Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Nakliye Hizmeti Kaynaklı İtirazın İptali Davasında Fatura Borcu ve Sorumluluk Tartışması.
Özet: Nakliye hizmeti sağlayan davacı şirket, davalıdan ödenmeyen faturalara ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve borcun kötü niyetli olarak reddedildiği gerekçesiyle icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı ise söz konusu nakliye hizmetinin üçüncü bir firma tarafından talep edildiğini, kendisi ile davacı arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, faturanın haksız yere kendisine kesildiğini savunarak davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatı ödemesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 11.06.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ve alacaklı müvekkil firma nakliye firması olup bu kapsamda müşterilerine nakliye hizmeti sağladığını , davalının müvekkili şirketten nakliye hizmeti satın aldığını, davalının müvekkili şirketten nakliye hizmeti satın aldığını, verilen hizmete karşılık müvekkili şirket tarafından fatura keşide edildiğini, davalı şirket faturaların bedellerini ödemediğini, davalı borçlunun müvekkile borcu olduğunu, bundan dolayı müvekkili tarafından Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine cari hesaptan kaynaklı yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra kalan bakiye konu edildiğini, davalının █████/2025 tarihinde, başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itirazlar sonucunda icra takibinin durdurulduğunu, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun müvekkiline fatura kaynaklı borcu 57.073,60-TL olduğunu, ticari defterler incelendiğinde müvekkili şirketin işbu icra takibinde haklı olduğu anlaşılacağını, davalı yanın İtirazı sadece ödeme sürecini uzatmayı hedeflediğini, davalı taraf faturalara konu edilen nakliye hizmetini satın almış olup borcunu ödemek zorunda olduğunu, davalı hakkında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, öncelikle taraflar arasındaki defter ve kayıtlara göre davalının borcunun likit olduğunu, davalının borcunun varlığından haberdar olmasına rağmen ödeme yapmaması kötü niyetinin göstergesi olduğunu , davalının süreci uzatmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının haksız, kötü niyetli ve hukuka aykırı itirazın İİK 67. Maddesi uyarınca iptaline ve İİK 67/2. Maddesi uyarınca davacı müvekkili şirket lehine alacağın %20'den sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, müvekkilinin ileride doğabilecek zararlarının önüne geçilebilmesi adına (teminatsız olarak) ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı borçlu tarafından Küçükçekmece İcra Dairesi ... E., sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen Reeskont Avans Faizi ile ödemeye, davalı/borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket tarafından açılan davanın haksız olduğunu, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirkete bir nakliye hizmeti sunduğunu iddia etmekte ve düzenlediği faturaya dayanarak ödeme talep ettiği, müvekkili şirketin davaya konu nakliye hizmetinin müvekkili şirket tarafından değil; üçüncü bir firma olan “....” tarafından talep edildiğini, sevkiyat sürecinin tamamen bu firma ile davacı arasında yürütüldüğünü, müvekkili şirketin süreçte hiçbir dahli bulunmadığını, bu hizmetin bedeline ilişkin ilk düzenlenen fatura da ...’e kesildiğini, bu hususun, hem davacının kendi kayıtlarıyla hem de ilk fatura örneğiyle sabit olduğunu, söz konusu firmadan tahsilat yapılamaması üzerine, davacı firma bu defa hiçbir hukuki ve ticari temeli olmadan faturayı iptal ederek aynı konuya ilişkin yeni bir fatura tanzim edip bu kez müvekkile kestiğini, borç ilişkisinin şahsiliği ilkesi gereği, bir kişiye sunulan hizmetin bedeli, o hizmeti talep eden ve hizmetten yararlanan kişi veya kuruma yöneltilebileceğini, davacı tarafın, faturanın iptal edilmediğini ve iade alınmadığını ileri sürdüğünü, bu iddianın gerçek dışı olduğunu, açılan bu davanın, İcra ve İflas Kanunu m.67 anlamında haksız ve kötü niyetli icra takibinin devamı niteliğinde olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hizmet sözleşmesinin veya iş ilişkisinin varlığı söz konusu olmadığını, faturanın, sadece karşı tarafla kurulmuş geçerli bir sözleşme veya hizmet ilişkisine dayanılarak düzenlenebileceğini, böyle bir ilişki mevcut olmadan fatura düzenlenmesinin, ticaret hukukunun temel kurallarına aykırı olduğunu, faturaya karşı iade faturası düzenlenmiş olmasının hem faturanın içeriğine itiraz edildiğini hem de borcun kabul edilmediğini ortaya koyduğunu , bu durumda faturanın kesin delil niteliği taşımayacağını, davanın reddine, davacının haksız icra takibi nedeniyle İİK m.67/2 uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Küçükçekmece İcra dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... tarafından ... aleyhine 57.073,60-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2025 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. SMMM Bilirkişi ve taşıma konusunda uzman bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; 1. Davacı tarafın 2022-2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 12.12.