Yargıtay bozması sonrası, Hazinenin orman vasfıyla tescil talebinin, davalıların zilyetlikle kazanımının kabulüyle reddedilerek özel şahıslara tesciline dair kararın temyizi.
Özet: Bu hukuki evrak, Milli Emlak İdaresinin, kadastral çalışmalarla orman alanı dışında bırakılan bir parselin orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açtığı davanın seyrini anlatmaktadır. İlk derece mahkemesi başlangıçta davalıların kabulü üzerine taşınmazı orman olarak tescil etmiş, ancak Yargıtay malik hanesinin açık olması ve gerçek hak sahiplerinin yeterince araştırılmaması gerektiğini belirterek bu kararı bozmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi yeniden yargılama yaparak, bilirkişi incelemesi ve keşifler neticesinde taşınmazın orman niteliğinde olmadığına ve davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğuna karar vererek davayı reddetmiş ve taşınmazın davalılar adına tesciline hükmetmiştir. Şu anki inceleme, Milli Emlak İdaresinin bu son kararı temyiz etmesi üzerine başlamıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2024/8 E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, ... ili ... ilçesi .... köyünde 4 91... sayılı parselin orman vasfıyla sınırlandırılıp Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik olan taşınmazın, orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman sınırları içine alınarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.
2. Davaya konu olan yer hakkında 4 36... parsel numarası ile düzenlenen kadastro tespit tutanağı, kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğundan bahisle, malik hanesi açık bırakılarak Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar duruşmada alınan imzalı beyanlarında, davayı kabul ettiklerini beyan etmişler, bilahare davalılardan ... ve ... taşınmazın orman ile bir ilgisinin olmadığını ve babalarından kendilerine kaldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 2013/8 Karar sayılı kararıyla; davalıların kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2013 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "... yörede 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırmasının kısmî ilânı sırasında davacı ... İdaresi vekili tarafından açılan dava nedeniyle davalı parsele ait kadastro tutanağının malik hanesinin açık olarak tespitinin yapıldığı, davalılar ..., ... ve ...’ın taşınmazın zilyetleri olarak tespit edildikleri, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca taşınmazın malik hanesi açık olduğundan hâkimin gerçek hak sahibini belirlemek için gerekli araştırmayı resen yapmak zorunda olduğu, her ne kadar, taşınmaza zilyet oldukları belirtildiği için davaya dahil edilen ... ve arkadaşları davayı kabul etmişler ise de, taşınmazın gerçek hak sahipleri olup olmadıkları belirlenmediği için davayı kabule yetkili olup olmadıklarının da bu aşama da henüz belli olmadığı, taşınmazın malik hanesi açık olduğu için davanın kabulünün hukuki bir sonuç doğurmayacağı, kaldı ki, gayrimenkul davalarında taşınmaz başında keşif yapılıp kişiler taşınmazı beş duyu organları ile görüp gerçek anlamda idrak etmeden duruşma sırasında zanna dayalı olarak yapılacak beyanlarda hataya düşmeleri kuvvetle mümkün olduğundan, iradeyi fesada uğratan bu tür yanılma hallerinde (TBK. m. 30 vd.) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
madde 311 hükmü uyarınca kabulün iptalinin istenebileceği açıklanarak, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince gereken bütün deliller toplandıktan sonra taşınmaz başında keşif yapılarak gerçek hak sahipleri ile taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine, 4 36... parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının davalı ..., 1/3 payının davalı ... ve 1/3 payının davalı ... adlarına kadastro tespit tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.09.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile "..dava konusu 4 36... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapıldığı, dava konusu parselin orman alanı dışında bırakıldığı, davacı ... İdaresinin kısmi ilan süresi içerisinde 2006 yılında açtığı dava ile taşınmazın orman sınırları içine alınarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini istediği, dava açıldıktan sonra taşınmaz hakkında malik hanesi açık olarak tutanak düzenlenerek kadastro Mahkemesine gönderildiği, davalıların ise bu aşamalardan sonra 2007 yılında alınan imzalı beyanları ile açılan davayı kabul ettikleri, eldeki davanın başlangıçta 436 ada içerisinde yer alan ve Orman İdaresi tarafından benzer şekilde dava konusu edilen birden fazla taşınmaza ilişkin olarak birlikte yürütüldüğü, kabul beyanından sonra duruşmalara iştirak etmeyen davalılardan ... ve ...'ın 31.05.2012 tarihli 26. celsede (kabul beyanından yaklaşık 5 yıl sonra) alınan beyanlarında, taşınmazın kendilerine babalarından intikal ettiğini, taşınmazın orman ile bir ilgisinin olmadığını, davanın reddi ile taşınmazın adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önceki duruşmalarda davayı kabul ettiklerini beyan etmiş iseler de; ormana karşı dava açarlarsa davayı kazanamayacakları, masraflı olacağı, tarlanın değerinin masraflarını dahi karşılayamacağı yönünde köyde söylenti olunca o zaman için o şekilde beyanda bulunduklarını beyan ettikleri, İlk Derece Mahkemesince taraflarca ileri sürülen deliller toplanmadan ve keşif yapılmadan davalıların kabul beyanı doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, hükmüne uyulan bozma ilamında ise, 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca taşınmazın malik hanesi açık olduğundan hâkimin gerçek hak sahibini belirlemek için gerekli araştırmayı resen yapmak zorunda olduğunun, her ne kadar, taşınmaza zilyet oldukları belirtildiği için davaya dahil edilen ... ve arkadaşları davayı kabul etmişler ise de, taşınmazın gerçek hak sahipleri olup olmadıkları belirlenmediği için davayı kabule yetkili olup olmadıklarının da bu aşama da henüz belli olmadığının, kaldı ki, gayrimenkul davalarında taşınmaz başında keşif yapılıp kişiler taşınmazı beş duyu organları ile görüp gerçek anlamda idrak etmeden duruşma sırasında zanna dayalı olarak yapılacak beyanlarda hataya düşmeleri kuvvetle mümkün olduğunun açıklandığı ve İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı uyarınca yapılan keşif ve alınan beyanlar uyarınca dava konusu taşınmazın 4 36... parsel sayılı taşınmaz olup, gerçek hak sahiplerinin davalılar olduğunun belirlendiği, bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, gerçek hak sahibi olan davalıların davayı kabule yetkili oldukları ve 6100 sayılı Kanun'un 311. maddesinde düzenlenen irade bozukluğu hallerinin de gerçekleşmediği nazara alınarak, davalıların kabul beyanına değer verilmesi " gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 4 36... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla ve 48.959,90 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar müşterek imzalı temyiz dilekçesinde; davayı kabul beyanlarının yargılama tehdidi altında alındığını ve taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalıların temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!