12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen, ticari satış kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve yetki itirazının incelendiği karar.
Özet: Davacı şirketin, davalıya ticari mal/hizmet satışından kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalının hem borca hem de icra dairesinin yetkisine yaptığı haksız itirazlar sonucu duran takibin devamını talep eden itirazın iptali davasında mahkeme, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına dayanarak, davalının borcu kabul edip mal ve hizmetleri teslim almasına rağmen ödeme yapmadığını ve alacağın ticari satıştan doğduğunu, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceği ilkesi gereğince yetki itirazının da mesnetsiz olduğunu tespit ederek, davalının itirazlarının iptaline ve takibin devamına karar vermiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: █████████ Esas - ████████

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalıya mal/hizmet satışında bulunduğunu ve bu satışa istinaden █████/2025 tarihli, 55.950,00 TL bedelli irsaliye yerine geçen faturayı düzenlediğini, davalının söz konusu mal/hizmetleri teslim almasına ve herhangi bir itirazda bulunmamasına rağmen borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ... .... .... ... ... ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının yasal süresi içinde haksız ve kötü niyetli bir şekilde borca ve ayrıca icra dairesinin yetkisine itiraz ederek takibi durdurduğunu, alacağın ticari nitelikte bir para alacağı olduğunu ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğini, bu nedenle ... İcra Daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca takip dayanağı faturada da yetkinin "..." olarak belirlendiğini, davalının borcunu bilmesine rağmen takibi sürüncemede bırakmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalının yetki itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, █████/2025 tarihli ... numaralı fatura, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkili şirketin davalıya sattığı mal/hizmet karşılığında düzenlediği faturanın bedelinin ödenmemesi üzerine ... ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının borca ve yetkiye haksız olarak itiraz etmesiyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle bu davayı açmış, davalı taraf ise icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş ancak mahkememizdeki davaya cevap vermemiştir.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 55.950,00 TL asıl alacak (46.625,00 TL ana para + 9.325,00 TL KDV) ve 17.304,65 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borcun gerçek dışı olduğunu ve icra dairesinin yetkisizliğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, alacağın ticari satımdan kaynaklanan bir para borcu olduğu, TBK'nın 89. maddesi uyarınca para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceği, davacı alacaklının yerleşim yerinin ... olduğu dikkate alındığında, İİK'nın 50/1. maddesinin atfı ile uygulanması gereken HMK'nın 10. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri olan ... İcra Dairelerinde takip başlatılabileceğinden, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde görülmemiştir.
Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur. Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir... Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun █████/2019 tarih ve 2017/.... .... .... karar sayılı kararı).
TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun █████/2019 tarih ve ...esas, ████████ karar sayılı kararı).
Yargıtay ... .... ... ... ... ... ... ... karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğini ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda, davacı şirketin 2025 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin ise ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı şirketin ticari defter kayıtları ve tarafların Ba-Bs bildirimleri incelendiğinde, icra takibinin dayanağı olan █████/2025 tarihli, ... numaralı, 46.625,00 TL asıl alacak ve 9.325,00 TL KDV olmak üzere toplam 55.950,00 TL bedelli faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde ve tarafların Ba-Bs bildirimlerinde kayıtlı olduğunun, tarafların 2025 yılı Ba-Bs bildirim formlarının örtüştüğünün ve takip tarihi olan █████/2025 itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten dava konusu faturadan kaynaklı 55.950,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, █████/2025 tarihl... .... .... numaralı fatura, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacının, davalıya yaptığı ticari satıştan kaynaklanan ve █████/2025 tarihli fatura ile belgelenen 55.950,00 TL alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğu, davalının mahkememizdeki bu davaya cevap vermediği ve ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacının ise usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ve tarafların birbiriyle uyumlu Ba-Bs formları ile alacağını ispat ettiği, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan dava konusu faturadan kaynaklı 55.950,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının sekiz günlük süresi içinde takibe konu faturaya itiraz ettiğini veya iade faturası düzenlediğini ispat edemediği, bu nedenle faturaya konu mal ve hizmeti almış sayılması gerektiği, bunun aksini veya fatura bedelini ödediğini de ispatlayamadığı, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın fatura ve ticari defter kayıtlarına dayalı, likit ve belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davacı lehine İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yaptığı █████/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 55.950,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %53,25 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 55.950,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 11.190,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 55.950,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.821,94 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.206,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 115,00 TL yazışma gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.615,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 55.950,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!