Danıştay, perlit madeni devlet hakkı alacağı uyuşmazlığında parasal sınır nedeniyle temyiz istemini incelemeksizin reddederken, karşı oyda maden davalarının istisnai niteliği vurgulandı.
Özet: Bir maden şirketinin, perlit madeni faaliyetleri kapsamında 2020 ve 2021 yıllarına ait devlet hakkı hesaplamalarında ilan edilen satış fiyatlarının altında ocak başı satış fiyatı üzerinden beyan yapıldığı gerekçesiyle, idarece talep edilen ek devlet hakkı ve gecikme cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, bölge idare mahkemesinin kararının temyiz edilmesi üzerine Yüksek Mahkeme, uyuşmazlık konusu devlet hakkı miktarının ilgili kanunda belirtilen parasal temyiz sınırının altında kalması nedeniyle temyize konu kararın kesin olduğuna hükmederek temyiz istemini esastan incelemeksizin reddetmiştir; muhalif üye ise, maden mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların parasal sınıra tabi olmaksızın temyize açık olduğunu belirtmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI
Davacılar ...Mühendislik İnşaat Turizm Madencilik Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekili Av. ... tarafından, Ankara ili, Çubuk ilçesi sınırları içerisinde bulunan ... sicil sayılı IV.grup maden (perlit) işletme ruhsatlı sahada faaliyet gösteren davacılar tarafından, perlit madeni için 2020 yılı ocak başı satış fiyatının 38,00 TL/Ton, 2021 yılı için de 54,00 TL/Ton olarak ilan edildiği ancak söz konusu ruhsat sahasında, 2020 yılına ait devlet hakkının 12,00 TL/Ton, 2021 yılı devlet hakkının ise 14,78 TL/Ton ocak başı satış fiyatı üzerinden hesaplanarak beyan edildiği, dolayısıyla 2020 ve 2021 yılı devlet haklarının eksik tahakkuk ettirildiğinin tespit edildiğinden bahisle 2020 yılı için 35.923,16-TL ve 2021 yılı için 90.906,17-TL devlet hakkının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 4. fıkrası gereği 2 (iki) ay içinde Genel Müdürlüklerine beyan edilmesi ve tahakkuk eden devlet hakkının gecikme cezaları ile beraber ödenmesi gerektiğine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle ... Genel Müdürlüğüne karşı açılan dava sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... gün ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvurular incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar"ın temyiz kanun yolu incelemesine açık olduğu, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, davacı Sinan Urhan hakkında tahakkuk ettirilen Devlet hakkı miktarının, Bölge İdare Mahkemesince karar verildiği tarihte geçerli olan temyiz parasal sınırı altında kaldığı görülmekte olup, temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz kanun yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz istemlerinin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Nitekim İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2025 tarihli E:█████████ K:████████ ve █████/2025 tarihli E:█████████ K:████████ sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2025 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlığını taşıyan 46. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların, Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabilir. Bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararlar ise kesindir. Bu maddede tahdidi olarak sayılan konular birbirinden bağımsız olduğundan, bir davanın bu maddede sayılan konulardan birine ilişkin olması durumunda başkaca herhangi bir kritere bağlı olmaksızın temyiz incelemesine tabi olacağı açıktır.
Bu durumda, maden mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkta temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!