Ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava kararı.
Özet: Davacı, ticari ilişkiden kaynaklı ürün satışlarına dair yasal süresi içinde itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılan faturalara dayalı 212.648,00 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; davalının davaya cevap sunmaması üzerine mahkeme, faturanın ticari defterlere kaydedilip yasal süresinde itiraz edilmemesi halinde içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı hükmünü esas alarak davanın değerlendirildiği bir yargılama sürecini yürütmüştür.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalıya ürün satışı yapıldığını ve faturaların davalıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, davalı tarafça faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturalardan kaynaklı olarak müvekkilinin davalıdan toplam 612.648,00 TL alacağı oluştuğunu, bu alacağa karşılık davalı tarafından her biri 100.000,00 TL bedelli dört adet senet verildiğini, bakiye 212.648,00 TL alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... .... ... ... ... ... ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir gerekçe göstermeden borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, yapılan itirazın haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik kötü niyetli olduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğunu, tarafların ticari defterleri ile Ba-Bs formları incelendiğinde alacağın sabit olduğunun anlaşılacağını, davanın para alacağına ilişkin olması nedeniyle alacaklının ikametgahı mahkemesinin de yetkili olduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... ... ... ... .... Esas sayılı takip dosyası, davacı ticari defter ve kayıtları, davalıya ait Ba-Bs formları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı vekilinin, müvekkilinin bu ilişki kapsamında davalıya mal satıp faturalarını düzenlediğini, davalının 400.000,00 TL'lik senet vermesine rağmen bakiye 212.648,00 TL borcunu ödemediğini, bu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemiyle bu davayı açtığı, davalı tarafın ise davaya cevap vermediği ancak icra dosyasındaki itirazı ile borcu inkar ettiği görülmüştür.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 212.648,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... ... ... .... ... .... ... .... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2026 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü bulunmaktadır. Faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Faturayı alan kişi, süresi içinde faturaya ve dayandığı temel borç ilişkisine itiraz ederse, ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olur. Ancak faturaya süresinde itiraz etmeyen ve faturayı ticari defterlerine kaydeden tarafın, artık faturaya konu mal veya hizmeti teslim aldığının kabulü gerekir. Bu durumda mal veya hizmetin teslim edilmediğini ya da bedelinin ödendiğini ispat yükü, faturayı alan davalıya geçer .... .... .... .... .... ... .... K. sayılı kararları).
Mali Müşavir bilirkişi ... ... .... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu cari hesap ekstresine göre davalıdan 23 fatura nedeniyle bakiye 212.648,00 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davacının resmi ticari defter kayıtlarında ise 24 fatura nedeniyle 431.128,00 TL alacaklı göründüğü, aradaki farkın davacının resmi defterlerine kaydettiği ancak davalının kabul etmediği 18.480,00 TL'lik bir fatura ile senet ve ödeme kayıtlarının farklı muhasebeleştirilmesinden kaynaklandığının tespit edildiği, davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmediği ancak davalının bağlı olduğu vergi dairesinden gelen yazıya ekli Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formuna göre, davalı şirketin davacı tarafından düzenlenen ve toplamı 612.648,00 TL olan 23 adet faturayı vergi dairesine beyan ederek ticari kayıtlarına aldığının anlaşıldığı, davalının kabul etmediği 18.480,00 TL'lik faturanın ise davacının dava konusu ettiği cari hesap ekstresinde de yer almadığı, bu itibarla dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresine ve davalının vergi beyanlarına göre davacının takip ve dava tarihi itibarıyla davalıdan 23 fatura nedeniyle bakiye 212.648,00 TL alacaklı olduğu ve takip konusu talebin de bu miktar olduğu bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde,... .... .... Esas sayılı takip dosyası, davacı ticari defter ve kayıtları, davalıya ait Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının davalıya mal satışı yaptığı ve faturalar düzenlediği, davalının bu faturalardan 23 adedini ve toplam 612.648,00 TL'lik tutarını kendi ticari kayıtlarına esas olmak üzere vergi dairesine bildirdiği, bu suretle faturaların içeriğini ve dayandığı mal teslimini kabul etmiş sayıldığı, davacının bu alacağa karşılık davalıdan 400.000,00 TL tutarında senet aldığını beyan ettiği ve bakiye 212.648,00 TL alacağın kaldığını ileri sürdüğü, davalının ise borcu ödediğine dair dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının dava ve takip konusu ettiği 212.648,00 TL alacağının davalının kabul ettiği faturalara dayandığı ve davacının bu miktarda alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca süresinde itiraz etmediği ve ticari kayıtlarına aldığı faturalara dayanan borcu ödediğini ispatlayamadığı, bu nedenle icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve bu nedenle likit (belirlenebilir) olduğu, borcun varlığını ticari kayıtları ile bilen davalının takibe itiraz etmesinin kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin de koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
-... .... .... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 42.529,60 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 212.648,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 14.525,98 TL karar ve ilam harcından 3.631,50 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 10.894,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı, 3.631,50 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.467,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 92,90 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.092,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 212.648,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!