Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari İlişkiye Dayalı Tadilat ve Dekorasyon Alacağı İtirazının İptali Davasında Bilirkişi Raporuyla Sabitlenen Alacak
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, davalı şirkete ait eğitim kurumunda gerçekleştirdiği tadilat ve dekorasyon işlerinden kaynaklanan 912.000 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı taraf yazılı sözleşme bulunmaması ve faturaya itiraz edilmemesinin borcu kanıtlamayacağı gerekçesiyle davanın reddini istemiş; mahkemece yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda ise davacı ve davalı şirketlerin ticari defter kayıtlarındaki cari hesap bakiyelerinin uyumlu olduğu, davacının sunduğu faturaların zımnen kabul edildiği ve alacağın bu fatura bedelleri üzerinden hesaplanmasının uygun olduğu tespit edilerek davacının alacak talebinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili ... ile davalı .... arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete ait ... ... adresinde bulunan ... ... Kampüsü’nde tadilat ve dekorasyon işlerinin yapıldığını, Müvekkili tarafından yapılan işlerin; okul binasının çeşitli bölümlerinde boya, alçı ve tamirat işleri, kırık zemin kaplamalarının yenilenmesi, merdiven ve koridorlarda tadilat yapılması, dış cephe onarımları, halı saha alanı ve çevresinde çeşitli bakım ve onarım işlemleri, izolasyon uygulamaları, tesisat tamiratları, demir doğrama ve montaj işlemleri gibi çok sayıda tadilat ve bakım faaliyetini kapsadığını, söz konusu işlerin tamamının müvekkili tarafından eksiksiz şekilde yerine getirildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, yapılan işlere ilişkin düzenlenen faturaların davalı tarafa iletildiğini ve bu faturaların davalı tarafından kabul edildiğini, ticari defter ve kayıtlarında yer alan muavin defter kayıtlarına göre davalı şirketten 912.000,00 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket tarafından söz konusu takibe borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu açıklayarak; davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, Takibin devamına, Davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın müvekkili şirkete ait eğitim kurumu binasında tadilat ve dekorasyon işleri yaptığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında bu işe ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme, teklif formu, sipariş, teknik şartname veya işin kapsamını ve bedelini belirleyen bir belge bulunmadığını,Davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğrafların, söz konusu işlerin hangi tarihte, hangi kapsamda ve kim tarafından yapıldığını ortaya koymadığını, bu nedenle delil niteliği taşımadığını, Davacı tarafından ileri sürülen işlerin ne zaman, hangi süre içerisinde ve hangi kalemler kapsamında yapıldığına dair teslim-tesellüm tutanağı, hakediş raporu, keşif tutanağı veya kabul belgesi bulunmadığını, bu nedenle davacının iddia ettiği alacağı ispat edemediğini, Davacı tarafın faturaya itiraz edilmemiş olmasını borcun kabulü olarak ileri sürdüğünü, ancak TTK m.21/2 hükmü gereğince faturaya itiraz edilmemesinin tek başına borcun varlığını ispatlamaya yeterli olmayacağını açılayarak; davanın tamamen reddini,Davacı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda;
"... 1. Davacı ...’ın, vergi dairesi kayıtlarına göre gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar niteliğinde bulunduğu,
2. Davacı şirkete ait 2023 yılı 2-7 dönemlerine ilişkin yasal defterlerin elektronik ortamda (e-defter) tutulduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/3. maddesi uyarınca zorunlu olan elektronik beratların kanunda öngörülen süreler içerisinde alındığı,
3. Tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer alan fatura ve ödeme hareketleri dikkate alındığında, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından talep edilen 912.000,00 TL tutarındaki alacağın, davalı şirket ticari defter kayıtlarında yer alan cari hesap bakiyesi ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır
4. Dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir sözleşme, teklif formu, teknik şartname, hakediş raporu, keşif tutanağı veya teslim–tesellüm belgesi gibi işin kapsamını ve bedelini açık şekilde ortaya koyan herhangi bir belgeye rastlanılmadığı,
5. Teknik inceleme de davacının fatura ibrazından başka bir delil sunmadığı, Davalı tarafından tüm itirazların sözleşme olmadığı yönünden başka bir itiraz olmadığı, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği işlerin karşılığının faturaların kabulü ile davalı tarafından davacının yaptığı imalatları kabul ettiği anlaşıldığı, işlerin ve yapılan imalata ait borç-alacak hesabının fatura bedelleri üzerinden yapılmasının uygun olduğu,
6. Dosya kapsamında borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren ayrıca bir ihtarnameye rastlanılmadığından temerrüt tarihinin icra takip tarihi itibariyle değerlendirilmesinin uygun olacağı,
7. Sayın Mahkemece davacı tarafından başlatılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibinin yerinde olduğuna hükmedilmesi halinde, davacının davalıdan;912.000 asıl alacak,asıl alacak,48.648,33 TL faiztalep edebileceği,
8. Sayın Mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesi halinde, takip konusu 912.000,00 TL tutarındaki alacağın %20’si oranında 182.400,00 TL, icra inkâr tazminatı talep edilebileceği, icra inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
BORÇLAR MEVZUATI AÇISINDAN SONUÇLAR:
1. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, esas itibariyle, aralarında bir sözleşme akdedilip akdedilmediği noktasında toplandığı;
