Ankara BAM 31. Hukuk Dairesinin Elazığ konut projesi eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve haksız fesih istemli istinaf başvurusunun esastan reddi kararı.
Özet: Bir inşaat projesinin asfalt işleri için imzalanan eser sözleşmesinin davalı tarafından haksız yere feshedildiği iddiasıyla davacının, yapılmayan ek imalat bedeli ve kar kaybı da dahil olmak üzere alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair verdiği kararın, taraflarca yapılan istinaf başvurusu üzerine incelendiğini ve istinaf talebinin esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının onandığını belirtmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)
(HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İDDİA :
Davacı vekili; taraflar arasında, Elazığ İli Merkez İlçesi Abdullahpaşa Mahallesi 2. Etap 977 Adet Konut ve 100 Adet Dükkan İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi'nin Asfalt İşleri ile ilgili 11.01.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, davacı şirketin 11.01.2021 tarihli“ sözleşmedeki taahhütlerini yerine getirmekte iken, 25.06.2021 günü sözleşme konusu işin davalı yanca durdurularak davacı şirket çalışanları ve araçlarının şantiyeden çıkarıldığını, davacı şirket görevlileri tarafından 25.06.2021 tarihinde binder serimi yapılırken aşınma tabakası imalatından önce sözleşme kapsamında yer almayan C60B2-4 yapıştırıcı malzemenin kullanılması gerektiğini ve bu malzemenin kullanılmasına karar verilmesi durumunda bedeli karşılığında bu işlemin yapılacağı yönünde davalı şirket görevlilerine bilgilendirme yaptıklarını, bunun üzerine davalı şirket görevlilerince bu imalatın bedelsiz yapılması gerektiğinin belirtildiğini, belirtilen imalatın sözleşme kapsamında olmadığını ve sözleşme bedeline dahil olmadığını, bu nedenle bedeli ödenmezse yapılamayacağının bildirilmesi üzerine, “bu imalatı bedelsiz yapmıyorsanız işi durdurun ve şantiyeyi çalışan ve araçlarınızla hemen terk edin” denilerek işin durdurularak sonlandırıldığını ve sözleşmenin feshedildiğini, dolayısı ile sözleşmenin eylemli olarak feshedilmesi nedeniyle davacının tüm alacaklarının muaccel hale geldiğini ve ayrıca davacının iş bitmiş olsaydı elde edeceği kardan mahrum kalarak zarara uğradığını, yine davacı şirketin yaptığı işlerin karşılığı olarak ödenmesi gereken bedelin tam olarak davalı yanca ödenmediğini, Ankara 65. Noterliğinin 19 Temmuz 2021 tarih ve 24250 sayı üzerinden davalıya gönderilen ihtarname ile ödenmeyen hak ve alacaklar ile sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kar ve uğranılan her türlü zararın davacı şirkete ödenmesinin talep edildiğini, ancak bu ihtarnameye rağmen alacak ve zararların ödenmediğini, daha sonra, sorunun sulh yoluyla çözülmesi için davacı şirket yetkilileri tarafından yapılan girişimlerin davalı yanın anlaşmadan uzak tavırları nedeniyle sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine Ankara 65. Noterliğinin 10 Kasım 2021 tarih ve 36390 sayısı üzerinden davalıya gönderilen 2. ihtarname ve ekindeki 08.11.2021 tarihli fatura ile, daha önce faturaya konu edilmemiş, 813.636.36 TL'lik bir alacaklarının bulunduğu ve ayrıca anılan işten kaynaklı olarak davalıya kesilen ve davalı yanca kabul edilip davalı kayıtlarına alınan 09.02.2021 ve 22.06.2021 tarihli faturalara ilişkin olarak 69.161.74 TL eksik ödemenin olduğu belirtilerek toplamda 882.798.10 TL'nin ödenmesini istendiğini, davalı yanca faturanın iptal edilerek iade edildiğini ve yine alacakların ödenmediğini ileri sürerek, 11.01.2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı alacakları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250.000 TL, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kar için 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 260.