İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklı ödenmeyen fatura alacaklarının tahsiline yönelik itirazın iptali davasında, alacağın bilirkişi raporuyla doğrulanması.
Özet: Davacı şirketin, davalıya ticari satışlardan kaynaklanan 318.241,70 TLlik fatura alacağının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle açılan itirazın iptali davasında, yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı ve davalının ticari defterleri ile vergi beyanlarının alacağı karşılıklı olarak teyit ettiği, bu kapsamda davacının 318.241,70 TL ana alacak ve 63.785,18 TL işlemiş faizden oluşan toplam 382.026,88 TLlik talebinin haklı olduğu ve borcun varlığının kanıtlandığı tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin zımpara taşı ve kesici disk üreticisi olduğunu, davalı ---- Şirketi ile aralarında kurulan ticari ilişki kapsamında ray kesme ve metal taşlama taşlarının satımına dair anlaşma yapıldığını, siparişlerin müvekkil tarafından eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğini, 23.03.2023 tarihli ---- tarihli ----- ve 01.06.2023 tarihli ------ numaralı faturaların düzenlendiğini, fatura bedellerinin 4.368,99 TL, 275.669,03 Tl ve 68 TL olduğunu, vade tarihlerinin sırasıyla 22.05.2023,15.07.2023 ve 31.07.2023 olarak belirlendiğini, davalının ürünleri teslim almasına rağmen herhangi bir ayıp bildiriminde bulunmadığını, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine 14.08.2023 tarihinde bildirim yapıldığını, davalının finansal zorluklar yaşadığını belirterek ödeme yapmadığını, toplam 318.241,70 TL tutarındaki alacağın tahsili için ---. İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının 23.05.2024 tarihinde haksız şekilde takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin 05.07.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, 1.Davalı Borçlunun ---. İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ----- inşaat sektöründe saygın bir konuma sahip olduğunu, davacı ----- Şirketi tarafından müvekkil aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davacının ihtiyati haciz talebinin mahkemece reddedildiğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına mal veya hizmetin teslim edildiğini kanıtlamadığını, davacının alacağını ispatlayamadığını, dava konusu alacağın likit olmadığını, müvekkilin temerrüde düşürülmediğini, takip öncesi işlemiş faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.---.İcra Müdürlüğünün --- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2024 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 416.820,57 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yasal süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin HMK 222. maddesi uyarınca kendi lehine kesin delil teşkil ettiğini, davacının davalıdan █████/2024 icra takip tarihi itibarıyla █████/2023 ile █████/2023 tarihleri arasındaki toplam 318.241,70 TL tutarındaki faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin de kendi lehine kesin delil teşkil ettiğini, davalının ticari kayıtlarında davacıya █████/2024 tarihi itibarıyla 318.241,70 TL tutarında borcu olduğunun görüldüğünü, tarafların kayıtlarının birbirini teyit ettiğini, davacının iddiasının doğrulandığını, vergi dairelerinden gelen BA/BS formlarında davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından aynı tutarda beyan edildiğini, davalı tarafından gönderilen ve onaylanan sipariş formunda ödeme vadesinin 60 gün olarak belirlendiğini, 60 günde kapatılmayan faturalara yüzde %42 oranında gecikme cezası uygulanacağı hükmünün yer aldığını, davacının █████/2024 takip tarihine kadar 318.241,70 TL tutarında asıl alacak ve 63.785,18 TL tutarında işlemiş faiz talep etme hakkı bulunduğunu belirterek alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 318.241,70 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre 318.241,70 TL borçlu göründüğü, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 318.241,70 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, faturalarda 60 gün olarak belirlendiği, 60 günde kapatılmayan kapatılmayan faturalara %2 gecikme cezası uygulanır hükmü bulunmakla bilirkişi tarafından hesaplanan 63.785,18TL faiz alacağı bulunduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının ----.İcra Müdürlüğünün --- esas sayılı takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile 318.241,70 TL asıl alacak ile 63.785,18 TL işlemiş faize yönelik itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte belirlenen miktarlar üzerinden devamına,
Aşan istemin reddine, Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 26.096,25 TL’den peşin olarak yatırılan 3.350,68 TL'nin mahsubu ile 22.745,57 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 3.350,68 TL peşin harç/harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 102,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.590,40 TL yargılama giderinin %91,6 kabul oranına göre 6.952,80TLnin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 61.124,30 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 34.793,69 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.297,60TLnin davalıdan, 302,40TLnin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!