Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden doğan ödenmemiş bakım faturalarına ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Ticari nitelikteki bir bakım anlaşmasından kaynaklanan itirazın iptali davasında, hizmet veren davacı şirket, 2024 yılında gerçekleştirdiği bakım hizmetleri karşılığı kesilen e-faturaların davalı şirket tarafından ödenmemesi ve yapılan ihtarlara rağmen temerrüde düşülmesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının kaldırılmasını, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekte olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporu da davacının defter kayıtlarıyla uyumlu olarak ödenmeyen üç faturadan kaynaklanan 105.490,18 TL anapara alacağını (faiziyle birlikte 116.465,30 TL) doğrulamaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Şirketin merkezi ...'te olan endüstriyel araçlar ve ekipman üreten ... ülkede .. çalışanı olan çok uluslu ... şirketler grubunun bir parçası olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Bakım Anlaşması imza ve akdedilmiş, işbu sözleşme ile müvekkili şirketin davalı şirketin makinelerine bakım yapma yükümlü girmiş, davacı şirket ile periyodik olarak yapılan işbu bakımlara karşılık bakım bedellerini ödeme borcu altına girmiş olduğunu, müvekkili şirket, taraflar arasındaki Bakım Sözleşmesinden kaynaklanan bakım hizmeti verme borcunu süresinde yerine getirmiş, bugüne kadar müvekkili şirketin, sözleşme gereği davacı şirketin makinelerine sözleşmede kararlaştırıldığı yıllık adette ve zamanında bakım hizmetini yerine getirmiş, Müvekkili şirketin 2024 yılında davalı şirketin makinelerine ayrı ayrı bakım hizmeti vermiş olduğunu, Müvekkili şirketin 2024 yılında davalı şirkete verdiği bakım hizmetini gösteren davalı şirketin kaşe ve imzasına havi 2024 yılına ait bakım formlarını işbu dilekçeleri ekinde mahkemeye sunmakta olduklarını, müvekkili şirketin verdiği bakım hizmetlerine karşılık 2024 yılında faturaları kesmiş ve davalı şirkete tebliğ etmiş, Müvekkili şirket e-fatura mükellefi olduğu gibi davalı şirket de benzer şekilde e-fatura mükellefi olduğunu, müvekkili şirket faturaları davalı şirkete sistem üzerinde tebliğ etmiş, davalı şirket süresi içerisinde faturalara itiraz etmemiş veya iade etmemiş olduğunu, davalı şirket, faturalarda yer verilen son ödeme tarihlerinde fatura bedellerini ödememiş, bunun üzerine müvekkili şirketin personellerinden ... ve ... tarafından davalı şirkete 09 Eylül 2024 tarihinde, 03 Ekim 2024 tarihinde ve 14 Ocak 2025 tarihlerinde elektronik posta gönderilmiş, Elektronik Posta mesajları ile faturaların son ödeme tarihlerinin üzerinden Doksan (90) günden fazla aşım olduğu bilgisi verilmiş ve bir an önce ödeme yapılması istenmiş olduğunu, müvekkili şirketin yetkili personellerinin e-posta ile ihtar edip, ödeme talep etmesine rağmen davalı şirket ödeme yapmamış, Davalı şirketin esasen ekte sundukları elektronik posta mesajları ile temerrüde düşmüş olduğunu, akabinde, müvekkili şirket ayrıca vekili vasıtasıyla Beyoğlu .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesi davalı şirkete keşide edilmiş, davalı şirketin ödeme yapması ihtar edilmiş olduğu, buna karşılık davalı şirketin temerrüde düşmüş olmasına rağmen ödeme yapmamakta ısrar etmeye devam etmiş olduğunu, müvekkili şirketin alacağı belgeye (faturaya) dayalı ve likit alacak niteliğinde olduğunu, davalarının kabulüne karar verilmesini, davalı şirketin Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına sunduğu itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, alacak likit ve belgeye dayalı olduğu için davalı/borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile Vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Silivri İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... ... tarafından ... aleyhine 116.465,30-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine █████/2025 tarihinde borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2022,2023,2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 105.490,18 TL alacaklı oldukları, davacı alacağının icra takibi yapılan ve işbu dava konusu olan davacı tarafından davalı yana 05.06.2024 tarihinde düzenlenmiş 31.648,68-TL tutarlı ... No.lu Temel E-Fatura, 11.12.2024 tarihinde düzenlenmiş 33.053,58-TL tutarlı ... No.lu Temel E-Fatura ve 16.06.2025 tarihinde düzenlenmiş ... No.lu 40.787,92-TL tutarlı temel E-Fatura toplamı olan 105.490,18 TL'nin davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu, davacının işlemiş faiz dahil alacağının (105.490,18 TL4 10.975,12 TL) 116.465,30 TL olduğu, davacı yan tarafından dosyaya davalı Makine bakımlarının yapılmış olduğuna dair servis raporları sunulmuş olduğu, davacı alacağını oluşturan 2024 ve 2025 yıllarına ait, 2024 yılında 07.02.2024 ve 29.07.2024 tarihlerine ait servis raporları olduğu, davacı tarafından 2024 aralık ve 2025 haziran aylarında da davalı yana faturalar düzenlenmiş olduğu, ancak, 29.07.2024 tarihinden sonra davalı yana hizmet verilmiş olduğuna dair servis raporuna dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı yan tarafından davalı yana ... tarihinde, konusu 64.702,25 TL Alacaklarının 3 gün içinde ödenmesine ilişkin, Beyoğlu .... Noterliği ve ... yevmiye numaralı ihtar gönderilmiş olduğu, işbu ihtarnamenin E-Tebligat ile gönderilmiş olduğu ve davalı yan'a ... tarihinde okunmuş olduğu, İşbu ihtarnamenin 11.02.2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı değerlendirilmiş olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan'ın, icra takip tarihi █████/2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda yıllık Reeskont Avans faj edebileceğine ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaati ile rapor sunulmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, ticari ilişki kapsamında davalıya verilen hizmetin bedelinin tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 105.490,18-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği yine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının asıl alacak olarak 105.490,18-TL ve işlemiş faiz olarak 10.975,12-TL olmak üzere toplamda 116.465,30-TL alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 23.293,06-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE ,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.206,03-TL harçtan davacı tarafça yatırılan ( Başvurma, Peşin, Vekalet harcı olmak üzere) 2.109,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.096,52-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.109,51-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 9.125,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekilinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026
Katip ....
¸E-imza
Hakim ....
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!