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 250.000,00 TL alacak talebimizi 12.02.2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamında ıslah ederek 631.028,00 tl ye artırılmasını yine 25.06.2021 tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili; davalının (TOKİ/İdare) ile Elazığ, Merkez ilçesi, Abdullahpaşa Mah, 2.Etap 977 Adet Konut ve 100 Adet Dükkan İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşinin Yapımı konulu ihale eser sözleşmesi akdettiğini, Davacının, akdettiği █████/2021 tarihli sözleşmesinde ihale sözleşmesine konu yapım işinin asfalt işlerini her türlü malzeme ve işçilik dahil idarenin kesin kabulünü sağlayacak şekilde anahtar teslimi yapıp eksiksiz ve kusursuz olarak davalıya teslim etmeyi üstlendiğini, Sözleşmede Kararlaştırılan Birim Fiyatların KDV Dahil Birim Fiyatlar olduğunu, davacının sözleşmesinde Plentmix Temeli (PMT) 42,75 TL/ton; Asfalt Binderi 274 TL/ton, Asfalt Aşınmayı 287 TL/ton birim bedelle yapmayı üstlendiğini, sözleşmede yazılı işbu birim fiyatların, KDV dahil bedeller olup, talep ettiği tutarlara sözleşmesine aykırı şekilde KDV eklenmesini isteyemeyeceğini, imalat bedellerinin de sözleşmede kararlaştırılan KDV dahil birim bedellerle hesaplanması gerektiğini, █████/2021 tarihli sözleşmede herhangi bir değişiklik yapılmadığını, yapılan imalatın bedelinin, işbu sözleşmelere uygun şekilde hesaplanması gerektiğini, davacının, sözleşmeye aykırı faturalarının dikkate alınmamasının talep edildiğini, Davacının 2. hakedişi tarihi olan █████/2021 itibariyle toplam imalatının (1.ve 2.hakedişleri toplamı imalat miktarı) 5.560,60 ton PMT ve 2.533,27 ton Binder olduğunu, işbu imalatlarının karşılığının da toplam ((5.560,60 ton X 42,75 TL/ton -) 237.715,65 TL PMT * (2.533,27 ton X 274 TL/ton -) 694.115,98 TL Binder -) 931.831,63 TL olduğunu (-789.687,82 TL * 9618 KDV), bitüm farkını hakedişine girmemesi gerektiğini, davacının, sözleşmesine aykırı faturaların, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeyi değiştiremeyeceğini, İşbu ahvalde davacının, sözleşmesine aykırı faturalarının hesaplamalarda dikkate alınmamasının talep edildiğini KDV tevkifatının, taşeronun ödemesi gereken KDV'nin, kanunda belirlenen orandaki yüzdesi (%40) kesilmek suretiyle vergi dairesine müvekkilinin, vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edip ödemesi gereken tutarı ifade ettiğini, başka bir deyişle tevkifat kesintisinin müvekkilinin, taşerona ödemesi gereken tutar olmadığını, dolayısıyla KDV yönünden hesaplama yapılırken %40 oranındaki -KDV tevkifatının da mahsubunun talep edildiğini, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, sabit birim fiyatlı sözleşme olduğunu, sabit birim fiyatlı sözleşmede tarafların, birim fiyatta artırma yada azalmaya dair istisnayı sözleşmenin 3.4.maddesinde düzenlediğini fiyatlarında değişiklik olması durumunda tabloda yer alan 2. ve 3.satırların fiyat güncellemesi yapılacaktır. Hükmünün yer aldığını, tarafların, sözleşmeyi █████/2021 günü bitüm fiyatlarını esas alarak belirlediklerini ve fiyatı da binder için 188,66 TL/ton olarak sabitlenmesinin kararlaştırıldığını, Davacının gönderdiği ve kendisine itirazen iade edilen █████/2021 tarihli faturasına davacının “asfalt binder yama yapılması” şeklinde bir ek kalem girdiğini, davacının, işbu kalem dahil sözleşmesi kapsamı dışında ve/veya ek hiçbir iş yapmadığını, davacının, sözleşmesine aykırı bütün faturalarına itiraz ettiklerini ve hesaplamalarda bu hususun da dikkate alınmasını, sözleşme dışı herhangi bir imalat için hesap yapılmamasının talep edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bakiye iş bedeli ile sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan müspet zararın tahsiline ilişkin olup, davacı taşeron davalı ise yüklenicidir.
