Eski çalışan, kendisi aleyhine sahte delil oluşturulduğu iddiasıyla şirketin 2011-2012 yevmiye defterindeki kayıtların maddi gerçeğe aykırı ve sahte olduğunun tespitini talep etmektedir.
Özet: Davacı, davalı şirkette çalışırken çektiği paraların şirket defterlerine kaydedilmemesi üzerine hakkında açılan ceza davasında, şirketin 2011-2012 yılı ticari defterlerindeki belirli dört adet işlemin sonradan sahte olarak kaydedilerek aleyhine delil oluşturulduğunu ileri sürerek bu kayıtların maddi gerçeğe aykırı ve sahte olduğunun tespitini talep etmekte; davalı şirket ise defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, davacının yetkisiz şekilde şirketin banka hesabından para çekip uhdesine geçirdiğini ve şirket kayıtlarında bu nedenle yer almadığını, defterlerde herhangi bir tahrifat olmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette 2002-2014 arası sigortalı çalıştığını, ... akdinin haksız feshi üzerine işçilik alacaklarının tahsili için açılan davadan yaklaşık 1 yıl sonra davalının müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin davalı şirketin T. ... Bankası vadesiz hesabından 08.09.2011-15.02.2012 arası çektiği toplam 99.000,00 TL'nin şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, banka hesabının 2011 sonunda 0,68 TL ile 2012'ye devrolduğu, soruşturma dosyasında bankanın 2011-2012 hesap ekstreleri bulunmadığından hesap ekstresi ile şirket kayıtlarının karşılaştırılamadığı tespitine yer verildiğini, iddianamenin kabulü ile müvekkili hakkında ceza davası açıldığını, bu dosyaya şirketin banka nezdindeki 2010-2014 arası işlem dekontlarının sunulduğunu, bu dekontlarla davalının 2011-2012 defter kayıtları ve müvekkilinin çektiği işlemler karşılaştırıldığında, ticari kayıtlara müvekkili tarafından bankadan nakit çekilen işlemlerin silindiği yerine 4 adet farklı işlemin işlendiğini, ancak banka hesap ekstresine göre şirket kayıtlarına işlenen bahsekonu 4 adet işlemin bulunmadığını, müvekkili tarafından çekilen paralar 2012 tarihi itibarı ile kayıtlı olmasına rağmen resmi kayıtların 2014 yılında değiştirildiğini, müvekkilinin çektiği 94.000,00 TL'lik işlem yerine farklı 4 işlemin yazıldığını, bu şekilde hem bir sonraki yıla devreden bakiye olarak ticari defterlerin banka kayıtları ile uyumlu olmasının sağlandığını hem de sahte delil ile savcılık makamı yanıltılarak iddianame düzenlenmesine sebep olunduğunu, somut olayda davalının 2011-2012 yılı ticari defterleri imha edilerek sahte düzenlenen yevmiye defterinin.... Noterliği tarafından tasdik edilerek kapatıldığını, müvekkilinin . ... Bankası'ndan çektiği toplam paraya denk gelen havale ve EFT işlemlerinin hiç yapılmadığını, ancak yapılmış gibi defterlere kaydedildiğini, sonra da bu paraların müvekkili tarafından şirkete aktarılmadığı, davalı şirketin para çekme işleminden haberdar olmadığından bahisle yargılandığını, ancak davalı şirketin çekilen bu paralardan haberdar olduğunu, bu hususta müvekkili aleyhine ayrıca tazminat davası açıldığını, davalının 2010-2014 arası hesap ekstresinin maddi gerçeğe aykırı olduğunu, 2011-2012 yevmiye defterlerinin maddi gerçeğe aykırı, sahte olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 2011-2012 yevmiye defterindeki 4 adet işleme ilişkin kayıtların maddi gerçeğe aykırı ve sahte olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkilinin 2011-2012 yevmiye defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, tahrifat iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin temsilcisi ile davacının amca çocukları olduğunu, ad ve soyadlarının aynı yani ... olduğunu, davacının müvekkili şirkette çalıştığı dönem bir ara şüphe üzerine davacı işlemleri incelendiğinde, davacının yaptığı usulsüz satışları gizlemek için şirket müşterilerine kendi şahsi hesap numarasını vererek o hesaba ödeme yapılmasının sağlandığını, herhangi bir talimat olmadığı halde davacının isim benzerliğinden faydalanarak müvekkili şirketin imza sirkülerini ibraz etmek sureti ile . ... Bankası'ndan para çektiğini, bu parayı şirkete intikal ettirmeyip kendi uhdesinde tuttuğunu, çekilen para şirkete aktarılmadığından bu paraların kayıtlarda yer almadığını, . ... Bankası'ndan gönderilen hesap özetinde şirket yetkilisinin çektiği para dışındaki para çekme işlemleri ile ilgili hesap özetinde açıklama kısmında paranın talimatla ve kim tarafından çekildiğinin yazılı olduğunu, fakat davacının talimatla çektiğini belirttiği para karşısında talimat ibaresinin yer almadığını, para çekim işleminde şirket yetkilisi olarak müvekkilinin imza sirkülerinin kullanıldığını, soruşturma aşamasında, şüphelinin beyanları ihbar kabul edilerek, müvekkil şirketin defter kayıt ve belgeleri üzerinde vergi müfettişleri tarafından 1,5 yıl boyunca detaylı inceleme yapıldığını, müvekkilinin yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri dahil bütün