Ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin mahkeme kararı.
Özet: Bu dava, bir bankanın kullandırdığı ticari krediler ve kredili mevduatlardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine borçluların itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebini konu almaktadır; mahkeme, davacı bankanın bir şirkete kullandırdığı ticari kredi için diğer davalının müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini, bilirkişi raporuyla alacağın miktarının ve devam ettiğini, kefalet sözleşmesindeki şekil şartlarının yerine getirildiğini ve ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini tespit ederek alacağın tahsil edilebilir olduğunu değerlendirmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın ----- Şubesi ile davalı ... arasında Kredi Genel Sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı .. ... kimlik numarasıyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme uyarınca kredilerin kullandırıldığını, borçluların sözleşme hükümlerine riayet etmediğini, ----. Noterliği’nin 15.11.2024 tarihli ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ihtar edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ----- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların haksız ve kötüniyetli olarak tüm borca ve faize itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkil bankanın bakiye alacağının devam ettiğini, takipte talep edilen ana para ve ferilerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı’nın dosyaya sunulduğunu, davalıların --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasına yaptıkları haksız itirazların iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini, davalıların her biri için ayrı ayrı takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2024 tarihinde toplam 303.715,51 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu █████/2025 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı bankanın davalı ... ----- kefaletiyle davalı şirkete ticari kredi kullandırdığı, davalıların bankaya karşı sorumlu oldukları, ----- numaralı krediden dolayı bankanın 252.930,64 TL asıl alacak, 41.536,30 TL temerrüt faizi, 2.076,81 TL BSMV ve 6.320.42 TL Noter masrafı olmak üzere toplam 302.864,17 TL alacağı bulunduğu, borcun kapanmadığı, alacağın devam ettiği ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa %91 temerrüt faizi uygulanabileceği kanaatine varıldığını beyan etmiştir. TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı şirket ile. ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, banka tarafından firmaya kredi kullandırıldığı, davacı tarafından kullandırılan kredilerin davalı tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile hesaplandığı, toplam davalı kefilin sorumluluğunun 280.843,38 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının ---- Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %91 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle, 252.930,64TL asıl alacak, 20.564,11 TL işlemiş faiz, 1.028,21 TL BSMV ve 6.320,42 TLmasraf üzerinden takibin devamına,Fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli karar harcı 19.184,41 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 10.000,00 TL bilirkişi, 1.473,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 11.473,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%92 kabul) 10.555,62 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%92kabul) 4.324,00 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, (%8 Ret) 376,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.