Davacı, taraflar arasında Elazığ İli Merkez İlçesi Abdullahpaşa Mahallesi 2. Etap 977 Adet Konut ve 100 Adet Dükkan İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşinin Asfalt İşleri ile ilgili █████/2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin ifası aşamasında davalı tarafından iş bedeline dahil olmayan C60B2-4 yapıştırıcı malzemenin kullanılmasının istenildiğini, ilave iş bedeli istenilmesi ve davalının da kabul etmemesi üzerine sözleşmenin haksız şekilde █████/2025 tarihinde feshedildiğini, devamında bakiye iş bedeli olan faturaya dayalı 882.798,10 TL’nin ödenmediğini, davalı tarafından işin bitirilip iş sahibi idareye teslim edildiğini, davalı tarafından ödemelerin bitüm farkını ihtiva eder şekilde yapıldığını ve kantar fişlerinin mevcut olduğunu, iş yeri tesliminin davalıdan kaynaklanan nedenler ile geç teslim edildiğini beyanla bakiye iş bedelinin ve sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan kar kaybı alacağının tahsilini talep etmiş, davalı cevabında alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşmede kararlaştırılan fiyatların KDV dahil birim fiyatlar olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı fiyatlandırılan faturalar gereğince ayrıca KDV talep edemeyeceğini, yapılan toplam iş bedelinin 931.831,63 TL olduğunu davacı alacağından KDV tefkifatı yapılması gerektiğini, ek bitüm fiyat farkı talep edemeyeceğini, davacı tarafından sunulan kantar fişlerini kabul etmediklerini, iş yerini davacının terk ettiğini, iş bedeline C60B2-4 yapıştırıcı da olmak üzere her türlü malzemenin dahil olduğunu, yine takas- mahsup talebi olarak yapılan fazla ödemenin iş bedelinden fazla ödemenin kusurlu işlerin düzeltilmesi için harcanan 282.453 TL +KDV ile aşınma tabakasının yapılması için harcanan 1.004.800 TL +KDV nedeniyle KDV dahil fazladan harcanan 333.294,54 TL’nin ile sözleşmenin 14.3. maddesi gereğince %10 cezai şart bedelinin, sözleşmenin 6.2. maddesi gereğince iş programı sunmama cezasının, 9.4. ve 14.2. maddelerindeki cezai şartın, 11.11. maddesi, 6.1 maddesi gereğince kararlaştırılan cezai şartın, 3.4. maddesi ve 9.2. maddesindeki kesintilerin takas ve mahsubunu talep ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı savunulmuş ise de, eser sözleşmelerinde zaman aşımı süresinin fesih tarihinden itibaren 5 sene olması ve taraflar arasındaki akdin 2021 yılında feshedildiği anlaşılmakla olup dava ve ıslah tarihinde alacağın zamanaşımına uğramadığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflar arasında █████/2021 tarihli Sözleşme ile davacı taşeron Ana Sözleşme’ye konu Elazığ İli Merkez İlçesi Abdullahpaşa Mahallesi 2. Etap 977. Adet Konut ve 100 Adet Dükkan İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi’ne ilişkin birim fiyatlı sözleşme akdedildiği anlaşılmakla olup iş bu sözleşmenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir, sözleşmeden kaynaklı olarak 2 adet hakkediş düzenlendiği davacı tarafından 7.923,96 TL işçilik kesintisinin itirazsız olarak kabul edildiği, 2. Hakkediş tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle 983.238,65 TL imalatın gerçekleştirildiği, 2021 yılında davalının davacıdan toplamda 1.114.281,21 TL tutarında fatura aldığı ve defterlerine kaydettiği, dava tarihi itibariyle davalının davacıya defter kayıtlarına göre 69.161,74 TL borçlu olduğu asıl iş sahibi idare tarafından işin kesin kabulünün yapıldığı ihtilaf konusu değildir.
