İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, inşaat all risks sigortası kapsamında kalıp çökmesi hasarının "ayıplı imalat" gerekçesiyle reddi sonrası açılan tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, inşaat all risks sigorta poliçesi kapsamında şantiyesinde beton dökümü esnasında rampa kalıp desteğinin kırılması sonucu oluşan hasarın teminat dahilinde olduğunu ileri sürerek sigorta şirketinden tazminat talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise hasarın ayıplı malzeme ve işçilikten kaynaklandığı, poliçe genel ve özel şartları gereği teminat dışı olduğu, ayrıca talebin zamanaşımına uğradığı ve muafiyet sınırlarının altında kaldığı gerekçeleriyle ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi ile müvekkil şirket arasında 21.12.2022-06.06.2025 tarihleri arasını kapsar biçimde inşaat all risks sigortası yapılarak müvekkil şirketin şantiyesinde inşaat sırasında meydana gelebilecek hasar rizikosunu teminat altına aldığını, 06.06.2024 tarihinde müvekkil şirket şantiyesinde beton dökümü sırasında (saat 22.30 23.00 sularında) son mikserin dökümü yapılırken rampa kalıp desteği doka kırılması sebebiyle kalıplar, demir donatılar ve dökülen betonun aşağıya düştüğünü, 150 m2lik bir alanın ortasında bulunan 60m2lik kısmın düşmesi sebebiyle o gün imalatı yapılan 150 m2lik alanın tamamen kırılarak yeniden yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin 07.06.2024 tarihinde sigorta şirketine bu durumu ihbar ettiğini, Sigorta şirketinin yönlendirdiği eksper şirketinin müvekkil şirkete, birtakım hesaplar iletmiş olup ödeme yapılıp yapılmayacağı hususunun sigorta şirketi tarafından karar verileceğini ifade ettiğini, sigorta şirketi teminatın muafiyet sınırlarının altında kaldığı, hasarın kök nedeni sebebiyle ödeme yapılamayacağını ilettiğini, oluşan hasarın kök nedeni son mikserin dökümü yapıldığı sırada rampa kalıp desteği doka kırılması olmasına rağmen çökme kırığı şeklinde hatalı bir değerlendirme yapıldığını, Taraflarınca yapılan itiraz neticesinde bu sefer hasarın ayıplı imalattan kaynaklandığı şeklinde dayanaksız ve gerçeğe aykırı bir ret sebebi öne sürüldüğünü, yapılan imalatlarda herhangi bir şekilde müvekkilin kusuru bulunmadığını, dava konusu riziko ve hasar sigorta sözleşmesi kapsamında olup davalı sigorta şirketi tazmin yükümlülüğünden kurtulmak için gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu belirterek, Müvekkil şirket şantiyesinde 06.06.2024 tarihinde rampa kalıp desteği doka kırılması sonucu meydana gelen rizikodan kaynaklı hasardan davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğunun tespiti ile oluşan zararın bilirkişilerce hesaplanarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL olarak davalı sigorta şirketi tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava konusu zarara ilişkin olarak davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Davacıya ait ----- adresinde mukim inşaat; müvekkil sigorta şirketi nezdinde 21.12.2022- 08.06.2025 tarihleri arasında ----- numaralı İnşaat All Risks Katılım Sigorta Poliçesi ve Zeyilnameleri ile sigortalı bulunduğunu, Dava konusu hasarın yangın sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları gereğince teminat dışında kaldığını, herhangi bir kabul anlamına da gelmemek üzere yapılan ----- sayılı hasar dosyası ile yaptırılan ekspertiz incelemesinde “yapılan inceleme ve tespitler neticesinde kusurlu kalıp malzemesi ve işçiliği sonucu bahse konu hasarın meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir. İnşaat Sigortası genel şartları Teminat dışı kalan haller I maddesi (Malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarlar, (ancak bu sebeplerle bozuk olmayan veya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek ziya ve hasarlar teminata dahildir.) gereğince kusurlu malzeme ve işçiliklerin teminat harici olduğu, ancak kusursuz imalatların teminat kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.” şeklinde belirlendiğini, Sigortalı işetmede meydana gelen konu hasarın oluş şekli itibariyle Sigorta Genel Şartları ve Poliçe Özel Şartları çerçevesindeki Teminatlar/klozlar/Özel içerisinde yer alan maddelerin herhangi birinde anlatılan nedenlerle meydana gelmemesi nedeni ile teminata konu bir riskin oluşmadığını ve dolayısıyla bahse konu hasar poliçede belirtilen herhangi bir hasar branşı altında bulunmadığını, davacı taleplerinin teminat dışında kaldığını, Meydana gelen hasarın poliçe teminatında olduğu düşünülecek olsa dahi meydana gelen hasarın muafiyet altında kalmış olması nedeniyle teminat dışında