Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde ele alınan, ticari satıştan doğan ödenmeyen ürün bedeli alacağı ve davalı tacirin haksız itirazının iptali ile faiz ve icra inkar tazminatı taleplerini içeren dava.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan bu itirazın iptali davasında, ev mobilyaları ve teknoloji ürünleri satışı yapan davacı firma, tacir olan davalıya sattığı ve teslim ettiği ürünlerin bedelini tahsil edemediği için başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, icra takibinin devamını, takip tarihinden itibaren %18 ticari faiz uygulanmasını ve likit alacağa itiraz eden davalı aleyhine en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, davalı taraf ise herhangi bir mal veya hizmet almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle, şirketin, adından da anlaşılacağı üzere ev mobilyaları, teknoloji ürünleri ve sair ürünlerin satımı ile ilgilendiği, buna göre tacir olan davalı borçlunun, iş yeri için birtakım eşyalar satın aldığı, buna ilişkin olarak düzenlenen faturayı işbu dilekçe ekinde sunulduğu, davalının, müvekkili firmadan ev eşyaları satın aldığı, söz konusu malları teslim aldığı, ödemesi gereken bedelleri ödemediğinden ilk olarak Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün .... Esas numaralı dosyası ile takip başlatıldığı, yetkisiz olması sonucunda Silivri İcra Dairesi ..... Esas numaralı dosyası ile takibe devam edildiği, müvekkil firmanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, ürünleri teslim ettiği, mahkeme aksi kanaatte ise ticari defterlerin incelenmesini, ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından söz konusu takibe 10.02.2023 tarihinde haksız şekilde itirazda bulunduğu, karşı taraf ile arabuluculuk sürecinin yürütülmesi adına başvuru yapıldığı, müzakere süreci başlatıldığı, fakat görüşme yapılamaması sebebiyle itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğu, davalı borçlunun borca itirazında borcunun bulunmadığını ileri sürmüşse de buna ilişkin bir açıklık getirmediği, takibe konu olan alacağın dayanağını takip talebinde açıkça bildirdiği davalı borçlunun ise takibe konu alacağın mevcut olmadığını alacaklı olduğunu iddia ettiği, borçlu olmadığına ilişkin bir belge de sunmadığı, davalı borçlunun borca itiraz etmekteki asıl amacının borçtan kurtulmak olduğu, bu sebeple davalının hukuka aykırı bir şekilde borca itiraz ettiği, davalının gerçeklikten uzak haksız ve kötü niyetli itirazını kabul etmediği, takibe konu alacağın somut satışa konu sözleşmeye dayandığından davalının haksız borca itirazının iptaline karar verilmesini, davalı tarafça borca itirazında faiz hususuna ilişkin itirazda bulunduğu, müvekkilin tacir olması, yani taraflardan birinin tacir olması durumunda; taraflar arasındaki işlemin ticari bir iş olduğuna karine teşkil etmesi ve bunun sonucunda da müvekkilin icra dosyası kapsamında %49'un %100 arttırılmış hali olan %18 faiz talep edebileceği kanun ve yerleşmiş içtihatlarda kendisine açık bir şekilde yer bulduğu, faiz oranının taraflar arasında satışa konu ürünler hakkında satış sözleşmesi söz konusu olduğundan uygulanan faiz oranı TBK madde 88'e uygun olduğu anlaşılacağından davalının haksız faiz itirazının reddine, davalı tarafça yapılan tüm itirazla incelendiğinde bu itirazlara ilişkin hiçbir açıklama, hukuki dayanak gösterilmediğinden davalı, itirazlarını ispatlayamadığı, işbu sebeple davalının haksız ve kötü niyetle borçtan kurtulmak maksadıyla ileri sürdüğü itirazının iptalini, takibe kalındığı yerden devam edilmesini, takip konusu alacak likit bir alacak olup likit alacağa itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği Yargıtay Kararlarıyla da sabit olduğu, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, her ne kadar söz konusu icra takibinde %40 faiz talep edilmişse de, faiz miktarının sehven talep edilmesi sebebiyle faiz oranının %18 olarak düzeltilmesini, buna yönelik icra müdürlüğü tarafından karar verildiği, o halde asıl alacak miktarı belli olduğundan davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasında herhangi bir vadenin kararlaştırılmadığı, bu sebeple akdedilen sözleşme uyarınca borcunu ifa etmeyen borçlu davalının temerrüde düştüğü, borcunun muaccel olduğunun kabulü gerektiği, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabul edilerek davalı-borçlunun Silivri İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin bu miktar yönünden devamına karar verilmesine, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %18 faiziyle takibin devamına karar verilmesine, likit alacağa haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları gerçeklikten uzak hukuki dayanaktan yoksun iddialar olduğu, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi müvekkil tarafından alınan söz konusu bir mal veya hizmet bulunmadığı, nitekim davacı davaya konu ürünleri müvekkile teslim ettiğine, müvekkilin söz konusu malları veya hizmetleri satın aldığına ilişkin bir delil sunmadığı, bu kapsamda davacı yan sonradan düzenlenmesi mümkün, müvekkilin iradesi bulunmayan bir faturaya dayanarak haksız menfaat elde etmeye