Taraflar arasındaki ihtilaf yapılan işin miktarı ne olduğu, fesih tarihine bağlı olarak hangi tarihte iş bırakıldığı sunulan kantar fişlerinin delil niteliğine haiz olup olmadığı, iş bedeline KDV’nin dahil olup olmadığı, ek bitüm fiyat farkının talep edilip edilmeyeceği, , iş bedeline C60B2-4 yapıştırıcının dahil olup olmadığı, sözleşmenin haksız olarak feshedilip feshedilmediği, asıl alacaktan davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülen takas ve mahsup defilerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
İş bedeline KDV ilave edilip edilmeyeceğine ilişkin olarak; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1. maddesinde “…sözleşme sabit birim fiyatlıdır, eskalasyon farkı uygulanmayacaktır…”, 3.2 maddesinde “…sözleşmede yazılı iş bedeline her türlü malzeme, işçilik, nakliye, alet edevat ve ekipman, yükleme, boşaltma, zayiat, çalışma sahası içindeki her yere ve yüksekliğe yatay ve dikey taşımalar, TAŞERON karı, imalatların bakımı ve korunması, genel giderler, taşeronun işçilerinin her türlü alacağı, barınması ve yemekleri, SGK ödemeleri, her türlü vergi resim ve sigorta giderleri vs. dahildir…”, maddesi bulunmaktadır, götürü bedelli işlerde KDV'nin iş bedeline dahil olup aksi kararlaştırılmadıkça ayrıca istenemeyeceği kabul edilmektedir, ancak alınan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere davalı tarafından yapılan 2 adet hakkediş ödemesinde de iş bedeline KDV ilave edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin değiştirildiğinin kabul edilmesi gerektiği ve iş bedeline KDV ilave edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da “…Davacı yüklenicinin düzenlediği ve icra takip dayanağı olan 30.01.2012 ve 30.05.2012 tarihli 2 adet faturaya davalı taraf Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 8 gün içerisinde itiraz etmediği gibi, faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yine "ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 222/4 maddesi" açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur" hükmünü içermektedir. Bu kurallar gereğince kendi defterlerinde olan aleyhine kayıtların davalıyı bağladığı içeriğini kabul etmiş sayılacağının gözetilmesi gerekir. Davalı cevap dilekçesinde faturalarda belirtilen hizmetlerin davacı tarafından ifa edilmediğini ileri sürmüşse de, davalının faturaları imalât yapılmadığı halde defterine kaydettiği savunması kanıtlanmış değildir. Bu durumda davacının faturalarda yazılı imalâtları gerçekleştirdiğinin ve davalının da fatura toplamlarını benimsemediğinin kabulü gerekir. Yine taraflar arasındaki sözleşmede taş kırma işçiliği birim fiyatı 0,37 TL olarak kararlaştırılmışsa da 30.05.2012 tarihli faturada bu iş kaleminin birim fiyatı 1,00 TL olarak gösterilmiştir. Az yukarda da belirtildiği üzere davalı diğer faturalar ve bu faturaya itiraz etmeyip kendi ticari defterlerine işlediğinden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.09.2012 gün ve ███████-████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi sözleşmedeki birim fiyatın fatura ile değiştirildiğinin ve davalının faturada gösterilen birim fiyatı benimsediğinin kabulü gerekir…” şeklindedir. Yine Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği gereğince taşeron davacıya ödenecek KDV’den 4/10 oranında davalı yüklenici lehine tevkifat yapılması gerektiği de anlaşılarak hesaplamada dikkate alınmıştır.
Bitüm farklı ihtilafına ilişkin olarak; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.4. maddesinde “…13.01.2021 günü Tüpraş batman Rafinerisi BİTÜM █████ fiyatına göre sözleşme yapılmış olup (binder 188,55 TL/ton, Aşınma 209.63 TL/ton) 01.04.2021-12.04.2021 arası Bitüm fiyatlarında değişiklik olması durumunda tablonda yer aan 2. Ve 3. Satırların fiyat güncellemesi yapılacaktır…” şeklinde madde bulunmakta olup, hükme esas █████/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere davacının 01.04.2021-12.04.2021 tarihleri arasında asfalt imalatı yapmadığı, bu tarihler arasında indirim yapılsa idi bitüm bedeli indirimi yapılacağı kararlaştırılmış olmakla kesinti uygulanmamıştır.
