İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazası sonucu oluşan yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat davasında davacının maluliyet tespiti sürecindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine yapılan istinaf değerlendirmesi.
Özet: Motosiklet kazası sonucu yaralanan davacının maddi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davalı sürücüyü %75, davacıyı %25 oranında kusurlu bulmuştur. Davacının kalıcı maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesine sevki kararlaştırılmış; ancak davacı vekili mahkemenin bu konudaki kesin süre içeren ara kararının gereklerini yerine getirmeyerek müvekkilini muayeneye götürmemiş, muayene olamadığı yönündeki savunması ise hastane kayıtları ile çelişmektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ███████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 13.10.2023NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU : TazminatKARAR TARİHİ : 10.06.2026KARAR YAZIM TARİHİ : 10.06.2026 İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, 31.07.2016 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan davalı ..... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracın müvekkili ....'ın motosikletine çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığı, Tire 1. ACM'sinin ████████ E sayılı dosyasında yapılan yargılamada sürücü ....'ın asli kusurlu olduğu tespit edilerek sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin yeterli olmadığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı sigorta vekili, davacının başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, maluliyet ve kusur oranının tespitinin ATK dan rapor alınması gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında kaldığı, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....'a dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2022 tarihli kusur raporuna göre davalı sürücü ...'ın kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu, davacının ise davalı ...'a göre daha az kusurlu olduğu, meydana gelen kazanın oluş biçimi, kaza tespit tutanağı içeriği ve olaya ilişkin yürütülen adli soruşturma ve kovuşturma kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise yol ayrımına yaklaşırken hızını yavaşlatması, yol ve trafik durumunu dikkate alması gerekirken buna riayet etmediği, kazanın meydana gelmesinde tali %25 kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, bu değerlendirmenin ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ile de uyumlu olduğu, taraf vekillerinin itirazlarının açıklanan sebeplerle yerinde olmadığı, İstanbul ATK'dan alınan █████/2022 tarihli maluliyet raporunda mevcut veri ve belgelere göre davacının kalıcı engel oranı hakkında görüş bildirilemeyeceği, son durumuna ilişkin olarak ortopedik muayenesinin yapılması ve buna dair belgelerin yeniden gönderilmesi halinde görüş bildirilebileceği, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirildiği, davacı vekili tarafından söz konusu rapora itiraz edildiği, ATK raporunda davacının kalıcı maluliyetinin saptanabilmesi için istenilen belgelerinin temin edilerek ATK dan yeniden rapor alınması talep edildiği ve yine davacının hastaneye ikinci kez sevki talep edilmiş ise de davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen tedavi kayıtlarının Tire Devlet Hastanesinden istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı, davacının kazanın tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürede kırık olarak gerçekleşen yaralanmasının iyileşip iyileşmediği ve yargılamanın makul sürede tamamlanması amacıyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ortopedi ve travmatoloji ile nöroloji birimlerine sevk edilerek mevcut şikayetleri de gözetilerek son sağlık durumunun tespitine ilişkin olarak rapor alınmasına karar verildiği, bu kapsamda davacı vekiline ve işlemi bizzat gerçekleştirmek durumunda olan davacı asile kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının hazır bulunan davacı vekiline tefhim, davacı asile ise █████/2022 tarihinde yapılan tebligatla tebliğ ve ihtar edildiği, davacı vekilinin mahkemece düzenlenen hastaneye sevk müzekkerelerini █████/2022 tarihinde mahkeme kaleminden elden teslim almasına karşın, ara karar gereklerini yerine getirmediği, ilgili hastaneye müracaat etmediği, bunun üzerine mahkememizce mevcut dosya kapsamına göre davacı asilin maluliyetinin belirlenmesinin ATK dan istenildiği, davacı vekilinin █████/2022 tarihli beyan dilekçesinde davacının söz konusu müzekkereler ile hastaneye başvurduğu, randevu aldığı, randevu gün ve saatinde uzun süre beklemesine rağmen işlem yapılmadığından bahisle muayene işlemini yerine getiremediğini bildirdiği, ancak bu beyanın dosya içerisinde bulunan Ege Üniversitesi Hastanesi cevabı yazısı ile örtüşmediği, davacının mahkemeye başvuruda bulunmakla birlikte bu işleme müteakip diğer işlemleri yerine getirmediği, davacıya verilen sürenin kesin olduğu, sonuçlarının ihtar edildiği, kesin olan sürenin yeterli, emredilen işlerin, gerekli ve yapılabilir nitelik taşıdığı, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkca anlatılıp ihtar edildiği, kesin süre içerisinde ara karar gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemiş olmasının davalı yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, davacının maluliyetinin mevcut dosya kapsamına göre değerlendirilmesi gerektiği, davacının yeniden hastaneye sevk talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde delil olarak bildirilmeyen ve yargılama sırasında yasal süresinden sonra dava dışı Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan █████/2023 tarihli maluliyet raporunun da delil olarak değerlendirilemeyeceği, mevcut dosya kapsamına göre davacının maluliyetinin değerlendirilmesi gerektiği, davacının sürekli sakatlık durumunu ispat edemediği, davacının dava konusu uyuşmazlıkta geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri taleplerinin bulunduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararını ispat edemediği, geçici iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden yapılan değerlendirmede ise █████/2023 tarihli aktüer raporunda davacının bu zararları toplam 5.565,79 TL olarak hesaplanmış ise de davacının dava öncesinde davalı sigortaya yapmış olduğu müracaat neticesinde davalı sigortadan 8.881,95 TL ödeme aldığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının bu zararlarını karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, "tarafımızca kesin süre içerisinde 23.06.2022 tarihinde mahkeme kaleminden hastane sevk yazıları teslim alınmış ve Ege Üniversitesi Hastahanesine başvuru yapılarak 08.07.2022 tarihi için randevu oluşturulmuştur. Söz konusu tarihte davacı müvekkil hastahaneye gerekli evraklarla birlikte gitmişse de uzun süre bekletilmesine rağmen işlem yapılmaması ve rahatsızlanması nedeniyle hastaneden ayrılmıştır...Yerel Mahkemece tarafımıza verilen kesin süre mahkeme kalemine başvuru yapmak amacıyla verilen kesin süre olup, söz konusu kesin süre içerisinde gerekli işlem tesis edilmiştir. Söz konusu kesin sürenin genişletilerek hastaneye başvuru ve muayene işlemine de sirayet ettirilmesi hukuken mümkün değildir. Kaldı ki; hastane tarafından yaklaşık 2 hafta sonraya randevu verildiği dikkate alındığında verilen kesin süre içerisinde söz konusu işlemlerin tamamının bitirilmesi de mümkün değildir...HMK'nun 94. Maddesi uyarınca kesin süreye konu işlem hiçbir duraksamaya yer verilmeyecek şekilde açıklanmalıdır. Mahkemece verilen kesin süre mahkeme kalemine başvuruya ilişkin olup kesin süre içerisinde mahkeme kalemine başvuru yapılmış ve hastaneye sevk yazıları teslim alınmıştır. Görüldüğü üzere gerekçeli kararda 10.06.2022 tarihli celsenin 4 nolu ara kararı ile verilen kesin sürenin yalnızca mahkemeye başvuruyu değil müteakip işleri de kapsadığından bahsedilmekte ve müteakip işlemlerin neler olduğu parantez içinde tek tek sayılmaktadır. HMK 94. Maddesi gereğince mahkemece belirlenen söz konusu müteakip işlerin neler olduğu kesin süreye ilişkin kurulan ara kararda belirlenmemiş ancak gerekçeli kararda davanın reddi gerekçesi olarak sayılmıştır. Söz konusu bu durum dahi kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu göstermektedir... Tarafımızca gerçekleştirilen hastaneye başvuru ve randevu tarihi alma süreci resmi olarak yürütülmemiş hastanenin ilgili birimine gidilerek sözlü olarak gerçekleştirilmiş işlemlerdir. Maluliyete yönelik diğer tüm dava dosyalarımızda da söz konusu randevu alma süreci aynı şekilde gerçekleştirilmiş olup ilgili hastanede randevu tarihinde sıranın gelip muayene işlemine başlanana kadar herhangi resmi bir kayıt yapılmamakta dolayısıyla tarafımızca hastaneye yapılan başvuru ve muayene için randevu alma işlemleri resmiyette görünmemektedir. Açıklanan bu nedenlerle gerek yukarıda izah edildiği üzere müvekkilin 08.07.2022 tarihinde hastanede hazır olduğuna dair kamera kayıtlarının gerekse muayene randevusu alma sürecinin nasıl işlediğine ve resmi kayıt tutulup tutulmadığına dair hastaneye müzekkere yazıldığında tarafımızca gerekli işlemlerin yürütüldüğü anlaşılacaktır. ...Aradan geçen zaman içerisinde davacı müvekkilin kalıcı maluliyetinin tespit edilmesinin imkansız hale gelme ihtimali değerlendirilmek suretiyle tarafımızca harici rapor alınmış ve dosyaya sunulmuştur. Tarafımızca haricen alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı 01.03.2023 tarihli Kurul Raporu ile davacı .....'ın tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %2 olarak tespit edilmiştir. Tarafımızca söz konusu rapora dayanarak davacının %2 maluliyet oranı gözetilerek sürekli iş göremezlik tazminatının da hesaplanmasını talep edilmişse de Yerel Mahkemece dava ve delil dilekçemizde dayanılmayan bir delil olması gerekçe gösterilerek talebimiz reddedilmiştir. Ancak gerek dava dilekçemizde gerekse delil dilekçemizde "bilirkişi incelemesi" delillerimiz arasında yer almaktadır. Söz konusu kurul raporu da uzmanlık gerektiren bir konu hakkında düzenlenen bilirkişi raporu olması nedeniyle delillerimiz arasında yer almakta olup dikkate alınmaması hukuka aykırılık teşkil etmektedir...Davacı müvekkilin, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde bir kusuru bulunmayıp davalının dosyada mevcut bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda tespit edilen kusurlu davranışları nedeniyle kazanın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğu sabittir. Davacının kusurlu olduğu yönündeki tespitler gerçeğe aykırı ve hatalıdır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zararın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. HMK'nun 94. Maddesi "Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder." hükmüne amirdir. Maddede açıkça düzenlendiği üzere verilen kesin süreye konu işlem hiçbir duraksamaya yer verilmeyecek şekilde açıklanmalıdır. Somut olayda, Mahkemece █████/2022 tarihli celsede davacıya “davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Noroloji ve Ortopedi Polikliğine sevkinin sağlanarak davaya konu kaza nedeniyle şikayetleri de gözetilerek son sağlık durumuna ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bu doğrultuda davacı asile mahkememiz kalemine başvurmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde maluliyet yönünden dosyanın mevcut durumuna göre değerlendirileceğinin ihtarına, ara karar gereği için davacı asile meşruhatlı davetiye tebliğine” şeklinde kesin süre verildiği, duruşma tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı asile mahkeme kalemine başvurması hususunda kesin süre verildiği, davacı asil tarafından kesin süre içerisinde mahkeme kalemine başvurulduğu, diğer taraftan kesin süreye riayet edilmemesi halinde ortaya çıkacak sonuçların ara kararda açıkça ihtar edilmediği, şu halde davacı asile usulüne uygun bir kesin süre ihtarı yapıldığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.10.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.