2. Taraflar arasında, kabul edilirse, akdedilen Sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu, eser sözleşmesinin geçerliliğinin, kural olarak, herhangi bir şekle bağlanmadığı; eser sözleşmesinde tarafların karşılıklı edimlerinin söz konusu olduğu;
3. Yüklenici-davacı tarafın beyan ettiği tadilat ve dekorasyon işlerinden hangisini yaparak işsahibi-davalı tarafa teslim ettiğine dair dosyada bir teknik bilirkişi tespitinin, görülebildiği kadarıyla, yer almadığı;
4. Diğer yandan bedeli talep etmenin de, eserin teslimi ile bağlantı içinde olduğu; Nitekim TBK m.479 f.1’in, “İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.” hükmünü içerdiği; Bu hükme göre, kural olarak, eser teslim edilmemişse, işsahibinin bedel ödeme borcunun da muaccel olmayacağı; Heyetimizde yer alan teknik bilirkişi tarafından yukarıda, “…. 3…. davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen üç adet faturanın bulunduğu, söz konusu faturaların toplam bedelinin 1.212.000,00 TL olduğu, yapılan incelemede bu faturaların davalı şirket ticari defterlerinde 320 Satıcılar hesabında muhasebeleştirildiği ve davacıya ait cari hesapta alacak kaydı olarak izlendiği tespit edilmiştir. 4. Davalı şirket ticari defterlerinde yer alan kayıtlar incelendiğinde; davacıya banka aracılığıyla toplam 300.000,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin davacıya ait cari hesapta borç kaydı olarak işlendiği görülmüştür. Fatura kayıtları ve ödeme hareketleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket defterlerinde davacıya ait faturaların muhasebeleştirildiği ve bu faturaların ticari kayıtlara alındığı anlaşılmaktadır. Ticari hayatın olağan akışı içerisinde bir faturanın ticari defterlere kaydedilmesi, söz konusu işlemle ilgili ticari ilişkinin varlığına dair önemli bir karine teşkil etmektedir…..” tespitlerinde bulunulduğu; Cevap dilekçesinde sözleşmenin akdi reddedilmekte ve fakat “….davalı şirket defterlerinde davacıya ait faturaların muhasebeleştirildiği ve bu faturaların ticari kayıtlara alındığı anlaşılmaktadır….” teknik tespitlerini izahta yardımcı olacak bir açıklamanın yer almadığı, " şeklinde görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, cari hesap(açık hesap) alacağının tahsili başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı taraf davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası ile toplam 912.000,00-TL‬ üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 912.000,00-TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla ; davacı tarafça, davalıya ait okulun tadilat ve dekorasyon işlerinin yapıldığını, buna ilişkin faturaların düzenlendiğini, bu faturalar kapsamında davalıdan alacaklı bulunulduğunu belirterek söz konusu alacağın tahsili amacıyla baylatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça ise taraflar arasında yazıla bir sözleşme, teklif formu vs. Yazımı belge bulunmadığını, salt faturaların alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelmesi yapılması sağlanmış buna göre her ikin tarafın sunulan ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen üç adet faturanın
bulunduğu, söz konusu faturaların toplam bedelinin 1.212.000,00 TL olduğu, bu faturaların davalı şirket ticari defterlerinde 320 Satıcılar hesabında
muhasebeleştirildiği ve davacıya ait cari hesapta alacak kaydı olarak izlendiği, davalı şirket ticari defterlerinde yer alan kayıtlar incelendiğinde, davacıya banka
aracılığıyla toplam 300.000,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu ödemelerin davacıya
ait cari hesapta borç kaydı olarak işlendiği, fatura kayıtları ve ödeme hareketleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket
defterlerinde davacıya ait faturaların muhasebeleştirildiği ve bu faturaların ticari
kayıtlara alındığı, buna göre her iki tarafın uyumlu kayıtlarına göre davacının davalıdan 912.000,00 TL alacaklı bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça taraflar arasında söz konusu faturala konu davacının yaptığı tadilat işlerine dair yazılı bir eser sözleşmesi vs. bulunmadığı itirazında bulunulduğu ve buna ilişkin bilirkişi incelemesinde de yazılı bir belge olmadığı yönünde tespit bulunmakta ise de, eser sözleşmesinin yazılı şekil şartı bulunmadığı, davalının davacı ticari defter kayıtları ile uyumlu olarak dava konusu işin yapılması sonrası davacının düzenlediği faturaları defterlerine işlediği, davalının davacının faturalara konu işi yapmadığı, bu yönde anlaşma bulunmadığı yönündeki iddialarını kendi defter ve kayıtları da dikkate alındığında yazılı kesin delil ile ispatlaması gerektiği ancak kendi defter ve kayıtlarının aksine dosyaya delil sunmadığı ve aksi ispatlanamayan kendi ticari defter ve kayıtları ile bağlı olduğu anlaşıldığından davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına dair karar verilmesi gerekmiştir. Asıl alacağın faturaları dayalı likit bulunması nedeniyle asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına davacı lehine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
- Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 912.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına,
- Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 62.298,72-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 11.014,68-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 51.284,04-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 142.800,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı ve 11.014,68-TL peşin harç olmak üzere 11.630,08-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 27.377,50-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim .....
☪ e-imzalıdır. ☪

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!