Yapılan işin miktarına ilişkin olarak; davalı tarafından █████/2021 tarihi itibariyle 5.560,60 ton PMT ve 2.533,27 ton binder imalatı yapıldığını ve KDV dahil toplam iş bedelinin 931.831,63 TL olduğu, davacı tarafından ise 8400 ton PMT ve 4210 ton asfalt binder tabakası yaptırıldığı davacıya ise sadece 5853 ton PMT ile 2666 ton asfalt binder tabakası için 2 adet hakkediş düzenlendiği belirtilmiştir. Davacı tarafından sunulan kantar fişleri incelendiğinde kantar fişlerinde imzası yer alan kişilerin davalı çalışanı olduğu anlaşılmakla davacının en son uygulama yaptığı tarihin █████/2021 olduğu kabul edilmiş, aksi yöndeki davalı tanığı beyanlarına itibar edilmemiştir. Buna göre █████/2021 tarihinden sonra yapılan imalatlar ile toplam imalat kalemleri –hükme esas █████/2024 tarihli kök ve bilirkişi raporlarından farklı olarak █████/2022 tarihli dilekçesinde kabul edilen imalat miktarları esas alınarak- 8.400,00 ton plenmix temel için (8.400,00x42,75= 359.100,00 TL, asfalt binder için 4.210,00 ton için (4.210x274=1.153.540,00 TL ) olmak üzere toplam KDV hariç 1.512.640,00 TL olarak kabul edilmiş, KDV bedeli 272.275,2 TL, toplam iş bedeli 1.784.915,2 TL KDV tevkifatı 108.910,08 TL düşüldükten sonra ise davacı toplam alacağı 1.676.005,12 TL ispatlanan ödeme miktarı ise 1.045.119,47 TL olduğuna göre davacı bakiye alacağı takas mahsup istemi öncesinde 630.885,65 TL bulunmuştur.
Davacının kar kaybı talebine ilişkin olarak; taraf beyanları, dinlenen tanık beyanlarından sözleşmenin feshine giden süreçte davacı tarafından işin ifası sırasında aşınma tabakası imalatından önce davalı iş sahibince C60B2-4 yapıştırıcının kullanılmasının talep edildiği ancak davacı tarafından sözleşme bedeline dahil olmadığı ve ilave iş bedeli ödendiğinde yapıştırıcının kullanılabileceği yönünde davalıdan talepte bulunulduğu hususunda ihtilaf olmayıp, bu husustaki ihtilaf sözleşmenin kim tarafından eylemli feshedildiğine ilişkindir. Dosya kapsamında █████/2021 tarihinde müşavir firma tarafından davacının şantiyeyi terk ettiğine dair tutanak mevcut ise de, davacı tarafından █████/2021 tarihli davalı çalışanları olduğu anlaşılan kantar fişleri sunulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı iddiasında, davalı tarafından işten el çektirildiği iddia edilmiş ise de, davacı tarafından imalata devam edilmesi için sözleşme kapsamına dahil olduğu anlaşılan C60B2-4 yapıştırıcı bedelinin ödenmesi halinde imalata devam edileceğinin bildirildiği, devamında ise yüklenici davalıya işe devam etme iradesini gösterir şekilde herhangi bir ihbara ve ihtarda bulunmaksızın iş yerini terk ettiği kanaati oluşmakla sözleşmenin eylemli olarak davacı tarafından feshedildiği kabul edilmiştir. Akdî ilişkinin sonlandırılmasında davalıya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığından davacı tarafından tasfiye nedeniyle müspet zarar kapsamında kâr kaybı ve alacak isteminde bulunulamayacağı açık olmakla bu alacak kalemi yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Takas ve mahsup talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı tarafından cevap dilekçesinde bahsi geçen cezai şart ve diğer alacak kalemleri asıl sözleşmeden kaynaklandığı için, takas ve mahsuba ilişkindir, cevap dilekçesinde ileri sürülebileceği gibi ayrı bir dava ile de istenilebilir.
