İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari hizmet alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasının deliller, savunmalar ve bilirkişi raporu ışığında incelenmesi.
Özet: Davacı, ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise davanın kısmi dava olarak açılmasını usule aykırı bularak borcun varlığını reddetmiş; mahkemece yapılan inceleme ve bilirkişi raporuyla davacının ticari defterlerinin kesin delil teşkil ettiği, davalının ticari defterlerinde de bu alacağın kayıtlı olduğu ve icra takibi sonrasında yapılan 50.000 TLlik kısmî ödemenin faiz ve masraflara mahsubuyla davalının davacıya 19.07.2024 tarihi itibarıyla 122.235,23 TL borçlu kaldığı belirlenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı firma arasında mevcut ticari ilişki kapsamında müvekkilin davalıdan 126.141,72 TL tutarında asıl alacağı bulunduğunu, borcun ödenmesi için müteaddit kez talepte bulunulmasına rağmen davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, şifahi girişimlerin sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili amacıyla ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı tarafça 19.07.2024 tarihinde 50.000,00 TL tutarında kısmi ödeme yapılarak borcun varlığının zımnen kabul edildiğini, bu ödemenin TBK 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve ferilerden mahsup edilmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının ----. İcra Müdürlüğü'nün nezdindeki ----- sayılı icra dosyasına yapılan haksız itirazın 120.000,00 TL tutarındaki kısım yönünden iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin inşaat sektöründeki köklü geçmişi ve uluslararası başarıları ile tanındığını, davacı --- Şirketi tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı 126.141,72-TL asıl alacak ve 16.728,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 142.870,19-TL üzerinden --- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının itirazın iptali davasını kısmi dava şeklinde açarak hukuki niteliğe aykırı hareket ettiğini, icra takibine konu alacağın bölünerek dava konusu edilmesinin usulden reddi gerektiğini, davacının 19.07.2024 tarihinde yapılan 50.000,00-TL tutarındaki ödemeyi dikkate almadığını, harca esas değerin 120.000,00-TL olarak gösterilmesinin takibin bütünlüğü ile bağdaşmadığını, itirazın iptali davasının icra takibindeki tutarın tamamını kapsaması gerektiğini, davacının haksız ve dayanaksız iddialarının gerçeği yansıtmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını, bu nedenle davacı aleyhine dava değerinin yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.----- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine (---- İcra Dairesinde açılan ) █████/2024 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 142.870,19 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yasal süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişinin █████/2025 tarihli rapor içeriğine göre; davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK 222. madde uyarınca kendi lehine kesin delil teşkil ettiği, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde █████/2024 icra takip tarihi itibarıyla davacıya 126.141,72 TL borcunun olduğu, takip sonrası █████/2024 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin TBK 100. madde uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsup edildiği, bu işlemler neticesinde davalının █████/2024 tarihi itibarıyla 122.235,23 TL borcunun kaldığı, sonraki faizlerin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından BA formu ile beyan edilmediği, ancak davalının ticari defterlerinde söz konusu faturaların alacak kaydı olarak yer aldığı, bu durumun davalının fatura muhteviyatı mal ve hizmetleri aldığına karine oluşturduğu ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Bilirkişinin █████/2026 tarihli raporunda; tarafların beyan ve delillerinin incelendiği, davalı tarafından icra takibi sonrası yapılan kısmı ödemenin Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsup edildiği, davalının █████/2024 tarihi itibarıyla 125.699,67 TL borcunun bulunduğu, sonraki faizlerin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, mahkemeye alternatif olarak sunulan hesaplamada 24.07.2024 dava tarihi itibarıyla 126.158,45 TL borç miktarının belirlendiği, kök rapordaki diğer görüşlerin değişmediği ve tüm takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatini beyan etmiştir.
Eldeki dava kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekili █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, taleplerini 125.699,67TLye ıslah ettiklerini beyan etmiş, harcı yatırmıştır.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.
Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından 120.000,00TLne ilişkin davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerini sunmadığı, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 126.141,72 TL borçlu göründüğü, takip tarihi sonrası █████/2024 tarihinde 50.000,00TL kısmi ödeme yapıldığı, TBK 100.madde kapsamı hesaplama yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle davalının 122.235,23 TLborcunun bulunduğu, davacı eldeki itirazın iptaline yönelik kısmi davada ıslah işlemi yapıldığı, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerektiği, itiraz dilekçesi tebliğ edilmemiş ise en geç davacının arabuluculuk tarihinde itirazdan haberdar olduğu, dava tarihinin █████/2024, ıslah tarihinin █████/2025 olduğu, arabuluculuk tarihinin █████/2024 olup 120.000,00TL üzerinde kalan kısım yönünden hak düşürücü süreden sonra ıslah işlemi yapıldığından talebin 120.000,00TL üzerinden kabul edildiği, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının --- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 120.000,00TL asıl alacağa ödeme █████/2024 tarihi itibaren avans faizi işletilmek suretiyle 120.000,00TL üzerinden takibin devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 8.197,20 TL’den peşin olarak yatırılan 2.049,30 TL'nin ve davacı tarafından yatırılan 99,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.148,30 TL'nin mahsubu ile 6.048,90 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 2.049,30 TL peşin harç/harcın ve 99,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.148,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 9.500,00 TL bilirkişi, 262,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 10.250,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%95 kabul) 9.737,88 TL' sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.699,67 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%95 kabul) 3.420,00 TL' sinin davalı taraftan, (%5 Ret) 180,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!