İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ayıplı Mal Satışı Sebebiyle Dahilde İşleme Rejiminde Oluşan KDV ve Ceza Zararının Rücuen Tazmini Davasında Bilirkişi Raporu Çelişkileri.
Özet: Davacı, davalının ayıplı mal satışı nedeniyle dahilde işleme rejimi kapsamındaki ihracat yükümlülüğünü süresinde yerine getiremeyerek KDV muafiyetini kaybettiği ve bu sebeple ödemek zorunda kaldığı 123.942,97 TL vergi ve ceza bedelinin ticari avans faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ederken; davalı, davacının dayanak gösterdiği önceki mahkeme kararının kesinleşmediğini, ayıplı olduğu iddia edilen malların miktarına ilişkin davacı beyanlarının çeşitli yargılama süreçleri ve vergi dairesi kayıtlarında tutarsızlık gösterdiğini, dolayısıyla davanın mesnetsiz olduğunu ileri sürerek talebin reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Daha önce ayıplı mal nedeniyle uğramış oldukları zarar için açmış oldukları davada işbu dava konusu zararımıza ilişkin taleplerinin neden reddedildiği ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dahilde işleme rejiminin yürürlükteki mevzuata göre özeti yapılmış ve zarar hesaplandığını, somut olay incelendiğinde müvekkilin zararının giderilmesi gerektiğini, görüleceği üzere DİİB kapsamında satın alınan mallar için, dahilde işleme rejimine tabi olarak süresinde ihraç edilmek kaydıyla KDV muafiyeti söz konusu olduğunu, müvekkil şirket Dahilde İşleme Rejimi gereği davalı şirketten mal almakta, alınan bu malları Dahilde İşleme Rejimin'de öngörülen süre içerisinde işleyip ihraç ederse KDV'den muaf olduğunu, davalı şirket ise ayıplı mal satarak süresinde malın ihraç edilememesine neden olmuş ve bunun sonucunda müvekkil şirketi 123.942,97 TL vergi ve ceza tutarınca zarara uğrattığını, işbu sebeplerle müvekkil şirketin uğramış olduğu 123.942,97 TL vergi ve ceza tutarınca zararının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasına dayanak gösterdiği ----. Asliye Ticaret Mahkemesi 30.06.2021 tarih, ----- sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf incelemesdi ---- BAM ---. HD -----saytulı dosyasıyla devam ettiğini, bu kapsamda davacının davasına dayanak gösterdiği mahkeme kararı kesinleşmediği gibi anılşan makheme kararının veri,ldiğüi dava dosyasından alınmış olan 16.04.2021 tarihli bilirkişi raporu da ve anılan bilirkişi raporundaki görüşler de kesinleşmediğini, davacı ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----. sayılı itirazın iptali davasını açarken dava dilekçesinde ayıplı malların miktarına ilişkin doğrudan beyanda bulunmamış davasına dayanak gösterdiği-----.Asliye Hukuk Mahkemesi ----. İş sayılı delil tespiti dosyasından alınan 04.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda ayıplı oldu iddia olunan malların miktarının 419.993 kg olduğu bildirilmiş ve davacı alacak iddiasını bu miktar üzerinden ileri sürdüğünü, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi -----. sayılı itirazın iptali davası dosyası delaletiyle ----Asliye Hukuk Mahkemesi---- Tal. sayılı dosyasından alınan 23.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda ayıplı olduğu iddia olunan malların miktarının 590.117 kg olduğu bildirildiğini, ---Asliye Ticaret Mahkemesi ---- sayılı itirazın iptali davası dosyasından alınan tarihsiz (11.01.2017 tarihinde tebliğ alınmıştır) ek bilirkişi raporunda 419.993 kg olduğu bildirildiğini,
---. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- tarihli ek bilirkişi raporunda 422.622 kg olduğubildirildiğini, --- Asliye Ticaret Mahkemesi ----. sayılı itirazın iptali davası dosyasından alınan tarihsiz (07.03.2018’de tebliğ alınmıştır) bilirkişi raporunda bilirkişi ayıplı malların 423.162 kg olarak kabul ettiğini bildirildiğini, ---. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- sayılı itirazın iptali davası dosyasından alınan tarihsiz (12.11.2018’de tebliğ alınmıştır) bilirkişi 2. ek raporunda bilirkişi ayıplı malların 423.162 kg olduğu kanaatine ulaştıklarını bildirildiğini---Asliye Ticaret Mahkemesi --- sayılı itirazın iptali davası dosyası delaletiyle---.Asliye Hukuk Mahkemesi --- Tal. sayılı dosyasından alınan 16.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ayıplı olduğu iddia olunan malların miktarının davacının uyguladığı fire/zaiyat oranına göre 325.154 kg olduğu bildirildiğini, ---Asliye Ticaret Mahkemesi ---- sayılı itirazın iptali davası dosyasından alınan 15.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ---- vergi, dairesine yaptığı uzlaşma başvurusunda bildirdiği ayıplı malların 380.231 kg olduğu beyanı kapsamında hesaplama yaptığını, ---Asliye Ticaret Mahkemesi ----sayılı itirazın iptali davası dosyasından verilen mahkeme kararının gerekçesinde tüm bilirkişi raporlarından bahsedilmiş ancak davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği malların miktarının kg olarak ne olduğunun tespit edildiği/karar verildiği hususunda açıklama yapılmadığını,---- Vergi, Dairesi Uzlaşma Komisyonu Başkanlığı’na verdiği 22.10.2015 tarihli dilekçesinde ayıplı olduğu için ihraç edemediğini bildirdiği malların 380.231 kg olduğunu beyan ettiğini, görüleceği üzere, gerek --- Asliye Ticaret Mahkemesi ---- sayılı dosyasından gerek delil tespiti dosyasında gerekse davacı ---- mahkemelere ve vergi dairesine verdiği beyanlarda ayıplı olduğu iddia olunan mallarla ilgili net bir tespit olmadığını, davacı ---, müvekkil ---- dışında bir çok üreticiden mal almakta olup, hangi şirketten satın aldığı malların hangi üretiminde kullanıldığı, ne kadarının fire/zaiyat olarak ayrıldığı, fire/zaiyat olarak ayrılan ürünlerle ilgili ayıplı mal iddiasında bulunulup bulunulmadığı yapılan yargılamada hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılamamıştır. --- ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin miktarını devamlı azaltmış olup ve hatta bu ürünleri işleyerek yurt dışına sattığını ikrar etmiş olup, ---- bu beyanları dikkate alındığında esasında ortada kanuni çerçevede ”ayıp” olarak nitelendirilebilecek bir kusur olmadığı, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünleri işleyerek rahatlıkla pazarlayıp satabildiği ortada olduğunu, davacı iddialarını kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, --- davasına dayanak gösterdiği ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ---sayılı dosyasında davacı ----ayıplı olduğunu iddia ettiği olunan mallarla ilgili alacağının, icra takibinin yapıldığı 2015 yılı 118.799,33 ABD doları olduğuna karar verdiğini, davacı --- ayıplı mallar nedeniyle 2015 yılında --- Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonu Başkanlığı’na başvurarak 92.076,06.-TL anapara üzerinden cezalarıyla birlikte 123.942,97.-TL ödediğini iddia ettiğini, yine davacı iddialarını kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla, taraflar arasındaki satış sözleşmesi USD bazında olmakla birlikte, --- tarafından müvekkil --- satın alınan mallar, ---- ticari defter ve belgelerine satın alındıkları tarihlerdeki TL karşılıkları üzerinden TL olarak kaydedilmeleri ve DİB kapsamında ihraç edilmemeleri halinde KDV’lerin ticari defterlere kaydedildikleri tuıtarlar üzerinden ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda --- mali müşavirinin hazırladığı rapora istnaden vergi dairesine yapılan başvuru tek gerçek olarak kabul edilemez, bu hususta ---- ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, kaldı ki, ---- nezdinde kalan malların da ekonomik bir değeri