TBK'nın 179/II. maddesinde ifaya ekli cezai şart tanımlanmıştır. Alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz kabul etmiş olmadıkça, akdin ifası ile birlikte cezanın ödenmesini de isteyebilecektir. Buna göre bu cezanın istenilmesi için teslim anında talep hakkının saklı tutulması veya sözleşmede ihtirazı kayda gerek olmaksızın cezai şart talep edilmeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunması gerekir. Sözleşmenin 9.1. maddesinde “…Hakdediş düzenlendiğinde ve/veya faturası bedeli ödenirken tahakkuk eden cezalar dahil SÖZLEŞME’sel kesintilerin yapılmamış olması ve/veya fatura bedellerinin ve/veya TAŞERON hakkedişlerinin cezalar tahsil edilmeden ve/veya sözleşmesel kesintiler yapılmadan düzenlenmiş ve/veya ödenmiş olması İŞ SAHİBİ’nn ceza isteminden ve/veya sözleşme hükümlerinde yazılı diğer kesintilerin yapılmasından /tahsilinden, sözleşmesel ve/veya kanuni haklarından ve/veya taleplerinden vazgeçtiği veya feragat ettiği anlamına gelmez. İŞ SAHİBİ haklarını veya taleplerini sonradan ileri sürmek ve/veya tahsil etmek için hakkediş tutanağında da kısmen veya tamamen veya tesellümünde de ödeme yaparken de geçici veya kesin kabulde de itirazi kayıt ileri sürmek zorunda değildir…” maddesi ile sözleşmenin 14.4. maddesinde “…İŞ SAHİBİ haklarını sonradan kullanabilmek ve/veya tahsil edebilmek için hiçbir aşamada itirazi kayıt ileri sürmek zorunda değildir…” maddeleri bulunmakta olup, yine ifaya ekli cezai şart da müspet zarar kapsamından olduğundan ve sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından sözleşmenin feshi halinde talep edilmesi mümkün değildir. Sözleşmenin 10.2. maddesinde “…sözleşmenin iş sahibi tarafından feshi iş sahibinin sözleşmede kararlaştırılan hiçbir ceza bedellerinden ve/veya zararlarının tazmininden vazgeçtiği veya feragat ettiği anlamına gelmez…” maddesi de bulunmakta olup sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu ispat edilemeyen davalı tarafından sözleşmede kararlaştırılan cezai şartların dosya kapsamına uygun düştüğü ölçüde hesaplanan iş bedelinden tenkis edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Sözleşmenin 6.1. maddesinde taşeronun iş yeri teslim tutanağı ile işe başlayacağı, işin fiili başlama tarihinden itibaren 20 gün içerisinde iş programına uygun olarak kusursuz ve noksansız teslim edeceği, 10. Maddesinde ise iş bedelinin %15’ini aşmamak kaydı ile gecikilen her gün için 500,00 TL gecikme cezasının taşerondan tahsil edileceği düzenlenmiş olup, davacıya yer tesliminin █████/2021 tarihinde yapıldığı, ana sözleşmenin iş bu sözleşmenin eki olup █████/2021 tarihine kadar çalışılmadığı kabul edilirse 20 günde teslimin gerektiği, bu nedenle teslim tarihinin █████/2021 olduğu, davacının ise █████/2025 olduğu kabul edildiğinde 91 gün üzerinden 45.500 TL cezai şartın alacaktan mahsup edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Sözleşmenin 9.4. maddesinde “… TAŞERON, ŞANTİYE’de görevlendirdiği işçilerin imzasına havi ücret bordrolarının örneklerini, işçilerine yaptığı ödemelerin banka dekontlarını veya banka onaylı maaş listesini ; aylık tahakkuk hizmet listesini ve SGK primlerini ödediğine dair belgeyi , kaşe ve imzasını havi işçi borcu yoktur tutanağını bir dosya halinde hazırlayarak İŞ SAHİB’ne vermek zorundadır, TAŞERON ŞANTİYE’de görevlendirdiği işçilerin imzaladığı TÜRK BORÇLAR KANUNU 