T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, su baskını nedeniyle açılan menfi tespit davası istinafını müterafik kusur değerlendirmesiyle esastan reddetti.
Özet: Bu menfi tespit davasında, bir kamu idaresi, sigorta şirketinin iş yerini su basması sonucu sigortalısına ödediği hasar bedeli nedeniyle başlattığı icra takibinden borçlu olmadığını iddia etmektedir; idare, söz konusu zararda kusurunun bulunmadığını savunurken, önceki rücu davalarında sigortalının depolama alanının yol kotundan aşağıda olması nedeniyle %20 oranında müterafik kusurlu olduğu ve tazminattan indirim yapılması gerektiği hususu tartışılmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.DAVA : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı ile davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketinin, sigortalısının işyerini su basması sonucu oluştuğunu iddia ettiği zarar nedeniyle icra takibi yaptığını; müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek; Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E.sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle:Davanın reddine karar verilmesini, savunmuştur. İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce deliller toplandıktan sonra, kusur durumunun ve zarar miktarının tespiti için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek bilirkişi kurulundan █████/2018 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişiler raporlarında davalı ...'nin zarardan kusursuz olarak sorumlu olduğunu, sigorta ettirenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ekspertiz raporu ile poliçede yer alan müşterek sigorta ve muafiyetin göz önünde bulundurularak sigortalıya ödeme yapıldığını, saptamışlardır. Ödeme miktarı 106.824,35 Euro'dur. Bu tutar █████/2014 tarihinde dava dışı sigortalıya ödenmiştir. Davaya konu poliçede teminat müşterek sigorta şeklinde verilmiştir. ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş.'den her biri hasarın %50’sinden sorumludur. ... Sigorta A.Ş. lider, ... Sigorta A.Ş. ...'dir. Hasarın %50'sinden sorumlu olduğu savıyla ... Sigorta A.Ş. tarafından ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan rücu tazminatı davasında; Ankara 12. ATM'nin █████/2016 tarih, █████████ E., ████████ K. sayılı kararıyla, davalı ...'nin hazsarın %50'sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; bu kararın istinafında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. HD'nin █████/2017 tarih ███████ E., 2017715 K. sayılı kararında, "sigortalının depolama alanının yol kotundan aşağıda bulunması nedeniyle %20 oranında müterafik kusurlu olduğu" gerekçesiyle istinaf istemini kabul ederek, mahalli mahkeme kararını kaldırmış ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkememiz bu davayı bekletici mesele yapmıştır. Bu kararın da temyizi üzerine Yargıtay 17.HD'nin █████/2019 tarih, █████████ E., ██████████ K. sayılı kararında; "...2-Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Eldeki dosyada Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince her ne kadar; dava dışı sigortalının depolama alanının yol kotundan aşağıda bulunması nedeniyle %20 oranında müterafik kusurlu olduğu istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, sigortalının yol kotundan aşağıda olmasına rağmen önlem almayarak depolama alanını kullanmak suretiyle zararın artmasında kusurlu davranışı bulunduğundan müterafik kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; dosyaya celp edilen ... Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının 11.02.2014 tarihli ve Ankara Büyük Şehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığının davaya konu su baskınına ilişkin █████/2013 tarihli "Diğer Hizmetler Raporu" na göre, Anadolu Bulvarı Mehmet Akif Ersoy Köprüsünün altından geçen şehir şebekesine ait ana iletim boru hattında bilinmeyen bir nedenle meydana gelen sızıntı neticesinde yoğun bir su akımının cadde boyunca ilerlediği, kazanın meydana geldiği alanda bir çok işyerleri depo ve otopark alanlarının bulunduğu, EGO Genel Müdürlüğü tarafından dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesi metro işinin yüklenicisi sigortalıya tahsis edilen Ankara Metrosu Bakım İşletme Şefliği atölyeleri ile birlikte, muhtelif işyerleri, işyerlerine ait depolar, otopark ve konut alanları ile özel kişilere ait araçların zarar gördüğü, ... Barajlar ve Ana İsale Hatları Dairesi Başkanlığının 27.11.2015 tarihli yazısında ise; kazanın, Macunköy Bölgesi EGO Tesisleri Aselsan karşısında yer alan binanın altından geçen ... Genel Müdürlüğüne ait ana su iletim borusunun patlaması sonucunda etrafa basınçlı