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. Takip Talebi, davacı tarafın davalı taraf hakkında 57.073,60 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 07.01.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Nakliye Hizmet Bedeli/Cari Hesap Alacağı/Fatura Bedeli 57.073,60 bilgilerinin yazıldığı, davacı tarafın düzenlediği faturalar, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2022-2024-2025 yılına ait toplam 12 adet ve KDV da 295.984,00 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına mal hizmet bilgileri: yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 9 adet ve KDV da 238.910,40-TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına mal hizmet bilgileri yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Davacı tarafın davalı tarafla olan cari hesap ilişkisinin 04.11.2022 tarihli ve 8.236,80-TL tut: kayıt işlemi ile başladığı, 30.12.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 57.073,60-TL alacaklı olduğu, Tarafların Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 57.073,60-TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı taraf hakkında 57.073,60 TL tutar üzerinden takibe geçtiği ancak davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2022-2024-2025 yılına ait toplam 12 adet ve KDV da 295.984,00 TL tutarlı faturanın 3 adet ve KDV dahil 53.036,80 TL tutarlı olanın satış faturası olduğu, geriye kalan 9 adet ve KDV dahil 242.947,20 TL tutarlı olanının iade faturası olduğu, Netice itibariyle, Mali açıdan takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 53.036,80 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği, Davacı tarafın taşıma hizmeti sunduğuna ve ücret tahsil edemediğine ilişkin dava dilekçesinde iddialarının gözlendiği, TTK Md.850/1-2 ve TTK Md.856 hükümleri içerikleri gözetildiğinde, GÖNDEREN tarafın kural olarak taşıma sözleşmesinde aksine bir anlaşma yoksa taşıma ücretinden sorumlu olacağının izah edildiği, bu yönüyle bir taşıma ücreti varsa davalı yana dosyadaki Teslimat Formu başlıklı dokümanda GÖNDEREN kayıtlı olması sebebiyle davalıya yönlendirilebileceği, Mali incelemede belirtilen 3 adet hizmet satış faturası içeriği ayrı ayrı değerlendirildiğinde; 5.1. 40.600 TL Bedelli ... numaralı fatura içeriğinin “2,5 TIR Kapak” taşıma hizmetine ilişkin kesildiği, dosyaya sunulan teslimat formu ise hem 2022 yılına (faturadan 2 yıl önceye) ait olduğu, hem de ürün miktarında (2 kap TIR KAPAK) farklılık olduğunun gözlendiği, bu yönüyle ancak; dosyaya sunulan teslimat formu ve TEZ...22 numaralı faturaların, aynı gönderene sunulan aynı cins ürünlerin farklı tarihlerde gerçekleştirilen münferit taşımasına ilişkin iki ayrı evrak olarak değerlendirme yapılabileceği, dolayısıyla ilgili faturanın aksi ispat edilene kadar davalıya yansıtılamayacağı, takdirin sayın mahkemede olduğu, 5.2. ... numaralı ve ... numaralı faturaların içeriklerine ilişkin dosya kapsamında taşıma hizmetinin somutlaştırılabileceği bir veriye rastlanmadığı, dolayısıyla görüşümüzce davalı yana ilgili fatura tutarlarının yansıtılamayacağı, takdirin mahkemede olduğu, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, sayın mahkemenin takdirlerine ait olduğu, sonuç ve kanaati ile bilirkişi heyeti raporu sunulmuştur.TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;Dava, taşıma hizmeti verildiği iddiası ile bu hizmete ilişkin alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali davasıdır.Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(...)Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 53.036,80-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın 53.036,80-TL'lik kısmını ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın bu kısmının ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE , 1-Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 53.036,80-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,2-Fazlaya ilişkin asıl alacak talebinin REDDİNE,3-Hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi İŞLETİLMESİNE,4-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 10.607,36-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Reddedilen kısma ilişkin davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.622,94-TL harçtan davacı tarafça yatırılan( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere ) 1.392,21-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.230,73-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.392,21-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %92,92'si olan 4.274,32-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye kısım olan 325,68-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,9-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 14.385,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 92,92'ü olan 13.366,542-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA,10-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)11-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 12-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,13-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.036,8-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026 Katip .... ¸E-imza Hakim ....¸E-imza