Zilyetlikle edinilen taşınmazın hazine tarafından kadastro tespitine itirazla açılan davada, Yargıtay bozma kararı sonrası, parselin tarla vasıflı kısmının davalıya, hali arazi kısımlarının hazineye tesciline karar verilmesi.
Özet: Hazinenin, davalı adına zilyetlikle tespit edilen bir taşınmazın taşlık arazi olduğu iddiasıyla açtığı ve ilk derece mahkemesince Hazine adına tescille sonuçlanan dava, Yargıtayın taşınmazın orman vasfında olmadığı, zilyetlik koşullarının ve kullanım geçmişinin etraflıca araştırılması gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılamada; taşınmazın bir kısmı "hali arazi" vasfıyla Hazine adına, bir kısmı "tarla" vasfıyla davalı adına, geri kalan kısmı ise ilk tespit gibi davalı adına tescil edilerek kısmen kabul, kısmen reddedilmiş ve bu son karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2024/8 E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 1 03... parsel sayılı 36.854,30 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın taşlık yerlerden olduğunu ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2014 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla 1 03... sayılı parselin kadastro tutanağının iptali ile taşlık arazi niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.05.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile " Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı, keşif sonrası aldırılan ziraat bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın içinde yağmur sularıyla beslenen bir kuyu bulunduğunun, mevcut durumuna bakıldığında 3-4 yıldır ekim yapılmadığının, parselin içindeki taşların tamamen temizlendiğinin ve etrafının da taş duvarla örülü olduğunun belirtildiği, ormancı bilirkişi raporunda, 1953 hava fotoğrafının stereoskopik incelemesinde, parselin sınırlarının belirli, tarımsal bir zemin üzerinde yapının var olduğunun görüldüğünün belirtildiği, yine aldırılan ormancı bilirkişi ek raporunda da 1984 tarihli hava fotoğrafının stereoskopik incelemesinde parselin sürülü ve sınırlarının belirgin olduğunun, tarımsal zeminin gözlendiğinin belirtildiği, dosya kapsamı ve keşif sonrası aldırılan raporlardan, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, davalının zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılmasının gerektiği, bu cümleden olarak; taşınmazın uzun zamandır kullanılmadığı anlaşıldığından, ne kadar zamandır boş vaziyette olup kullanılmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle tesbit edilmesi, taşınmazın öncesinde ne şekilde tasarruf edildiğinin ayrıntılı biçimde açıklattırılması, taşınmaz üzerinde taraflar yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, uzman ziraat mühendisi bilirkişiden; taşınmazın niteliği hususunda, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazda zilyetlik koşulları oluşmuş ve iradi terk sözkonusu değil ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, davalı kişi yanında, murisler yönünden de Tapu ve ilgili Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri dikkate alınarak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, tarafların delillerinin toplanması, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması " gerektiğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.12.2019 tarihli rapora ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 6.124,12 m² yüzölçümündeki kısmın, (C) harfi ile gösterilen 10.024,00 m² yüzölçümündeki kısmın ve (D1) harfi ile gösterilen 2.721,09 m² kısmın ayrı ayrı dava konusu taşınmazdan ifrazları ile son parsel numaraları verilerek “hali arazi " vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 12.901,67 m² yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek " tarla vasfıyla" davalı adına tapuya tesciline, geriye kalan aynı krokide (D) harfiyle gösterilen 5.081,31 m² yüzölçümündeki kısmın ise tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 15.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile " dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarının ve ekindeki fotoğrafların incelenmesinden, davalı adına tesciline karar verilen bölümlerin, taşlık kayalık vasfının hakim olduğu, davalı tarafından emek ve masraf harcanmak suretiyle imar ihyasının tamamlanıp tarım arazisi haline getirilmiş olmasının sözkonusu olmadığı anlaşıldığından, bu belirlemeler karşısında davalı yararına kazanma koşullarının oluşmadığı, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanmadığı gerekçesiyle, taşınmazın (B) ve (D) ile gösterilen bölümleri ile ilgili olarak da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, somut olay ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.12.2019 tarihli rapora ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 6.124,12 m² yüzölçümündeki kısmın, (C) harfi ile gösterilen 10.024,00 m² yüzölçümündeki kısmın ve (D1) harfi ile gösterilen 2.721,09 m² kısımlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 12.901,67 m² yüzölçümündeki kısmın ve (D) harfiyle gösterilen 5.081,31 m² yüzölçümündeki kısmın ise ayrı ayrı dava konusu taşınmazdan ifrazları ile son parsel numaraları verilerek “hali arazi " vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalı tarafın taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin kazandırıcı zamanaşımı süresince kesintisiz devam ettiği hususunda yeterli değerlendirme yapılmadığını ve taşınmazın ekonomik olarak kullanıldığı döneme ilişkin delillerin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığına ve davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.12.2019 tarihli rapora ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 6.124,12 m² yüzölçümündeki kısmın, (C) harfi ile gösterilen 10.024,00 m² yüzölçümündeki kısmın ve (D1) harfi ile gösterilen 2.721,09 m² kısımlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 12.901,67 m² yüz ölçümündeki kısmın ve (D) harfiyle gösterilen 5.081,31 m² yüzölçümündeki kısmın ise ayrı ayrı dava konusu taşınmazdan ifrazları ile son parsel numaraları verilerek “hali arazi " vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın tümünün fen bilirkişi raporunda (A), (B), (C) , (D) ve (D1) harfleri ile gösterildiği, uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca davanın tümden reddine karar verildiği halde, (A), (C) ve (D1) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden kesinleşen, bir önceki kabul kararın infaz edilmediği nazara alınarak, taşınmazın ifraz edilmeksizin tümü ile hali arazi vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmemesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü ve kamu yararı uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1.1) numaralı bendinde yer alan “fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 27.12.2019 tarihli rapora ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 6.124, 12... yüzölçümündeki kısmın, (C) harfi ile gösterilen 10.024,00 m² yüzölçümündeki kısmın ve (D1) harfi ile gösterilen 2.721,09 m² kısımlar yönünden (Mardin Kadastro Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilam ile karar verildiğinden ) yeniden karar verilmesine yer olmadığına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 12.901,67 m² yüzölçümündeki kısmın ve (D) harfiyle gösterilen 5.081,31 m² yüzölçümündeki kısmın ise ayrı ayrı dava konusu taşınmazdan ifrazları ile son parsel numaraları verilerek “hali arazi " vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
” ifadelerinin hükümden çıkartılarak yerine "Hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!