Kullanım kadastrosu şerhi düzeltme davasında, 2/b arazilerin hazinece üçüncü şahıslara satışı sonrası davanın konusuz kalması ve tapu iptali için idari işlemin gerekliliği.
Özet: Kullanım kadastrosuyla 2/B vasıflı taşınmazların beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin değiştirilmesi talebiyle açılan dava, yargılama sırasında taşınmazların Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca davalılara satılıp tapuya tescil edilmesiyle konusuz kalmış; bu durumda, idari nitelikteki satış işlemi idarece geri alınmadıkça veya idari yargıda iptal edilmedikçe üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilemeyeceği ve ilk derece mahkemesinin esasa girerek karar vermesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ile davacı tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... , 1 97... , 1 14... parsel sayılı sırasıyla 7.863.27 m², 5.631.22 m², 1.056.22 m² ve 10.719,43 m² yüzölçümündeki taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacı ... ... kullanımındadır" şerhi yazılarak tutanak düzenlendiği, itiraz üzerine komisyonca 1 09... parsel sayılı taşınmaz için "davalı ... kullanımında olduğu" 1 09... , 1 98... ada 181 parsel sayılı taşınmazların ise "davalı ... kullanımında" olduğu şerhi yazılarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; yargılama sırasında lehlerine kullanım şerhi bulunan davalılar ... ve ...’e 07.11.20 13... .12.2013 tarihlerinde taşınmazların 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satılmıştır. 2. Davacı ... .... dava dilekçesinde; 1 09... , 197, 1 98... ada 181 parsel sayılı taşınmazların, çocukları olan, davalılar ... ve ... adına tespit gördüğünü, tespitin hatalı olduğunu, dava konusu parsellerin kendisi tarafından kullanıldığını belirterek, dava konusu parsellerin kullanıcılarının iptali ile kullanıcı olarak kendisinin yazılmasına karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında, davacı ... ....’in vefat etmesi nedeniyle tereke temsilcisi ile davaya devam edilmiş; tereke temsilcisi, bozma ilamından sonra davaya tapu iptal ve tescil davası olarak devam etmek istediklerini beyan etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., dava konusu yeri 1989 yılından beri kendisinin kullandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuş; ancak yargılama sırasında davayı kabul etmiş ve ayrıca davacı bu davalı hakkındaki davadan feragat ettiğini belirtmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesini 16.01.2019 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 24.03.2022 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; ''...davacının 27.12.2017 tarihli celse de şerhe ilişkin davanın konusuz kaldığı davaya zilyetlik tespit yönünden devam edilmek istendiğini belirttiği, Mahkemece de zilyetliğin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bu nitelikteki davaların görülebilmesi için kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde bulunması gerekir. Eldeki davada, dava konusu taşınmazlar, dava tarihinde Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte, yargılama sırasında 24.12.20 13... .11.2013 tarihlerinde, lehlerine kullanım şerhi bulunan davalılar ... ve ...’e 6292 sayılı Kanun uyarınca satılmış ve böylelikle taşınmazlar Hazinenin mülkiyetinden çıkmıştır. Taşınmazların davalılar adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle artık şerhe yönelik dava konusuz kalmıştır. Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, davacı ... ....’in taşınmazlarda dava tarihi itibarıyla zilyet olduğunun tespitine karar verilmesi isabetsiz olduğu'' gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilindiği üzere, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem, idari işlem niteliğinde 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satış işlemi olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe 3. kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı, dolayısıyla, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, 3. şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, bu sebeple davaya konu 1 09... ve 198 parsel ile aynı yer 1 14... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı ...'in davayı kabul ettiğini bildirir dilekçe sunmuş olduğu bu nedenle, 1 09... parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davalı Hazine yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken sehven hüküm kurulmadığı görülmekle kısa karar ile gerekçeli kararın çelişmemesi adına bu hususa değinilmekle yetinildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 09... ve 198 parsel ile aynı yer 1 14... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 1 09... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, anılan taşınmazda davalı ... adına kayıtlı mevcut tapu kaydının iptali ile Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ...... veraset ilamındaki paylar oranında mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 184 parsel sayılı taşınmazın davanın kabulü nedeni ile davacı adına tescile karar verilmesinin hatalı olduğunu, öncelikle taşınmazın Hazineye geri dönmesi gerektiğini ve ıslah talebinin kabulünün doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davacı tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece taşınmazların satışının engellemesi için tedbir kararı vermesi gerektiği halde verilmediği için satışın yapıldığını, davalıların bu nedenle kötü niyetli olduğunu her davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerektiğini ve davanın ispatlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilmeyeceğine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ile davacı tereke temsilcisi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekili ile davacı tereke temsilcisi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.