olarak ve hızla yayılan suyun Atölye binası önündeki yoldan akarak atölye içine dolması ve 40-50 cm yükselmesi nedeniyle meydana geldiğinin belirtildiği, dosyada aldırılan Bilirkişi Heyet raporlarında da, zararın su borusu hatının gece yarısı patlaması nedeniyle bölgenin tamamen sular altında kalması dolayısıyla, önceden bilinmeyen ve harici bir etki sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşıldığından, somut olayın anlatılan özellikleri göz önüne alındığında, dava dışı sigortalının malzemelerinin bulunduğu deponun yol katından aşağıda bulunması müterafık kusur olarak kabul edilerek, hükmolunan tazminattan indirim yapılmak suretiyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi Daire kararı bozmayı gerektirmiştir." Yargıtay Dairesinin bu tespit ve kabulü Mahkememizce benimsenmiştir. Kaldı ki karara konu davada verilen karar, eldeki dosya için de kuvvetli delil mahiyetindedir. Sonuç olarak, eldeki davada da davacı ... tarafından ileri sürülen kusura ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir. Davalı ... şirketinin, hasar tutarı olan 106.824,35 Euro'nun █████/2014 ödeme tarihinden itibaren faizi ile talebinde haklılık bulunduğu saptanmıştır. 106.824,35 Euro için █████/2014 tarihinden başlayan %7 Faiz Oranı ile hesaplamada faiz tutarı 4.281,75 Euro olup takiple uyumludur. Bu sebeple, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmelidir.Mahkememizce icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yolundaki tedbir kararının uygulanması sonucu davalı alacaklının alacağına kavuşması geciktirildiğinden İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan maddî ve hukukî olgular göz önüne alınarak davanın reddine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesi kararında İİK 72/4 maddesine göre %20'lik tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacı tarafından başlatılan takibin yabancı para cinsinde olduğu, davacının yabancı para cinsinden takip yapmasını kabul etmedikleri, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla eğer İdareleri borçlu olduğu kabul edilecekse bile bunun ödeme tarihindeki TL kurundan hesaplanması gerektiği, meydana geldiği iddia edilen hasarın oluşmasında İdarelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalının sigortalısının su baskınına karşı önlem alması gerektiği, yüksek bedelli ve özellikle elektronik malzemelerin yol kotundan düşük seviyede muhafaza edilmesi nedeni ile davalının sigortalısının ağır kusurunun bulunduğu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte zarara uğradığı iddia edilen malzemelere ilişkin sovtaj bedelinin hesap edilmediği, sovtaj bedelinin hesap edilerek bunun sonucunda gerçek zararın hesap edilmesi gerektiği, karara dayanak bilirkişi raporunda sigortalının kendisine düşen sorumlulukları yerine getirip getirmediğinin, dava konusu yerin yapılan işe uygun olup olmadığının ve alınması gereken tedbirlerin alınıp alınmadığının incelenmediği, davacının yasal yükümlülükleri yerine getirmeyen sigortalısının kusurundan kaynaklanan zararı müvekkilinden isteyemeyeceği, bu bağlamda ilçe belediyesinden atölyeye ilişkin tasdikli mimari projenin istenilmesinin gerektiği, zira projeye aykırı kullanım olması durumunda davalının sigortalısının hasarın meydana gelmesinde kusurundan bahsedileceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın esası hakkında verilen karara ilişkin itirazlarının olmadığı, istinafa konu kararın (6) numaralı hüküm kısmında lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı, bu hususun incelenerek düzeltilmesi gerektiği, ... tarafından 21.10.2016 tarihinde ikame edilen menfi tespit davasının konusunun takipte kesinleşen miktar olan 111.106,10 EURO’dan dolayı ...’nin borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, ancak menfi tespit davasına konu alacağın yabancı para borcuna ilişkin olduğu, lehlerine hükmedilecek vekalet ücretinin karar tarihindeki EURO kuru üzerinden hesaplanarak karar tarihindeki tarifeye göre belirlenmesi gerekmekte iken, mahkemece dava tarihindeki EURO kurunun esas alınmasının hatalı olduğu, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hesaplamasının takipte kesinleşen miktar olan 111.106,10 EURO’nun karar tarihi olan 05.10.2021 tarihindeki döviz kuru (10,282) karşılığı 1.142.392,92 TL üzerinden yapılması gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, davalı yanca başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ile davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) a)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, b)Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...