olduğunu, hasara ilişkin hesaplama yapılması durumunda, poliçede bulunan %20-%80 koasürans oranının ve %2 oranında tenzili muafiyetin dikkate alınmasını, %2 oranındaki tenzili muafiyetin sigorta bedeli üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebi fahiş olduğunu, gerçek zararının tespiti için konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması ve davacının uğramış olduğu gerçek zararın tespit edilmesi gerektiğini, davacının KDV tutarından kaynaklı alacağı bulunmadığını belirterek hiçbir hukuki mesnede dayanmayan, hiçbir hukuki menfaati bulunmayan haksız, yersiz ve suiniyetli davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişi; Eksper raporunda belirlenen hasar ve zarar gören malzemelere ilişkin miktar ve tutarlar hasar tarihi itibarıyla - layıkında bulunduğu, davalı sigortacının davacı sigortalısına sigorta himayesi – poliçe kapsamında 528.004.35 TL hasar / zarar tazminatı ödemesi gerekeceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, all risk sigortası poliçesinden kaynaklı alacak davasına ilişkindir.Somut olayda davacıya ait şantiye 06.06.2024 tarihinde beton döküm işlemi sırasında doka kırılması sebebiyle betonun aşağıya düşmesi sonucunda 150 m2'lik alanın yeniden yapılması gerekmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, davalıya meydana gelen zararın ödenmesi sebebiyle başvurulmuştur. Davalı tarafından ise başvuru reddedilmiştir.Davacı tarafından meydana gelen zararın poliçe kapsamında davalı tarafından ödenmesi gerektiği iddia edilmiş davalı tarafından ise zararın çökme kırığı sebebiyle zararın meydana geldiği, hatalı imalatın bulunduğu, bu sebeple zararın All Risk Sigortası Genel Şartları A.4.ı maddesi uyarınca teminat dışında kaldığı savunulmuştur.Mahkememizce meydana gelen beton çökmesinin sebebinin ne olduğu, ayıplı işçilik bulunup bulunmadığı, davacıda meydana gelen zararın miktarının ne olduğu, poliçe ve genel şartlar kapsamında davalının sorumlu olup olmadığı, poliçe kapsamında muafiyet bulunup bulunmadığı, muafiyet bulunuyor ise davalının sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu hususların rapor düzenlenmesi için dosya inşaat mühendisi bilirkişi ile sigortacı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 25.11.2025 tarihli kök rapor ile 11.04.2026 tarihli ek rapor dosya arasına alınmıştır.Davacı tarafından 15.05.2026 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuştur.Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları, bilgi ve belgeler dahil olmak üzere tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dosya arasında bulunan raporların usulüne uygun olarak alındığı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından rapordaki saptamalara itibar edilerek eksper raporunda belirtilen bedelin kadri maruf olduğu, hasarın meydana gelme sebebinin kusurlu kalıp malzemesi ve hatalı işçilik olduğu, All Risk Sigortası Genel Şartları A.4.I maddesi kapsamında teminat dışında kaldığı, bu sebeple kalıp işçiliği ve doka malzemesinin teminat dışında kaldığı ancak bozuk olmayan veya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş diğer kıymetlerde meydana gelen hasarlardan poliçe kapsamında davalının sorumlu olduğu, teminat dışında kalmadığı, sigorta bedelinin 711.810.000,00 TL olduğu, proje değerinin ise 740.103.320,01 TL olduğu, %3,82 oranında eksik sigorta bulunduğu, ayrıca poliçede %10 oranında muafiyet bulunduğu, gerçek zararın tazmin edilmesi ilkesi uyarınca KDV dahil zararın hesaplanması gerektiği, KDV dahil hesaplanan hasardan eksik sigorta ve muafiyet tenzili yapıldıktan sonra davalının 528.004,35 TL'yi davacıya ödemekle mükellef olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı sigorta şirketinin, başvurunun reddedildiği tarih olan 07.01.2025 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşılmış ise de davacı tarafça hem dava dilekçesinde hem de ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği anlaşıldığından taleple bağlılık kuralı gereğince faize hükmedilmemiştir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 528.004,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 36.067,98-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.461,62-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 26.606,36-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin Harcı, 8.846,22-TL Islah Harcı, 40.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 182,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 50.259,52-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 84.480,69-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.