420’ye uygun İBRANAMEYİ ve ödendi bordrolarını da iş sahibine verecektir. TAŞERON anılan bu belgelerin tamamını İŞ SAHİBİNE ibraz etmediği sürece hakkedişinin muaccel olmayacağını; kendisine hakkediş ödenmiş olmasının İŞ SAHİBİ’ne bu belgeleri verdiği anlamına gelmeyeceğini kayıtsız şartsız kabul etmiştir. TAŞERON teslim etmek zorunda olduğu her bir belge için ayrı ayrı geçerli olmak üzere SÖZLEŞME konusu işlerin tamının ifa bedelinin %12’sini geçmemek üzere anılı belgeleri sunmakta geciktiği her beher gün için iş sahibine 250,00 TL ceza ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir. TAŞERON İŞ SAHİBİ’nin ödediği işçilik alacakları ve/veya sigorta primleri varsa bu bedelleri %10 fazlasıyla İŞ SAHİBİNE ödemek zorundadır, bu tutar TAŞERON’un hak edişinden kısmen veya tamamen kesilebileceği gibi TAŞERON’dan ayrıca tahsil de edilebilecektir…” maddesi gereğince 91 gün üzerinden hesaplanan ceza tutarının 22.750,00 TL olduğu ve davacı alacağından mahsubu gerektiği,
Eksik ve ayıplı işe yönelik defilerin incelenmesinde; Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.7. maddesinde “Taşeron Türk Borçlar Kanunu ve mevzuat yükümlülükleri ve sorumlulukları saklı ve geçerli olmak kaydıyla sözleşmeye konu işleri için geçici kabul ve kesin kabul arasındaki teminat süresine ek olarak ve ayrıca İDARE’nin kesin kabul onayı tarihinden itibaren 1 YIL süreyle garanti taahhüdünde bulunmuştur…” maddesi gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir. (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Asıl iş sahibi TOKİ tarafından davalıya gönderilen Uygunsuzluk Tespit Tutanağı’nda “…asfalt imalatında binder tabakasında gözle görünür uygunsuz eğimler tespit edilmiştir ve düzeltilmesi gerekir…” şeklindeki ayıp ihbarı ve işin düzeltilmesi amacıyla davalı tarafından dava dışı 3. Kişiye ayıbın giderildiği anlaşılmıştır.
Sözleşmenin 14.3 maddesinde; “…taşeron iş sahibinin istemine rağmen, eksik işleri tamamlamaz veya kusurlu işlerini düzeltmez ise İŞ SAHİBİ SÖZLEŞMEDEKİ diğer hükümler saklı kalmak kaydıyla hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın işleri TAŞERON’un nam ve hesabına kendisi yapmak veya 3. Kişilere yaptırmak hakkını haizdir. Bu durumda TAŞERON SÖZLEŞME’nin diğer hükümlerindeki ceza veya yaptırım düzenlemelerine, ek olarak namı hesabına yapılan bu işlerin İŞ SAHİBİ’ne maliyeti ne olursa olsun, bu maliyet ve masrafları %10 cezası ile İŞ SAHİBİNE ödeyeceğini , bu tutarların hakkedişinden kesilebileceğini veya teminatından tahsil edilebileceğini, nama ifa edilen imalatlar ve bedelleri konusunda İŞ SAHİBİ’nin üçüncü kişilere olanlar dahil belgelerinin ve kayıtlarının HMK 193 anlamında delil sözleşmesi olarak geçerli olduğunu kayıtsız şartsız kabul ve taahhüt etmiştir…” maddesi, bulunmaktadır. Buna göre asıl iş sahibi TOKİ tarafından uygunsuzluk tespit tutanağı sonrasında davalı tarafından 14 gün sonra davacıya ayıp ihbarında bulunulsa da yapılan imalatlara yönelik olarak 1 yıl süre ile garanti yükümü verilmiş olmakla açık ayıp halinde de ayıp giderim bedelinin davalı tarafından takas ve mahsuba konu olabileceği değerlendirilmiştir. Buna göre hükme esas bilirkişi raporu ile dosya kapsamına uygun kabul edilen eksik ayıp giderim bedeli olan 158.862,22 TL ve %10 cezai şart kesintisi olan 15.886,22 TL’nin de davacı alacağından mahsubuna karar verilmiştir.