işlemlerinin hukuka ve usule uygun yapıldığının tespit edildiğini, noter tasdikli defterlerin müvekkili tarafından tahrip edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde bir yandan ticari defterlerin sahte düzenlendiği iddiasına bir yandan da tahrip edilerek yeniden sahte tanzim edildiği iddialarına yer verildiğini, vergi müfettişinin yaptığı incelemeye göre davalı şirket defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sahtecilik bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacının yetkilisi olduğu şirketin, 2011-2012 yılları yasal defterlerinin açılış ibraz onaylarının, yevmiye defterlerinin kapanış ibraz onaylarının süresinde yapıldığı; fiziki olarak defter ve belgelerde herhengi bir tahrifat bulunmadığı, 08.09.2011 - 15.02.2012 tarihleri arasında, davalı şirketin T.... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin ... no.lu hesabından 7 defada toplam 99.000,00 TL tutarında para çekildiği, soruşturma dosyasında bulunan kriminal raporuna göre listede bulunan paralara ilişkin dekont asıllarındaki imzanın ...'e ait olduğu, çekilen tutarların yasal defter kayıtlarına işlenmediği, 99.000,00 TL'nin şirket kasasında yer almadığı, şahsın uhdesine olabileceği görüşlerine yer verildiği, Kemalpaşa Cumhuriyet Savcılığının █████████ Soruşturma no.lu dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, şikayetçi ...2464 TC kimlik no.lu ...'ün yetkilisi olduğu şirketin 2010-2011-2012 yılları yasal defterlerin açılış ibraz onaylarının süresinde yapıldığı, yevmiye defterlerinin kapanış ibraz onaylarının süreside yapıldığı, 08.09.2011-15.02.2012 tarihleri arasında şikayet olunan ...3840 TC kimlik no.lu ... tarafından, şikayet edenin yetkilisi olduğu ... San. .... Ltd. Şti.'nin ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin ... no.lu hesabından 1 defada toplam 99.000,00 TL bedelin çekildiği, soruşturma dosyasında bulunan kriminal raporuna göre listede bulunan bedellere ilişkin dekont asıllarındaki imzanın şikayet edilene ait olduğu, 99.000,00 TL bakiyenin şikayet edenin yetkilisi bulunduğu şirketin yasal defterlerine yansıtılmadığı, 99.000,00 TL'nin şikayet edilenin uhdesinde olabileceği, şikayet edilen hesabına şirket müşterileri ... ... ve ... ... tarafından 9.500,00 TL havale işlemi yapıldığı, 2012 yılında şirket yasal defterlerinin kasa hesabına bu bedelin intikal ettirilmediği, 9.500,00 TL'nin şikayet edilenin uhdesinde olabileceği yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının davalının 20 11... yılı yevmiye defterlerinin sahte tanzim edildiği iddiasını ispata yarar delil bulunmadığı, aksine sahte tanzim edilmediğinin bilirkişi raporları ile ispatlandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ████████ soruşturma sayılı dosyasında, eldeki davaya konu aynı iddialara dayanılarak davalı şirket yetkilisi ve mali müşavirleri hakkında ticari defterlerde sahtecilik eylemi nedeniyle yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma neticesinde, şüpheliler hakkında resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediklerine dair soyut iddia dışında delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, anılan karara yapılan itirazın reddedilerek kararın kesinleştiği, gerek Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında soruşturma aşamasında alınan mali müşavir bilirkişi raporunda gerekse mahkemece mali müşavirden alınan raporda, davalı şirkete ait 20 11... yılı yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu ve usulüne uygun olduğu, söz konusu defterlerde herhangi bir tahrifata rastlanmadığının tespit edildiği, davacı tarafça fiktif olduğu iddia olunan ve davalı şirketin banka hesap ekstrelerinde görünmeyen işlemlerin tek başına, defterlerde sahtecilik yapıldığı iddiasını ispata yeterli ve elverişli olmadığı, davalı şirketin 20 11... yılı yevmiye defterlerinin tamamen değiştirildiği veya mevcut kayıtların silinerek yerine yeni kayıtlar işlenip defterler üzerinde tahrifat yapıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı, mahkemenin bu doğrultuda yaptığı değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava davalı şirketin yevmiye defterindeki bir kısım işlemlere ilişkin kayıtların sahte olduğunun tespiti talebine ilişkindir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava, davacının davalı şirkette çalıştığı dönemdeki işçilik alacaklarının ortadan kaldırılmasına yönelik olarak ticari defterlerde tahrifat yapıldığı ve gerçeğe aykırı kayıt oluşturulduğunun tespiti talebine ilişkin olup, bu hususun ancak davacının açabileceği eda davasında ileri sürülebilecek olması karşısında, davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-(h) maddesi dikkate alınarak hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, kararın HMK'nın 115. maddesi uyarınca re'sen bozulması gerekmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.