bulunmakta olup, ---nezdindeki malların KDV’lerinin de mevzuat uyarınca ---- tarafından mahsup edilmesi sözkonusu olacağından, Davacı tarafından mahsup edilebilecek KDV tutarlarının da kabul anlamına gelmemek aydı ile iddia ve talep ettiği tutardan düşülmesi gerektiğini öte yandan, davacı iddiaları BK. 73. Madde kapsamında zaman aşımına uğramış olup, davanın zamanaşımı yönünden de reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davalının yukarıdaki ticari defterlerinin yapılan tespitlere göre; şirketin 2014 yılına ait ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği,, davalının yukarıdaki ticari defter ve kayıtlarında davaya konu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının, davalıdan DİİB kapsamında aldığı ürünlerden yukarıda detayları bulunan faturalardan dolayı 18.03.2016 tarihinde Uzlaşma kapsamında --- Kurumlar Vergi Dairesine vergi aslı, vergi ziyaı ve gecikme zammı olmak üzere toplam 123.942,97 TL ödediği, dosya kapsamı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi'nin ---- esas --- karar sayılı ilamı ve ---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyaları birlikte değerlendirildiği hukuki değerlendirme ve takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 123.942,97 TL talep edebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak sunmuştur.
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler; Davacı ----. Firmasının İhracat Genel Müdürlüğünce onaylı olan ---- Sayı ve 08.10.2014 Tarihli bir Dahilde İşleme İzin Belgesine sahip olduğu, bu belgeye istinaden KDV Tecil-Terkin Sistemi kapsamında davalı ---- Firmasından---- Sayılı faturalar muhteviyatı olan toplamda 5.356.920 Kg miktarındaki ----Sac cinsi emtianın hammadde olarak Ekim 2014 döneminde KDV Tecil-Terkin sistemi kapsamında yurt içinde satın alındığı, bu emtianın 4.976.689Kg’lık kısmının hammadde olarak üretimde kullanılarak - olarak imal edilerek ---- sayılı İhracat beyannamesi ile ihraç edildiği, bunun dosyaya sunulan YMM ---- Sayı-28.01.2015 Tarihli ve YMM ---- Sayı-08.05.2015 Tarihli YMM Raporları ile dosya kapsamında sabit olduğu, Gelinen noktada 5.356.920Kg (Toplam DİİB’li Alım) - 4.976.689Kg(Davacı tarafından Üretimde kullanılarak ihracatı gerçekleştirilen kısım) = 380.231Kg’lik kısmının ise Ayıplı olduğundan sebep İhracatının gerçekleştirilemediği, dolayısıyla bu sebepten davacı ----. Tarafından ayıplı olduğu iddia edilen bu kısma isabet eden 92.076,06 KDV + 13.820,00TL Ceza (Normalde 138.133,88TL olarak tatbik edilen fakat uzlaşmaya gidilmesi sonucu 13.820,00TL olarak uzlaşılan tutar) + 18.046,91TL Gecikme Faizi olmak üzere toplamda 123.942,97TL tutarında bir ödemenin davacı ---- Firması tarafından vergi dairesine ödenmek zorunda kalındığı, bunun dosyaya sunulan YMM----- Sayı ve 30.03.2016 Tarihli YMM Raporu ile dosya kapsamında sabit olduğu, DİİB kapsamında temin edilen girdilerle üretilen malların öngörülen süre ve şartlara uygun şekilde ihraç edilmemesi halinde, başlangıçta tahsil edilmeyen KDV’nin tecil tarihinden itibaren gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte alıcıdan tahsil edilmesi gerekeceği, Dahilde İşleme rejimi kapsamında uygulamada var olan düzenlemeler ve KDV Tecil-Terkin sisteminin merkezinde yer alan sorumluluğun bu noktada davacı/alıcıya ait olduğu, yani ihracatın süresinde ve usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmemesinin vergisel sonuçlarına katlanma yükümlülüğünün doğrudan davacı/alıcı üzerinde olduğu, somut olayda, davacı ---- Firması tarafından ---- Sayı ve 08.10.2014 Tarihli Dahilde İşleme İzin Belgesine istinaden Davalı ----- Firmasından KDV Tecil Terkin sistemi kapsamında yurt içinden temin edilen 5.356.920 Kg hammaddenin 4.976.689Kg’lik kısmının