İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin tazminat davasının ilk incelemesi.
Özet: Davacı tarafın, 07.03.2024 tarihli trafik kazasında davalı aracın %100 kusurlu olduğunu ileri sürerek, aracında oluşan 46.000 TL hasar bedeli ile araç mahrumiyetinden kaynaklanan ticari kazanç kaybının yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, davalılar kusur oranına, talep edilen hasarın fahişliğine ve ticari kazanç kaybı hesaplamasına itiraz ederek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan, kaza tarihinde trafik sicilinde diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç ile, müvekkili ... Tic. A.Ş. adına trafik sicilinde kayıtlı bulunan ... plakalı araç arasında 07.03.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, maddi hasarlı kaza tespit tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre, davalı ... Tic. Ltd. Şti. adına trafik sicilinde kayıtlı bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusuru ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin aracında oluşan hasar tutarının parça + işçilik + KDV dahil olmak üzere toplamda 46.000,00-TL olduğunu, davalı ... Şti.'nin uzlaşma, arabulucuğa başvurma gibi sulh olma yolunda hiçbir çaba ve hareketinin olmadığın beyanla, davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz şerhi konulmasını, kazaya karışan aracın devredilmiş olması halinde davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile banka hesapları üzerine haciz şerhi konulmasını, müvekkilinin dava konusu kaza sebebiyle aracında oluşan araç mahrumiyet bedeli/ticari kazanç kaybının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesini, zararın şu an için tam olarak tespitinin mümkün olmaması sebebi ile şimdilik 10,00-TL Araç Mahrumiyet Bedeli/Ticari Kazanç Kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili neticesinde haksız fiilin gerçekleştiği 07.03.2024 tarihinden itibaren hesaplanacak olan yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi yönünde karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, tarafların tacir olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının dava şartı olamasına rağmen arabuluculuğa başvurmadan işbu davayı ikame ettiğini, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı dava şartı olduğundan işbu davanın şartını sağlamadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir şekilde kusuru bulunmadığını, davacı tarafından müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, öncelikle mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılmasını akabinde ise Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca Sigorta Bilgi Merkezinden dosyaya gelen ekspertiz raporunda davacıya ait aracın sürücü bilgileri incelendiğinde kusur durumunun asli kusurlu olarak belirlendiğinin görüleceğini, bunun bile başlı başına müvekkiline %100 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunun bir ispatı olduğunu, davacı tarafça 46.000,00-TL hasar bedeli oluştuğu iddiasının fahiş olduğu, bu bedelin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı her ne kadar kazaya konu aracı kiraladığından bahisle bir hesaplama yaparak taraflarından kazanç kaybı bedeli talep etmiş ise de işbu hesaplamanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, aksi kabul anlamına gelmemesi kaydıyla aracın 2017 model opel corsa olduğunu, günlük kiralama bedelinin 1.500,00-TL olmasının mümkün olmadığını, davacı şirkete ait otomobilin günlük kiralama bedelinin yapılacak bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu beyanla, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının davalılardan araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf, davalı ... sevk ve idaresinde olup diğer davalı ... Şti'ne ait ... plakalı araç ile davacıya ... plakalı araç arasında 07.03.2024 tarihinde trafik kazası gerçekleştiğini, kazada davalı aracın kusurlu olduğunu belirterek araç mahrumiyet bedelinin haksız fiilin gerçekleştiği 07.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2025 T. ... Esas ...K sayılı kararı ile dosya görevsizlik ile mahkememize gönderilmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davacı taraf meydana gelen kazada davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle aracını kullanamaması sebebiyle maddi zararının olduğunu ispatlamak durumundadır.
Dosya otomotiv bilirkişiye tevdii ile; tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılıp, Davalı ...Şti.'ne ait olup sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın █████/2024 tarihinde trafik kazası yapması sebebiyle, davacının davalılardan araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği hususunda rapor düzenlemelerinin istenilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda; tüm teknik tespitler birlikte değerlendirildiğinde; █████/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle, davacıya ait aracın davalı sürücünün %100 kusurlu eylemi sonucu hasarlanması ve geçici süreyle kullanılamaması sebebiyle, davacının davalılardan araç mahrumiyet bedeli talep edebilmesinin teknik yönden mümkün olduğuna dair rapor ibraz etmiş ve bilirkişi █████/2026 tarihli ek raporda ise 07.03.2024 tarihli trafık kazasında ... plakalı aracın arkadan çarpan araç konumunda bulunduğu, ... plakalı aracın trafik ışığında bekler vaziyette iken arkadan darbeye maruz kaldığı, ... plakalı araç üzerindeki ön hasarların kaza oluş şekli ile teknik olarak uyumlu olduğu, kazanın davalı araç sürücüsünün takip mesafesini korumaması ve araç hakimiyetini sağlayamaması sonucu meydana geldiği, davacı araca ait hasarın teknik onarım gerektirir nitelikte olduğu, davacı aracın makul teknik tamir süresinin yaklaşık 7 gün olduğu, bu süre boyunca araç mahrumiyeti oluşacağı 07.03.2024 tarihli piyasa koşullarına göre araç mahrumiyet bedelinin yaklaşık 7.700 TL düzeyinde hesaplanabileceği şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacı taraf bedel artırım dilekçesi ile dava bedelini 7.700,00 TL'ye artırmıştır.
Araç mahrumiyet bedeli, meydana gelen trafik kazasında kusursuz olarak aracını kullanamaması sebebiyle zarara uğrayan araç sahibinin kusurlu olan taraftan uğradığı zararları tazmin etmek amacıyla talep ettiği tazminattır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve ... E. ... K. sayılı kararı uyarınca araç kazalarında tamir sürecinde araç kiralanmasa ve kiralama faturası sunulmasa bile kusurlu taraf aleyhine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmesi gerekir : “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Dosyaya sunulan kök ve ek raporda davalı araç olan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı şirketin ise araç maliki olduğu ve işleten sıfatına haiz olması nedeniyle meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacı aracın makul tamir süresinin 7 gün olduğu ve kazadaki hasarlarının onarımı süresi boyunca oluşabilecek olan araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle toplam olarak 7.700,00 TL olduğunun rapor edilmesi karşısında davanın kabulü ile, 7.700,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının █████/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, 7.700,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının █████/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60TL ve tamamlama harcı 131,50TL'nin mahsubu ile bakiye 172,90 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 131,50 TL tamamlama harcı bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 7.696,00 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 7.700,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL bedelin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!