Mirastan mal kaçırma kastıyla muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil ile tenkis davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararının temyiz incelemesi sonucunda onanması.
Özet: Mirasçılardan mal kaçırma kastıyla murisin oğullarına devrettiği iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili, olmazsa tenkisi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin hak düşürücü süre nedeniyle verdiği ret kararı istinafça kaldırıldıktan sonra, yenilenen yargılamada murisin muvazaalı işlem yapma veya saklı payı zedeleme kastının ispat edilememesi gerekçeleriyle tapu iptali ve tescil ile tenkis taleplerinin reddine dair bölge adliye mahkemesi kararı, temyiz incelemesinde hukuka uygun bulunarak onanmış ve davanın kesin olarak reddi sağlanmıştır.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Davacı; muris ...'ın maliki olduğu 1 08... parsel sayılı taşınmazını 1974 yılında kadastro tespiti esnasında kadastro tespit tutanağı ile davalı oğullarına sattığını, taşınmazın adlarına tescil edildiğini, devrin mirasçılardan mal kaçırma kastı ile yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini adli yardımlı olarak istemiş, Mahkemece 13.08.2021 tarihli ara karar ile adli yardım talebi kabul edilmiştir.Davalılar; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, mal kaçırma amacı olmadığını, başka değerli yerleri de bulunduğunu, taşınmaza alabilecek gücü olduğunu, murisin kızlarını evlendirdiğinden ihtiyacı olduğunu, temlik tarihinde değerinin düşük olduğunu, sonra fındık ekildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ████████ E., ████████ K. sayılı, davanın Kadastro Kanunu 12/3. maddesi gereği hak düşürücü süreden reddine ilişkin olarak verilen kararının davacı vekili tarafından istinafı üzerine ön inceleme duruşması ve sözlü yargılamanın usulüne uygun yapılmadığı, muris muvazaasına ilişkin talebin hak düşürücü süre yönünden murisin ölüm tarihine göre farklılık arz ettiği gerekçesiyle kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devrin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tenkis isteğinin ise saklı payı zedeleme kastının ispat edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapulama teknisyeni huzurunda yapılan işlemlerde 01.04.19 74... /2 İBK uygulama olanağı olmadığı, tenkis isteği yönünden murisin saklı payı zedeleme kastının ispat edilmediği gerekçesiyle gerekçe düzeltilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin nitelikte olduğunun belirtilmesi ve İlk Derece Mahkemesince kesinleşme şerhi verilmesinin doğru olmadığı eleştirilmekle, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcı olmak üzere toplam 3.765,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.