üretimde kullanılarak -- olarak imal edildiği ve ---- sayılı İhracat beyannamesi ile bu ürünlerin süresi içerisinde ihraç edildiği, kalan 380.321kg’lık kısmının ayıplı çıktığı iddiası nedeniyle bu kısma isabet eden ürünlerin ihraç edilememesi ve buna bağlı olarak KDV, CEZA ve GECİKME FAİZİNİN alıcıdan tahsil edilmesi her ne kadar yukarıda sayılan düzenlemeler gereği doğru ise de, İHRACATIN GERÇEKLEŞMEMESİNE NEDEN OLAN ASIL HUSUSUN DAVALI/SATICI ---- FİRMASININ AYIPLI MAL İFASI OLDUĞU DİKKATE ALINDIĞINDA, davacı/alıcı tarafından katlanılmak durumunda kalınan 92.076,06 KDV + 13.820,00TL Uzlaşılan Ceza + 18.046,91TL Gecikme Faizi olmak üzere toplamda 123.942,97TL tutarındaki dava konusu bu zararın genel hükümler çerçevesinde DAVALI/SATICIYA RÜCU EDİLMESİ hususunun ise Borçlar Hukuku ilkeleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, --- Bölge Adliye Mahkemesi ---. Hukuk Dairesi'nin ----- esas -----kararı ile taraflar arasındaki ayıbın tespit edildiği, kararda davacının bedelde indirim hakkını kullandığı dikkate alınarak tazminatın 114.095,43 USD hesaplandığı, ayıplı mal miktarının 380.231- kg olduğunun tespit edildiği, KDV ve vergi cezası yönünden alacağın ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin----- sayılı dosyasında reddedildiği, istinaf sebebi yapılmadığından --- Bölge Adliye Mahkemesi ------. Hukuk Dairesince incelenmediği, 123.942,97 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş avans faizinin 115.532,68 TL hesaplandığı, ancak davalının temerrüde düştüğünün tespit edilemediği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, davacı tarafından davalıdan satın alınan malların ayıplı olması sebebiyle davacı tarafından yapılan KDV ödemesinin davalıdan rücu talebine ilişkindir.İşbu davanın konusu olan malların ayıplı çıkması sebebiyle davacının başka alacak kalemleri için ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- esas sayılı dosyası ile dava ikame edilmiş olup ---- karar sayılı kararı ile işbu davanın konusu olan rücu talebinin --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyasının itirazın iptali davası olması ve takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralı gereğince değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mezkur dava, işbu dosyada bekletici mesele yapılmış ve ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas --- karar sayılı kararının ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ---- karar sayılı ilamı ile kaldırılmış ve yeniden hüküm kurmak suretiyle kesinleşmiştir.Mahkememizce dosya alanında uzman bilirkişilere tevdii edilmiş ve 30.10.2025 tarihli kök rapor ile 05.05.2026 tarihli ek rapor dosya arasına alınmıştır.
Dahilde İşleme Rejimi, serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın, Türkiye’de çeşitli işleme faaliyetlerine (montaj, üretim, tamir, yenileme vb.) tabi tutulduktan sonra yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerinden muaf olarak ve yalnızca teminata bağlanmak suretiyle geçici ithaline imkân tanıyan, bu kapsamda işlenmiş ürünlerin ihraç edilmesi halinde alınan teminatın iade edildiği (şartlı muafiyet sistemi) veya üretimde serbest dolaşımda bulunan eşyanın kullanılması durumunda daha önce ödenmiş ithalat vergilerinin ihracat sonrasında geri verildiği (geri ödeme sistemi) bir rejim olup; bu rejim kapsamında yapılan imalat v.s. İşlemler sonucu ortaya çıkan ürünlerin tamamı işlem görmüş ürün olarak adlandırılmakta, bunların asıl işlem görmüş ürün ve ikincil işlem görmüş ürün olarak ayrımı yapılabilmekte, ithal eşya yerine eşdeğer eşya kullanılabilmekte ve üretim sonucunda elde edilen çıktı miktarı ise verimlilik oranı olarak ifade edilmektedir. (4458 Sayılı Gümrük Kanunu-Madde.108).
