından takip tarihine kadar toplam 18 adet işlemle çek, havale ve tahsilat olarak toplam 551.860,00 TL ödeme yapıldığı, davacının 11 adet işlemle avans ve ödeme işlemlerinden 382.468,42 TL ve 15.000,00 TL çek iade işlemlerinden sonra (324.784,38 +382.468,42+15.000,00-551.860,00=170.392,80 TL) davacının 170.392,80 TL davalıdan alacaklı göründüğü, takipten sonra davadan önce davalının yaptığı 50.000,00 TL eft havalesinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 120.392,80 TL alacaklı göründüğü hususlarının tespit edildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya yapılan 382.468,42 TL avans iadesine ilişkin banka dekontlarından █████/2018 tarihli 13.310,00 TL bedelli dekont dışında diğer banka dekontlarının dosyaya ibraz edildiği, dekontlarda avans iadesi açıklamasının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya iade edilen █████/2018 keşide tarihli, 2037936 seri numaralı 15.000,00 TL bedelli çeke ilişkin tediye makbuzunun dosyaya sunulduğu görülmüştür. Davalı şirket yetkilisinin isticvap beyanında taraflar arasında sözleşme yapıldığını, paranın çek ve nakit olarak davacıya ödendiği, bir kısmının da banka yoluyla gönderildiği, davacının ürünleri gönderdikten sonra iki adet faturayı düzenlendiği, sözleşmede belirtilen ürünlerin eksik ve kusurlu olduğu yönünde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Yargılama sırasında davalının davacıya ... Şubesine ait 2015306 seri numaralı, 25.000,00 TL bedelli ve 20150305 seri numaralı 25.000,00 TL bedelli çekler ile ... Şubesine ait Z5887742 seri numaralı, 25.000,00 TL bedelli ve Z5887742 seri numaralı, 25.000,00 TL bedelli çeklerle ödemeler yaptığını beyan ederek çek örneklerini dosyaya sunduğu, bu çeklerden Z5887741 seri numaralı, 25.000,00 TL bedelli çekin davacının ticari defterlerinde tahsilat/alınan çek olarak kayıtlı olduğu, diğer çeklerin ise kayıtlı olmadığı, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan diğer 3 çekin bankalardan sorulmak suretiyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun mahkemece araştırılmadığı görülmüştür. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, davacının davalı adına toplamı 324.784,38 TL iki adet fatura düzenlendiği, faturalardan 258.869,59TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 65.914,80 TL bedelli diğer faturanın ise davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davalı şirket yetkilisinin isticvap beyanında malları teslim aldığını kabul ederek malların eksik ve kusurlu olduğunu iddia etmesi nedeniyle tüm malların davalıya teslim edildiğinin ispatlandığı, davalının malların eksik ve ayıplı olduğunu ispata yönelik delil sunmadığı gibi süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin de delil sunmadığı, bu nedenle tüm malların davalıya teslim edilmiş olması nedeniyle davacının iki adet fatura nedeniyle davalıdan 324.784,38 TL alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, mahkemece bu yöndeki kabulün yerinde olduğu, uyuşmazlığın davacının cari hesap nedeniyle davalıdan ne kadar alacaklı olduğu hususunda toplandığı, bu kapsamda davalının ticari defterlerinde kendi yaptığı ödemelere ve verdiği çeklere ve davacı tarafından yapılan iadelere ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, ödeme ve iadelere ilişkin davacı defterlerindeki kayıtlarda ise, davalının toplam 551.860,00 TL ödemesinden sonra davacının ödeme/avans iadesi adı altında toplam 382.468,42 TL davalıya yaptığı ödemeler ile 15.000,00 TL bedelli çekin davalıya iadesi işleminin kayıtlı olduğu, davalıya yapılan iade ödemelerine ilişkin dekontlardan sadece █████/2018 tarihli 13.310,00 TL bedelli iadeye ilişkin dekontun dosyaya sunulmadığı, kalan 369.158,42 TL bedelli iadeye ilişkin sunulan dekontların açıklama kısmında ise avans iadesi ifadesinin bulunduğu, bu durumda davacının 324.784,38 TL faturalardan kaynaklı alacağından davalının yaptığı 551.860,00 TL ödeme ve davacının davalıya iade ettiği belgelendirilen 369.158,42 TL avans iadesi ve 15.000,00 TL bedelli çekin iadesinden sonra davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 157.082,80 TL alacaklı olduğu, takipten sonra davadan sonra davalı tarafından banka yoluyla yapılan ve davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 50.000,00 TL ödeme sonrasında davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 107.082,80 TL alacaklı olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Ancak davalı taraf davacıya ayrıca yukarıda bilgileri yazılı toplamı 100.000,00 TL bedelli çekleri vermek suretiyle ödeme yaptığını iddia etmiş olup bu çeklerden sadece Z5887742 seri numaralı, 25.000,00 TL bedelli çek davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece davalının iddia ettiği diğer 3 çekin ilgili bankalardan araştırılmak suretiyle çekler nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilip ve takipten sonra davadan önce davalı tarafından yapılan 50.000,00 TL ödeme nedeniyle dava tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı tespit edilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davacının davalıya gönderdiği paralara ilişkin ödeme dekontlarında açıklama bulunmasına rağmen bir kısmında açıklama bulunmadığı gerekçesiyle davalıya yapılan iadelerde dikkate alınmayarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının istinaf itirazlarının kabulü ile belirtildiği şekilde araştırma ve değerlendirme yapılması bakımından HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, ████████Esas, ████████Karar ve █████/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imzaÜye ... ¸e-imzaÜye ...¸e-imza Katip ... ¸e-imzaNOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."