Ölünceye kadar bakma koşuluyla yapılan taşınmaz devrinde hile iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, bakım borcunun ihlali ve hatalı harç tahakkukunun düzeltilerek onanması.
Özet: Yargıtay, davacının, bakım vaadiyle taşınmazlarını devrettiği torunu ve gelininin vaatlerini yerine getirmemesi sonucu hile nedeniyle açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı esastan kabul eden kararlarını hukuka uygun bulmuştur; ancak, harç hesaplamasında davalıların ayrı ayrı taşınmaz değeri üzerinden sorumlu tutulması gerekirken yapılan yanlışlığı tespit ederek, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının harç kısmının düzeltilerek onanmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Kaya vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.Davacı; davalıların kendisine ölünceye kadar bakacaklarını söylemeleri üzerine ölünceye kadar bakma koşulu ile birer taşınmazını davalı torunu ve gelinine devrettiğini, sözleşme yapılmasını istediğini ancak iyiniyetini ve güvenini kullanan davalıların, kendisini asla yalnız bırakmayacaklarını, sevip sayacaklarını, her ihtiyacıyla ilgileneceklerini söyleyerek inandırdıklarını ileri sürerek temlikin iptaline, taşınmazın adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme nedeniyle belirlenecek bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı ...; davacının davalıların evliliklerinin çok olumlu gitmesinden memnun olması, torununun maddi kaygı çekmemesi, müşterek çocuklarını çok sevmesi nedeniyle destek olmak amacıyla taşınmazları bağışladığını, ölünceye kadar bakım akdi olmadığını, yine de davacı ile ilgilendiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşmasında ise davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden davanın kabul nedeniyle kabulüne, diğer davalı yönünden davalıların taşınmaz devirleri sonrasında kararlaştırıldığı üzere davacının bakım ve gözetimiyle ilgilenmemeye başladıkları, bilahare davalı ... ...tarafından diğer davalı aleyhine 15.09.2021 tarihinde çekişmeli boşanma davası açıldığı, davacının hileyi bu tarihte öğrendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dışı müteahhit firma ile yapmış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine düşecek olan davaya konu daireleri davalılara kendisine bakılması şartı ile devrettiği, davalıların buna ilişkin adi yazılı sözleşme de düzenledikleri, ancak tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davalıların üzerine düşen edimlerini yerine getirmedikleri ve davalıların arasında 15.09.2021 tarihli açılmış derdest çekişmeli boşanma davası olduğu, davalıların davacıya bakmayı vaat ederek ve bu yönde kanaat oluşturarak davacının iradesini sakatlamak suretiyle temliki sağladığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Ancak, harç kamu düzeninden olup re'sen inceleme yapıldığından, Mahkemece davalı ...’e devredilen 8 nolu bağımsız bölüm ve davalı ...’a devredilen 10 nolu bağımsız bölüm yönünden her bir davalının kendisine temlik edilen taşınmazın değeri dikkate alınarak harçtan ayrı ayrı sorumlu tutulması gerekirken, toplam miktar üzerinden belirlenen harç miktarının davalı ...’ten tahsili ile davalı ...’un kabul beyanı nedeniyle 1/3 oranına isabet eden kısım yönünden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru değildir.Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.Açıklanan nedenden ötürü davalının temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davalı ... ...yönünden alınması gereken 38.595,15 TL harç ve davalı ... yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. madde hükmü gereğince alınması gereken harcın 1/3 oranına isabet eden 11.032,06 TL harçtan 341,55 TL peşin harç ve 17.581,29 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye toplam 31.704,37 TL nispi karar ve ilam harcından 28.946,36 TL’nin davalı ...’ten, 2.758,01 TL’nin davalı ...’dan alınarak Hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Kaya'ya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.