İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında sigorta şirketinin istinaf başvurusu üzerine verdiği karar.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı motosiklet sürücüsünün bir trafik kazasında yaralanması neticesinde maddi tazminat talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesinin kazada diğer araç sürücüsünü %75, davacıyı %25 tali kusurlu bularak davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ile tedavi giderlerinden oluşan toplam 55.096,32 TL maddi tazminat alacağını kısmen kabul ettiği, davalı sigorta şirketinin ise yapılan 13.342 TLlik ödemenin hesaplanan tazminattan mahsup edilmemesi, aktüer bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmaması, hesaplamanın TRH-2010 tablosu ve %1.80 teknik faiz üzerinden yapılmaması, tedavi giderlerinden sorumlu olmaması ve yargılama giderlerine yansıtılmayan vekalet ücreti konularında karara istinaf ettiği anlaşılmaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ███████
KARAR NO ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15.11.2022
NUMARASI : ███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 10.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10.06.2026
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2022 tarih ███████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, █████/2018 tarihinde ..... Şirketine sigortalı (Yeni Unvan: .... Şirketi) sigortalı ....'e ait sürücü .....'ün sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki .... plakalı motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kazada .... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu ve müvekkilinin tali kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin sol kolunda kırıklar meydana geldiğini ve koluna platin ve çivi takılmak zorunda kaldığını, davalı sigorta şirketince arabuculuk aşamasında █████/2019 tarihinde 13.342,00-TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını ancak bunun yeterli olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL tedaviye bağlı giderlerden oluşan maddi tazminat tutarının █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar .... ve ....'ten tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ..... ve .....'ün cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ..... Şirketi (Eski Unvan: ...... Şirketi) vekili, müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını ve müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınır olduğunu, SGK tarafından yapılan tüm ödemelerin ve bağlanan gelirlerin faizi ile birlikte hesaplanarak tespit edilecek tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,dava konusu trafik kazasının .....'ün sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracı ile sürücü davalı ....'ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı motosikletin çarpışmasıyla motosiklet sürücüsü ....'ın yaralandığı, kazanın oluşumunda .... plakalı araç sürücüsü .....'ün %75 oranında, ..... plakalı araç sürücüsü davacı ......'ın %25 oranında tali kusurlu olduğu, kazada yaralanması neticesinde davacının vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranının %3, davacının geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, kusur oranları ve davacının vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranı ile davacının geçici iş göremezlik süresi dikkate alındığında davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.435,57-TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 46.803,08-TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan ileriye dönük tedavi giderinin 1.582,69-TL olduğunu, davacının toplam maddi tazminat alacağının 55.096,32-TL olduğu, davalı ....'ün ..... plakalı araç sürücüsü ile.....'ün.... plakalı araç maliki oldukları dikkate alındığında, davalılar.... ve .... yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihi olan █████/2018 tarihi itibariyle vuku bulduğu, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine █████/2018 tarihi itibariyle tebliğ edildiği, sigorta şirketi açısından temerrütün rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği █████/2018 tarihinde meydana geldiği, davacının iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı sigorta vekili, davalı tarafa maluliyet tazminatı olarak 11.06.2019 tarihinde ödenen 13.342,00TL'nin hesaplanan tazminattan mahsup edilmediğini, aktüer bilirkişi raporu yönünden ise itirazları doğrultusunda rapor alınmadığını,TRH-2010 mortalite tablosu ve %1.80 teknik faiz üzerinden göre hesaplama yapılması gerektiğini, tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, yerel mahkemece 1.275,00-TL tedavi giderleri yönünden red kararı verilmesine karşın, yargılama giderlerine yansıtılmadığı ve davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirtmiştir.
GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 22.2.2012 tarih ve ███████-787 E. - ███████ K., Yargıtay 17. HD' nın █████/2013 tairh ve █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti davalı sigorta şirketi üzerinde olup, sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir.
Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi uyarınca, tarafların tüm delilleri toplanıp inceledikten ve son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra, hakimin, aynı yasanın 298. maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 297. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK'nın 294/4. maddesi hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, HMK'nın 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun biçimde gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa karar yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin, artık bu kararını değiştirmesine de yasal olanak yoktur. Bir başka ifade ile tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz veya istinaf kanun yoluna başvurulması ve bu nedenle kararın Yargıtay tarafından bozulması veya istinaf tarafından kaldırılması halinde düzeltilebilir. Nitekim l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olmasının bozma nedeni oluşturacağı ve bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararı ile bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebileceği belirtilmiştir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesiyle HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzenine ilişkin olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Eldeki dava dosyasında, davalılar ...., ..... hakkında açılan dava yönünden herhangi bir karar verilmediği gibi, davacının manevi tazminat talebi konusunda da herhangi bir karar verilmediği, bu şekilde davanın tüm tarafları ve davacının tüm talepleri hakkında verilen herhangi bir hüküm bulunmadığı, esas yönünden ise davalı sigorta şirketince dava tarihinden önce yapılan ödemenin hesaplanan tazminat miktarından mahsubu gerekirken bunun da yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İstinaf incelemesi yapılabilmesi için delillerin değerlendirildiğini gösterir biçimde usulüne uygun gerekçeli kararın bulunması zorunludur. Mahkemece, dosyada toplanan deliller tartışılıp değerlendirilerek, tefhim edilen hüküm sonucuna nasıl ulaşıldığının, gerekçede açıklanmalıdır. Kararda hiç ya da yeterli gerekçeye yer verilmemesi veya gerekçenin kendi içinde çelişir olması halinde istinaf incelemesi yapılabilecek usulüne uygun bir karar bulunmadığı için delillerin hiç değerlendirilmemiş olduğunun kabulü gerekir. Denetime elverişli ve usul hukunun aradığı niteliklere haiz bir kararın bulunmasının istinaf incelemesi yapılabilmesinin ön şartı olup, bu nitelikte olmayan bir kararla ilgili olarak istinaf denetim ve yargılaması yapılarak bir hüküm verilemesi de mümkün değildir.
İstinaf incelemesi yapılan yukarıda yazılı kararın gerekçesinde, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillere, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı, öte yandan davanın tüm tarafları ve davacının tüm talepleri hakkında verilen herhangi bir karar bulunmadığından HMK’nın 297. maddesinde belirtilen şekilde ve denetime elverişli gerekçe içerir ve denetlenebilir bir hüküm olduğundan söz edilemez.
O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a-4-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davalı ..... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 ve 353/1-a-4 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2022 tarih ███████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 ve 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 10.06.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!