Muris muvazaası davasında, vefat edenin kanser tedavisi sırasında gösterilen ilgiye karşılık araç devrinin minnetle yapıldığı kabul edilirken, kısa süre sonra mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapılan taşınmaz devri yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, murisin hastalığı sürecinde kendisiyle ilgilenen davalıya minnet duygusuyla kamyonetini devretmesinin makul kabul edilebileceğine, ancak bu devirden kısa bir süre sonra kalan tüm malvarlığı niteliğindeki taşınmazını da bedelsiz olarak devretmesinin, taşınmazın değeri ve devrin şekli itibarıyla mirasçılardan mal kaçırma amacını taşıdığına dair bölge adliye mahkemesinin kısmen kabul ve kısmen ret kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile muvazaa nedeniyle trafik sicil kaydının iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Davacılar vekili; muris ...'un eşi olan davacı ... ile aralarında geçimsizlik olduğunu, ...'un muristen fiilen ayrı yaşamaya başladığını, müşterek çocuklarının geçimsizlik yaratan olaylar sırasında anneleri ...'u haklı gördükleri için murisin çocuklarına kırgın olduğunu, 6505 parsel sayılı taşınmazını ve 03... plakalı kamyonetini mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini, murisin emekli aylığı ile geçimini sağladığını, ek iş olarak kamyon şoförlüğü yaptığını, taşınmazını ve kamyonetini satmasının gerektirir bir durum olmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının ve kamyonetin trafik kaydının iptali ile muris ...'un mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davalının dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, davalının muris ile gerek hastalığında gerek sağlığında kendi yakını gibi ilgilendiğini, kredi çekerek mevcut birikimini murise teslim ettiğini, davacıların tüm iddialarının ve dava dilekçesinin dayanağını teşkil eden muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, muris ile davalı arasında alım-satım ve vefa ilişkisi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin vefatından önce kanser tedavisi gördüğü, murisin dava konusu taşınmazı ve aracını davalıya satış göstermek sureti ile devrettiği, davalı ile murisin aynı köyden oldukları, murisin kanser tedavisi gördüğü dönemde davalı ve ailesinin muris ile ilgilendiği, murisin hastalığı sürecinde kendisi ile ilgilenen davalıya duyduğu minnet sonucu devir yaptığı, gerçek irade ve amacının mirasçılarından mal kaçırma olmadığı, davalının sağladığı bakım ve desteğin yarattığı minnet duygusu dikkate alındığında devrin gerçek değer üzerinden yapılmamasının mal kaçırma amacıyla hareket edildiği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin eşi ile fiilen ayrıldığı, boşanma sürecinde olduğu, çocukları ile görüşmediği, hastalandığında çocuklarının kendisi ile ilgilenmediği, tedavi amaçlı olarak Eskişehir’e gittiğinde tanık olarak dinlenen ve uzaktan akrabası olduğu belirtilen ...’nın eşi olan davalının evinde zaman zaman kaldığı, hastalığının yoğun tedavi gerektiren son zamanlarında da davalının ve ailesinin muris ile ilgilendiği, murisin bu suretle kendisine kanser hastalığının tedavi sürecinde bir süre yardımcı olan, bakan davalıya bu bakım ve yardımın karşılığında bedel olarak kamyonetini minnet duygusu ile devretmesinin olaya göre makul sayılabileceği ancak murisin bu araç devrinden birkaç gün sonra kalan tüm malvarlığı olan dava konusu taşınmazı da davalıya devrettiği, taşınmaz devrinin davalı tarafından yapılan bakımın karşılığı olarak minnet duygusu ile yapıldığını kabul etmenin taşınmazın değeri itibariyle makul olmayacağı, murisin minnet duygusu ile devrettiği kabul edilen araç devrinden kısa süre sonra yaptığı taşınmaz devri için bedel aldığının ispat edilemediği, taşınmaz temlikinin mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile yapıldığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 81.914,93 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.