Danıştay 10. Daire, Nusaybin sokağa çıkma yasağı sonrası oluşan işyeri ve depo kirası zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini yönündeki bölge idare mahkemesi kararının temyiz incelemesini sürdürüyor.
Özet: Bölge İdare Mahkemesi, Danıştayın sabit giderlere ilişkin önceki bozma kararına uyarak, 5233 sayılı Kanun kapsamında terör olayları ve mücadele nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde işyeri faaliyetini sürdüremeyen davacının katlandığı iş yeri ve depo kirası gibi sabit giderlerin tazmin edilebilir zarar niteliğinde olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, bu tür zararların ilgili komisyonca araştırılarak belgelenmesi ve belirlenmesi gerektiğini belirterek, komisyonun kira zararı talebini reddeden işlemini ve ilk derece mahkemesinin bu yöndeki ret kararını hukuka aykırı bulup iptal etmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde █████/2016 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde işyeri, depo ve imalathanelerde bulunan eşyalarının kullanılamaz hale geldiği, bu süreçte işyeri ve depo kirası ödediği ve işsiz kaldığından kazanç kaybı yaşadığı ileri sürülerek uğranılan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yapılan başvurunun kısmen kabulü ile 12.650,00 TL tazminat önerisini içeren Mardin Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya ait işyeri, imalathane ve depolarda bulunan "eşya ve malzemelerde" meydana gelen zararların tazmini istemi yönünden yapılan incelemede, "..." sayılı adreste bulunan eşyalara ilişkin olarak keşif ve inceleme yapılmadığı, diğer taraftan "..." adresinde bulunan işyerinde hasara uğrayan eşyalar tespit edilmesine rağmen ilgili Yönetmelik hükmü uyarınca zarar miktarının tutanağa bağlanmak suretiyle belirlenmediği ve nihayet davacıya teklif edilen 12.650,00 TL tutarında hasar miktarının hangi kriterler esas alınarak hesaplandığı hususunun somut verilerle tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davacının kira ödemesi ve işsiz kaldığı için meydana gelen zararların tazmini istemi yönünden yapılan incelemede, 5233 sayılı Kanun dikkate alındığında, mahrum kalınan kazanç ve muhtemel gelir kayıplarının kişilerin terör eylemlerine hedef olmalarından kaynaklanan zarar olarak nitelendirilemeyeceğinden anılan Kanun uyarınca karşılanacak zararlar kapsamına girmediği; 5233 sayılı Kanun kapsamında bir zararının karşılanabilmesi için ancak kişilerin taşınır/taşınmaz mal varlığının zarar görmesi veya rızası dışında mal varlığına ulaşamamasının gerektiği, somut olayda bu tür bir zararın bulunmadığı, bu itibarla, tazminat istemine konu gelir kaybının (davacının işsiz kaldığı için uğranıldığı ileri sürülen zarar) muhtemel zarar niteliğinde olduğu, sokağa çıkma yasağı sürecinde yapıldığı iddia edilen kira ödemesinin ise terör ya da terörle mücadeleden kaynaklanan olağanüstü giderler olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin söz konusu zararların tazmini talebinin -değerlendirme yapılmamak suretiyle- reddine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, davacıya ait işyeri, imalathane ve depolarda bulunan "eşya ve malzemeler" de meydana gelen zararlara ilişkin kısım yönünden iptaline, davacının kira ödemesi ve işsiz kaldığı için meydana gelen zararların tazmini istemine ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı, sabit giderler (iş yeri ve depo kirası) yönünden verdiği bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; komisyon tarafından, davacının █████/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde işe devam edememesine rağmen katlanmak zorunda kaldığı -5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan- iş yeri ve depo kirası zararlarına ilişkin bilgi ve belgelerin davacıdan ve ilgili kurumlardan istenerek belge ile kanıtlanan maddi zararın belirlenmesi, zararın tamamının veya bir kısmının 5233 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen farklı bir yöntemle karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, karşılanan bir kısım varsa bu kısmın toplam maddi zarar miktarından düşülerek kalan tutar için sulhname tasarısı hazırlanması gerektiği, bu itibarla; dava konusu işlemin sabit giderlere (iş yeri ve depo kirası) yönelik kısmında hukuka uygunluk, anılan kısım bakımından davanın reddine yönelik idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının sabit giderlere yönelik kısmının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin sabit giderlere yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının iş yeri ve depo kirası gibi taleplerinin muhtemel zarar olup, 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zararlardan olmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!