Davacı ------. Firmasının bu kapsamda ihracat İhracat Genel Müdürlüğünce şartlı muafiyet sistemi kapsamında onaylanan --- Sayı ve 08.10.2014 Tarihli bir Dahilde İşleme İzin Belgesine sahip olduğu dosya kapsamında sabittir.
Diğer taraftan Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında, ihraç edilmesi taahhüt edilen işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılacak hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul, ambalaj ve benzeri girdiler yalnızca ithalat yoluyla değil, aynı zamanda yurt içinden de temin edilebilmekte olup; bu kapsamda yapılan yurt içi alımlar, özellikle Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği çerçevesinde uygulanan KDV tecil-terkin sistemi kapsamında vergisel avantajlı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Bu sistem kapsamında, yurt içinden alınan hammadde tesliminde KDV tahsil edilmemekte, ihracatın gerçekleşmesine bağlı olarak vergi bu KDV terkin edilmekte ve böylece ihracatçı üzerinde vergi yükü doğmamaktadır. Ayrıca, belge kapsamında yurt içinden temin edilen eşya, bazı istisnalar (KDV ve ÖTV hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bakımından ithal eşya gibi değerlendirilmekte; ancak bu eşya için ikincil işlem görmüş ürün ve döviz kullanım oranına ilişkin kısıtlamalar uygulanmamaktadır. Bununla birlikte, yurt içi alımların kural olarak belge süresi içerisinde yapılması gerekmekle birlikte, belirli şartlar altında kamu kurum ve kuruluşlarından belge süresi sonrasında da alım yapılabilmesine ve hatta gerekli hallerde ek süre verilerek ithalat yapılmasına imkân tanınmakta; ayrıca önceden ihracatın gerçekleştirilmiş olması halinde, buna tekabül eden eşyanın sonradan yine KDV tecil-terkin sistemi kapsamında yurt içinden temin edilmesi de mümkün bulunmaktadır. (---- Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliğ - Madde.7).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda davacı tarafından davalıdan toplam 5.356.920 kg sıcak rulo sac cinsi ham madde satın alındığı, bunun 4.976.689 kg'lik kısmını ise üretimde kullandığı, bu ham madde ile toplam 4.727.856 kg boru-profil imal ettiği ve mezkur malları ihraç ettiği, 380.231 kg'lik kısmının ise ayıplı olmasından kaynaklı olarak üretimde kullanmadığının --- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin ---- karar sayılı ilamı ile sabit olduğu, ayıplı olmasından kaynaklı üretimde bulunamadığından da ihraç edemediği, ihraç edememesinden kaynaklı olarak davacının, 18.03.2016 tarihinde 92.076,06 KDV, 13.820,00 TL uzlaşılan ceza ve 18.046,91 TL gecikme faizi olmak üzere toplamda 123.942,97 TL ödeme yapmak durumunda kaldığı, davaya konu rücusu talep edilen işbu ödemenin, davalı tarafından verilen ham maddenin ayıplı olmasından kaynaklı olduğu anlaşıldığından davalının sorumluluğunda bulunduğu ve davacının rücusunu talep edebileceği, ödeme tarihi olan 18.03.2016 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesini de talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 123.942,97 TL'nin 18.03.2016 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.466,54-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.116,64-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.349,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 2.116,64-TL Peşin nisbi Harcı, 33.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 723,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 36.019,54TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!