İş programına uyulmaması hakkındaki cezai şart talebi yönünden ise, sözleşmenin 6.2. maddesinde “…TAŞERON iş sahibinin İDARE nezdindeki programına uygun şekilde 1’i kendisinde ve 1’i İŞ SAHİBİ’nde kalacak şekilde 2 asıl nüsha olarak kendi iş programını hazırlayıp İŞ SAHİBİ’nin müdürü ve şantiye şefinin onayına sunmak ve işlerini, işbu iş programındaki sürelere uygun ifa etmek zorundadır. İŞ SAHİBİ’nin müdürünün ve şantiye şefinin imzalı onayları olmayan iş programı geçersizdir…” maddesi bulunmakta olup, davacının idareden aldığı iş programını davacıya sunduğuna dair bir evrakın sunulmadığı, finisher makinasına ilişkin fatura bedelinin davacı alacağından mahsup edildiği, sözleşmenin 3.4. maddesindeki analizlerin yaptırıldığına dair delillerin ibraz edilmediği, davacı çalışanlarına ilişkin olarak şantiyede çalıştığı süreye ilişkin bordroların sunulmadığı, bu nedenle 9.2. maddesinde talep edilen takas mahsup definin yerinde olmadığı, yine all risk sigorta kesintisinin kesin hesap aşamasında düzenleneceği anlaşılmakla, kabul edilenler dışındaki diğer tüm takas ve mahsup taleplerinin yerinde olmadığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, iş bedeli alacağı yönünden 387.887,21 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağın 250.000,00 TL’si için dava tarihi olan █████/2022, bakiye 137.887,21 TL’si için █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi uygulanmasına, iş bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, mahrum kalınan kar kaybı tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin sözleşme konusu işlerini, işin durdurularak sonlandırıldığı güne kadar sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirdiğini, işin üçüncü kişilere yaptırıldığı ileri sürülmüş olsa da, müvekkilinin davalı şirkete dökmüş olduğu malzemelerin kantar fişlerinin mevcut olduğunu, Toki'nin davacıya müvekkilinden kaynaklı bir yaptırım uygulamadığını, davalının iyineyetli hareket etmediğini, ayrıca müvekkilinden kaynaklı bir hata olsa dahi gözle görülebilecek bir hatanın düzeltilebilecek bir husus olduğunu, müvekkiline davalı kurum tarafından bu hataya ilişkin çekilmiş bir ihtar bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin bu hususa ilişkin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yapılan imalat miktarının, dolayısıyla ödenecek bedelin hesaplanmasında esas alınması gereken belgelerin her iki tarafında görevlilerince imza altına alınmış olan kantar fişleri olduğunu, TOKİ'den gelen yazı ile idarenin belirlediği eğim hatasın için ayrı bir çalışma yapılmasının gerekmediğini, aşınma tabakasının yapılması ile eğimdeki hatanın kendiliğinden giderildiğini, davalının ayrıca bir binder tabakası yapılması imalatı yaptırmadığını, davalının iddia ettiği eğim hatalarının giderilmesi işlemlerinin davalıya herhangi bir mali yük getirmediğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının imalat miktarının, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları ödemeye esas imalat miktarının, davacının imzasını içeren hakediş tutanaklarına ve dosya içeriğine aykırı şekilde fazla belirlendiğini, davacının kantar fişlerindeki malzeme miktarıyla tahkik hesabının karşılaştırılarak belirlenen ve ödemeye esas alınacak imalat miktarının davacı imzalı hakedişlerinde yer almasına rağmen, daha fazla imalat yaptığının kabul edildiğini, davacıya alacak çıkarılmasının sözleşmeye ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, davacının ayıplı işlerini bila bedel düzeltmek ve gerekirse yeniden yapmak zorunda olduğunu, ayıplı işlerin üçüncü kişilere düzelttirilmesi bedelinin tamamının mahsubu gerekirken, sözleşme bedeli ile ayıpların düzelttirilmesi bedeli arasındaki fark tutarının mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, zira eksik ve ayıplı işler bedeli için yapılan mahsup tutarının da düşük olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşme bedeline KDV miktarının dahil olduğunu, sözleşmedeki birim fiyatlara ayrıca KDV ekleyerek davacıya fazladan alacak çıkarılmasının eser sözleşmesinin ruhuna ve taraflar arasındaki sözleşme maddelerine aykırı olduğunu, davacının iş programı hazırlayıp onaylatmaması cezasının mahsup edilmemesinin de sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, gecikme cezasının tutarına ve teminatın irat kaydedilmesi cezasının mahsup edilmemesinin de doğru olmadığını, yine yerel mahkemece hesaplanan 91 günlük gecikmenin de doğru hesaplanmadığını, davacının Şubat 2021 tarihinde çalıştığını, idarenin de bu dönemde çalışılmasını talep ettiğini, davacının 155 günlük gecikmesinin bulunduğunu, buna göre gecikme cezası miktarının da 77.500,00 TL olarak hesaplanması gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 387.887,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
3-Davalı taraftan alınması gereken 26.496,58 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.625,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.871,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatıran taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Üye
E-imzalıdır
Katip
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!