Kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, hazine adına tescil sonrası 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle reddedilerek temyizen onanması.
Özet: Mirasçılar tarafından, atalarına ait olup kadastro sırasında hazine adına hatalı tescil edildiği ileri sürülen taşınmazın tapu kaydının iptali ve adlarına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince kadastro tespitinin kesinleşmesinden dava açılış tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, bu ret kararı bölge adliye mahkemesi ve temyiz incelemeleri sonucunda usul ve yasaya uygun bulunarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ:... 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Tapulama çalışmaları sırasında,... ili, ...ilçesi,...köyünde yapılan 34 18... parsel sayılı 320.0 80... yüz ölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile Hazine adına tespit görmüş, (ölü) ... varisleri adına ...... ... tarafından... Tapulama Mahkemesine açılan dava sonucu 17.02.1978 tarihinde hükmen tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.Davacı vekili; dava konusu 34 18... parsel sayılı taşınmazın davacının murisleri tarafından imar-ihya edilip zilyet edildiği halde tapulama çalışmaları sırasında hatalı olarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 17.02.1978 ile dava tarihi olan 27.02.2024 tarihleri arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.