İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, hatır çeki iddiasıyla açılan sebepsiz zenginleşme davasında, çekin tahsil edilmiş olması nedeniyle menfi tespit talebini hukuki yarar yokluğundan reddederek, istirdat talebi için davacının yazılı delille kanıtlama gereğini vurguladı.
Özet: Bu dava, davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen hatır çekinin davalı tarafından tahsil edilmesi üzerine açılan, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat talepli olup, mahkeme, çekin dava açılmadan önce tahsil edilmiş olması nedeniyle davacının menfi tespit talebinde hukuki yararı bulunmadığından bu talebi usulden reddetmiş, istirdat talebi yönünden ise çekin kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiğini ve hatır çeki iddiasının davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması gerektiğini belirterek hukuki değerlendirme yapmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar, --- Şubesinin ----- çek numaralı, 31.03.2025 keşide tarihli, keşide yeri ------ olan 200.000,00 (ikiyüzbin)-TL bedelli bir adet hatır çeki düzenlediklerini, davacı müvekkil, davalı taraf ile arasındaki kişisel ilişkiye güvenmiş ve taraflar davalı tarafın ekonomik durumunu olduğundan daha iyi gösterebilmesi amacıyla hatır senedi düzenleme konusunda anlaştıklarını, davalı taraf, davacı müvekkil ile arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmamasına rağmen davacı tarafın kendisine teslim ettiği hatır senedini bankaya ibraz ederek davacı müvekkilin malvarlığından haksız kazanç elde ettiğini, haksız elde edilen bedelin iadesi amacıyla taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflar arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varamadıklarını, açıklanan nedenle davalı tarafın haksız olarak elde ettiği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çek müvekkil dava açılmadan önce 02.04.2025 tarihinde tahsil edildiğini, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, eda ve tespit davalarının aynı dosyada açılabilmesi için eda davasının tespit hükmü de içermesi gerektiğini, davacı hem tespit istemiş hem de haksız olarak elde edildiğini iddia ettiği miktarın müvekkilden tahsilini talep ettiğini, davacı, çeki bizzat kendisi ciro ederek müvekkile verdiğini, çek müvekkilce 3.kişiye devredilmemiş ve 02.04.2025 tarihinde banka şubesine ibraz edilerek tahsil edildiğini, davacının çek tahsil edilinceye kadar geçen süre içerisinde, ödemenin yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı için bile başvurmamış, arabuluculuk başvurusunu da çekin tahsilinden sonra 10.04.2025 tarihinde yaptığını, dosyadaki sadece bu maddi olgular dahi davacının çekin; hatır çeki olduğuna ve bedelsizliğine dair iddialarında samimi olmadığını açıkça gösterdiğini, kambiyo senedinin bedelsizliğine dayalı menfi tespit davasında davacı, senet temel borç ilişkisindeki bir nedenden dolayı bedelsiz kaldığı için kambiyo borcunu ödemek zorunda olduğunu, bir kambiyo ilişkisinin varlığı esasen davacı tarafından kabul edildiğini, davacının kötü niyete dair iddialarının, çekin 3.bir kişiye devredilmemiş olması nedeni ile dosyaya herhangi bir katkısı olmadığı gibi bu beyanlar hakkında herhangi bir hukuki değerlendirme yapılması gerekli olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, hatır çeki iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Davaya konu çek, keşidecisinin davacı, lehdarının davalı oldu--- Şubesi'ne ait ------- çek numaralı 31.03.2025 tarihli 200.000,00 TL bedelli çektir.
Somut olayda davacı tarafından davaya konu çekin davalıya hatır çeki olarak verildiği, bu sebeple borçlu olmadığı iddia edilmiş, davalı tarafından ise çekin hatır çeki olmadığı ve çekin tahsil edildiği savunulmuştur.Davaya konu çekin ibraz bilgileri için muhatap bankaya müzekkere yazılmış, cevabi yazıda çekin takas sistemi ile ---- sunulduğu belirtilmiştir. Akabinde davaya konu çekin ibraz bilgileri için ---- müzekkere yazılmış, 04.06.2025 tarihli cevabi yazı ile çekin davalı tarafından ibraz edildiği ve 02.04.2025 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmıştır.Davacının menfi tespit talebi yönünden mahkememizce yapılan değerlendirmede; Her ne kadar davacı tarafından davaya konu çek ile ilgili olarak menfi tespit talebinden bulunulmuş ise de davanın tarihinin 14.05.2025 olduğu, davaya konu çekin ise 02.04.2025 tarihinde davalı tarafından tahsil edildiği, yani dava tarihi itibariyle çekin tahsil edilmiş olduğu, bu sebeple davacının yalnızca istirdat talep edebileceği, menfi tespit talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı, HMK'nin 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yararın dava şartı olduğu, dava şartının yargılamanın her aşamasında ve mahkemece resen değerlendirilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde menfi tespit talebi yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının istirdat talebi yönüden mahkememizce yapılan değerlendirmede; Yargıtay --- Hukuk Dairesinin -----. 21.2.2006 tarihli emsal içtihadında ; "Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece çekin hatır çeki ya da teminat amacıyla verilen bir çek olduğu yolundaki iddianın davacı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekir." denilmektedir. Yine, Yargıtay ---.HD'nin örneği dosyaya sunulmuş olan-----sayılı, █████/2016 tarihli kararında da aynı hukuki ilkeler tespit edilmiştir. Yargıtay--- Hukuk Dairesinin-----. 15.3.2007 tarihli, yine --- Hukuk Dairesinin----- 21.5.1998 tarihli içtihatları da aynı doğrultudadır. Her ne kadar davacı vekilince ticari defterlerin incelenmesi talep edilmiş ise deticari defterlerin 6100 Sayılı HMK'da kesin delil olarak kabul edilmediği dikkate alınarak ticari defterler üzerinde inceleme yapılmamıştır. (Benzer: ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ---- karar sayılı ilamı)Dosya kapsamında davacı tarafından davaya konu çekin, hatır çeki olarak davalıya verildiğine yönelik yazılı bir delil sunulmadığı, bu yönüyle ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispatlayamadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görüldüğünden mahkememizce yemin teklifinde bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacıya süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafından yemin teklifinde bulunularak yemin metninin sunulduğu, 23.06.2026 tarihli celsede davalıya yemin metninin okunduğu ve davalı tarafından çekin, hatır çeki olarak alınmadığı yönünde yemin edildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının menfi tespit talebinin hukuki yarar yokluğu sebebi ile usulden reddine,
2-Davacının istirdat talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.683,50-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!