Danıştay, sokağa çıkma yasağı nedeniyle zarar gören rehabilitasyon merkezinin çalışan maaşı, sigorta primi ve iş yeri kirası gibi sabit giderlerinin 5233 sayılı kanun kapsamında tazmin edilmesi gerektiğini belirten bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bir rehabilitasyon merkezi işleten davacının, sokağa çıkma yasağı nedeniyle işyerini işletememesi sonucunda ortaya çıkan çalışan maaşları, sigorta primleri ve işyeri kirası gibi sabit giderlerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebinin reddine dair idari işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi talebi reddetmişken, bölge idare mahkemesi sabit giderlerin tazmin edilmesi gerektiğine karar vererek idari işlemi bu kısım yönünden iptal etmiş, davalı idarenin bu karara karşı yaptığı temyiz başvurusu ise bölge idare mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması gerekçesiyle reddedilerek, söz konusu sabit giderlerin tazminine yönelik yargı kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.DAVANIN_KONUSU : Rehabilitasyon merkezi işleten davacı tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde █████/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde, öğrenci başına devletten aldığı hak edişten mahrum kaldığı, çalışanların maaşı, sigorta primi ve iş yeri kirasını ödemek zorunda kaldığı ileri sürülerek uğranılan zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.YARGILAMA SÜRECİ :İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından ticari faaliyet çerçevesinde mahrum kalınan kazanç ve muhtemel gelir kayıplarının 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında tazmini gereken zarar kalemleri kapsamına girmediği, davacının iddia ettiği hususlarda kesin/kesinleşmiş bir zararının da bulunmadığı, ticari nitelikli bir zararının karşılanabilmesi için ancak ticarete konu taşınır/taşınmaz mal varlığının zarar görmesi veya davacının rızası dışında mal varlığına ulaşamamasının gerektiği, oysa somut olayda bu tür bir zarar bulunmadığı, bu itibarla dava konusu işlemin ticari nitelikteki zarar kapsamında değerlendirilen tazminat istemine konu edilen zarar ve gelir kayıplarının "muhtemel zarar" niteliğinde olması nedeniyle söz konusu zararların tazmini talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı, sabit giderler (çalışanların maaşı, sigorta primi ve iş yeri kirası) yönünden verdiği bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; komisyon tarafından, davacının █████/2016 tarihinden itibaren uygulanan sokağa çıkma yasağı sürecinde işe devam edememesine rağmen katlanmak zorunda kaldığı -5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan- iş yeri kirası, çalışan maaşları ve sigorta primleri zararlarına ilişkin bilgi ve belgelerin davacıdan ve ilgili kurumlardan istenerek belge ile kanıtlanan maddi zararın belirlenmesi, zararın tamamının veya bir kısmının 5233 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen farklı bir yöntemle karşılanıp karşılanmadığının araştırılması, karşılanan bir kısım varsa bu kısmın toplam maddi zarar miktarından düşülerek kalan tutar için sulhname tasarısı hazırlanması gerektiği, bu itibarla; dava konusu işlemin sabit giderlere (çalışanların maaşı, sigorta primi ve işyeri kirası) yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının sabit giderler yönünden kaldırılmasına ve dava konusu işlemin sabit giderlere ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının nasıl bir gelir kaybı yaşadığını ispat edemediği, tahmini zararların 5233 sayılı Kanun'un kapsamında olmadığı, davacının malvarlığına ulaşamaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir.Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.