çalıştığı, Yüksek Mahkemenin kararlarında sabit olduğu üzere sadece faturaya dayanarak alacak talebinde bulunulamayacağı, davacının söz konusu ürünleri teslim ettiğini de ispat etmesi gerektiği, bu kapsamda davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini, davacı tarafından, dava dilekçesinde, borca itirazda hiçbir gerekçe ve delil öne sürülmediği bu yönü ile itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edildiği, ancak arz ve izah eti üzere davacının müvekkile böyle bir hizmet sağlamadığı gibi müvekkil tarafından iddia edildiği gibi bir hizmet veya mal alınması da talep edilmediği, davacı tek taraflı iradesi ile düzenlemiş olduğu faturadan kaynaklı olarak alacak talebinde bulunduğu, bu kapsamda, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile her türlü imzaya açıkça itiraz ettiği, davacı tarafın söz konusu mal ve hizmeti temin ettiğini ispat etmesi gerektiği, somut olayda TBK ' daki sözleşmenin kurucu unsurlarının oluşmadığı, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilden alacak talebinde bulunduğu için alacağın %20' si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraftan tahsiline” karar verilmesini talep etmiştir.
Silivri İcra Müdürlüğünün ..... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..... Alışveriş Merkezi Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ..... olduğu, takibe konu alacağın 22.436,87 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda özetle, dava konusunun; davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talebinden ibaret olduğu, davacı defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2021 yılı E- Defter sistemine tabi olduğu, yevmiye ve defter-i kebir defterinin 1. Sıra no.lu Elektronik Defter Tebliği gereğince e-defter olarak tutulduğu, 1. Sıra no.lu tebliğ gereğince Ocak ayı beratlarının açılış, Aralık ayı Beralarının ise kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde alındı görülmüş olup, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davacının 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı tarafın davalı aleyhine 08.02.2023 tarihinde aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı İcra Dosyası ile 09.04.2022 tarihli cari hesap alacağını dayanak göstererek 17.313,86 TL asıl alacak, 5.123,01 TL işlemiş faiz üzerinden toplamda 22.436,80 TL takip başlattığı, davacı taraf davalı ...... ile olan cari hesap hareketlerini iki (2) ayrı hesap kartında takip etmiş olup, davacının hesap hareketlerinden takip tarihi (08.02.2023) itibariyle, davacının davalıdan alacaklı/borçlu olduğu yönünde bakiyesinin bulunmadığı, davalı 2. Sınıf Tüccar olan ..... ; 21.08.2025 tarihinde 2021-2022 yılları işletme defterlerini dava dosyasına sunmuş olup, sunulan 2021-2022 yılları işletme defterlerinde esası itirazına iptaline konu 09.04.2022 tarihli cari hesap alacağına konu faturanın davalının yasal defter kayıtlarında yer almadı; davacı ile davalı arasında Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi-Formlarının tetkikinde adet ve tutar olarak farkın bulunmadığı ve tarafların karşılaştırmalı analizlerinin örtüştüğü, takdiri tamamen mahkemmeize ait olmak üzere; dapor içerisinde ayrıntılı olarak arz ettiği nedenlerle; esası itirazın iptali yönünden, davacı tarafın tarafıma gönderdiği cari hesap hareketleri incelendiğinde 2022 yılında davalı ..... 'den tahsilat kaydının yapılarak alacak bakiyesinin kapatıldığı, tarafıma gönderilen hesap hareketlerinin 2022 yılı yasal defter kayıtlarından tetkiki için 2022 yılı yasal defterleri ile birlikte cari hesap hareketlerinde yer alan ödeme kayıtlarına esas saiklerin tarafıma gönderilmesinin talep edildiği, ancak; tarafıma yasal defter ve saiklerin gönderilmediği, işbu nedenle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda bir değerlendirmenin yapılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Deliller :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Silivri İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın, █████/2021 tarihli faturadan kaynaklı olarak davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla █████/2025 tarihli celsede ara karar tesis edilmiş olup davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığından ticari defterlerin incelenemediği anlaşıldı.
Somut olayda; davacı tarafça fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup dosya kapsamı itibariyle yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ve davalı defterlerine göre davalının davacıya borçlu olmadığı,davacı tarafça fatura içeriğinde yer alan ürünlerin teslimine dair delil bulunmadığı dolayısıyla alacağın varlığının ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine
2- Kötüniyet tazminatı talebinin reddine
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 335,05.-TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 396,95.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
4-Davacı tarafından yapılan 8.300,00 TL bilirkişi ücreti 1.075,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.375,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.619,21.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!