Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu meydana gelen araç değer kaybının zorunlu trafik sigortası kapsamında tazmini talebiyle ilgili kararı.
Özet: Davacı idare, müvekkili araca arkadan çarpan tam kusurlu davalı sürücü ve onun zorunlu trafik sigortacısından, kaza sonucu oluşan ve önceden yapılan onarım ödemesine rağmen giderilemeyen değer kaybının yasal faiziyle birlikte tazminini talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise, başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, belirsiz alacak davasının yanlış türde açıldığını, kendi sigortalısının kusursuz olduğunu, kamu hizmeti aracında değer kaybı oluşmayacağını ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu savunurken, mahkeme, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının gerçek bir zarar kalemi olduğunu ve zorunlu trafik sigortacısının bu zarardan sorumlu olduğunu belirtmiştir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ███████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, █████/2025 tarihinde, müvekkili ... ... ... ... ... .... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesinde düzenlenen takip mesafesi kuralını ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, müvekkil idareye ait araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunu, kazaya karışan davalıya ait aracın kaza tarihi itibarıyla diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkil aracında değer kaybı oluştuğunu, zararın tazmini için davalılara yapılan bildirimlerden sonuç alınamadığını ve davalı sigorta şirketi ile yürütülen arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 2.098,80 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, █████/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle █████/2026 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 5.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü usulüne uygun olarak yerine getirmediğini, özellikle değer kaybı tespiti için SBM üzerinden atanmış bir eksper raporu sunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ıslah ile artırılacak miktar yönünden zamanaşımı def'inde bulunduklarını, alacak belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, esasa ilişkin olarak ise sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kamu hizmetine tahsis edilmiş resmi bir aracın ikinci el piyasası olmadığından değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, değer kaybı hesabının güncel Genel Şartlar'a göre yapılması gerektiğini, davacı aracının geçmiş hasarlarının ve kilometre durumunun da dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşürülmediğinden faizin kaza tarihinden başlatılamayacağını, ayrıca hasar onarım bedeli olarak █████/2025 tarihinde 20.988,00 TL ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu, davalı sigorta şirketinin poliçe kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini istemine ilişkindir.
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nun 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca, motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amacıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırmaları zorunludur. Bu sigorta, sigortacının, sigorta ettirenin Karayolları Trafik Kanunu'na göre üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu zararları poliçede belirlenen limitler dahilinde karşılamasını sağlar. Sigortacının sorumluluğu, sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı olup, sigorta ettirenin kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarını ödemekle yükümlüdür.
Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır.
Makine Mühendisi Adli Trafik Uzmanı ... .... .... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda, trafik kazası tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki diğer delillerin incelenmesi neticesinde, davalı sürücü ...'nin idaresindeki araçla önünde seyreden davacı aracına güvenli takip mesafesini korumayarak arkadan çarptığı, bu eylemiyle 2918 sayılı KTK'nın 52/b-c, 56/c ve 84/d maddelerini ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsü İsmail Erdir'in ise herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait 2024 model Ford Focus marka araçta meydana gelen hasar ve onarım sonrası aracın ikinci el piyasa değeri dikkate alındığında, reel piyasa koşullarına göre 5.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, mahkememizce dosyaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2025 tarihinde davacı kuruma ait ... .... .... .... ... ... .... .... plakalı aracın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'nin, önünde seyreden davacı aracını güvenli ve yeterli mesafeden takip etmeyerek arkadan çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davalı sigorta vekilinin, kamu hizmetine tahsisli araçların değer kaybına uğramayacağı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, zira değer kaybının aracın mülkiyetinin kamuya veya özel kişiye ait olmasından bağımsız olarak, bir malvarlığı değeri olan aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farktan kaynaklanan gerçek bir zarar olduğu, bu zararın tazmininin haksız fiil sorumluluğunun bir gereği olduğu, bilirkişinin Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına uygun şekilde, aracın modeli, yaşı, kilometresi, hasarın niteliği gibi objektif kriterleri dikkate alarak kaza tarihi itibarıyla piyasa rayiçleri arasındaki farkı esas almak suretiyle denetime elverişli bir hesaplama yaptığı, bu hesaplama sonucunda davacı aracında 5.000,00 TL değer kaybı oluştuğunun saptandığı, davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile talebini bu miktar üzerinden ıslah ettiği, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni olan davalı ...'nin ve aynı Kanun'un 91. maddesi uyarınca sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin oluşan bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, faiz başlangıcı yönünden ise haksız fiil sorumlusu olan davalı ... için kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden, sigorta şirketi olan davalı ... Sigorta A.Ş. için ise KTK'nın 99. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru sonrası yasal ödeme süresinin sonu olan ve mahkemece belirlenen temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
- 5.000,00 TL değer kaybı tazminatının; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 29.12.2025 tarihinden, davalı ... yönünden █████/2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 5.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 341,55 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harç ile, davacı harçtan muaf olduğundan dava açılışında alınmayan 732,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.464,00, TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı 1.280,80 TL tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.280,80 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 5.000,00 TL üzerinden takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!