Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, ihale konusu etiket üretimindeki teknik şartnameye aykırılık ve numune reddi nedeniyle feshedilen eser sözleşmesinden doğan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı iade etmesi.
Özet: Davacı şirket, bir süt fabrikası ihalesi kapsamında temin edeceği etiketler için davalı ile yaptığı eser sözleşmesinde, davalının teknik şartnameye uygun numune ve nihayetinde ürün sağlayamaması, hatta üretimi yapamayacağını bildirmesi üzerine, işin tamamlanması için başka bir tedarikçiyle daha yüksek bedelle anlaşmak zorunda kaldığı iddiasıyla uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep ederken; davalı, salgın koşullarında gerekli hammaddelerin tedarik edilemezliği nedeniyle üretimin mümkün olmadığını ön görüşmelerde ilettiklerini, bu nedenle sözleşmenin oluşmadığını ve davacının basiretli bir tacir olarak kendi planlama eksikliklerinden kendisinin sorumlu olduğunu savunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Esas No: ███████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4-6 md)
ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ E-████████ K
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :█████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili;Müvekkili şirketin ... Genel Müdürlüğünde gerçekleşen süt fabrikasına malzeme alımına ilişkin ihaleyi kazanarak 22.12.2021 tarihinde ███████████ ihale kayıt numaralı " Mal Alımına Ait Sözleşme" imzaladığını, sözleşme konusunun; “teknik özellikleri şartnamede düzenlenen 5.000.000 adet 1000 ml. ... şişe süt üzerine yapıştırılan etiketin temini ve idareye süresinde teslimi” işi olduğunu, müvekkilinin ihaleye girmeden önce davalı şirket ile 11.11.2021 tarihinde görüşerek kendisine teknik bilgiyi verilerek fiyat aldığını ve bu fiyatlara göre ihaleye girerek kazandığını, ihaleyi kazandığını da davalıya 18.11.2021 tarihinde bildirdiğini, yine ihale makamının istediği numuneler ve detayları hakkında 07.12.2021 tarihinde tarafların görüştüklerini ve numuneleri davalının hazırladığını, sözleşme bedeli olan 465.000,00 TL'nin davalıya 22.12.2021 tarihinde peşin olarak 3 adet çekle ödendiğini, müvekkilinin 27.12.2021 tarihinde davalıya ihale makamının “numunelerin suda beklediğinde logonun bozulduğu” şikayetinin bildirdiğini, ihale makamından yeniden numunelerin kontrolü için gün alındığını ve ayrıca etiketlerin %90'ının yapıştırma makinesinde büzüştüğü şikayetini bildirdiğini ve 31.12.2021 tarihinde numunelerle ihale kurumuna bizzat birlikte gidileceğini hatırlattığını, müvekkilinin ihale makamına karşı 10 günlük cezalı süreye girdiği ve vermiş olduğu 3 ayrı numunelerin tamamının ihale makamından red gördüğünün bildirdiği, müvekkiline 12.01.2022 tarihinde ihale makamının son bir şans verdiğini ve 3 kez bozuk çıkan numunelerden dolayı artık son numunede şartnameye uyulmasını müvekkili şirkete mail yoluyla ilettiğini ve müvekkilinin de bu maili davalıya ilettiğini, davalının 3 kez etiketin numune onaylarından reddedilmesi üzerine son numune onayını yapmayacağını, ihalede belirtilen 5.000.000 adet etiketin temini gecikeceğinin yazılı olarak müvekkiline bildirdiğini, bunun üzerine işi yapamayacağı anlaşılan davalıdan verilen çeklerin istendiğini, çekleri cirolayarak piyasada kullandığından ödeme günleri geldiğinde çek bedellerini nakit ödediğini ve bu yolla piyasada olan çekleri müvekkiline iade etmiş sayıldığını, davalı şirket tarafından anlaşma kapsamında ve teknik şartnameye uygun olarak etiketin imal edilemediğini, davalıya keşide edilen Ankara 66.Noterliğinin 24.03.2022 tarih 6815 yevmiye numaralı ihtarnamede “defalarca alınan numunelere rağmen şartnameye uygun malzeme verilmediği, davalı firmanın artık malzemeleri süresinde temin edemeyeceğinin bildirdiğini, ticari itibarı korumak ve ihaleden yasaklanmamak için başka firma ile anlaşma sağlanacağını, aradaki farkın davalı firmadan talep edileceğinin bildirildiğini, işin yapılması için dava dışı şirket ile 25.03.2022 tarihinde 1.062.000,00 TL bedelle anlaşma yapıldığından 597.000,00 TL zarar ettiklerini belirterek; müvekkilinin uğradığı maddi zararın tespiti ile şimdilik işi başkasına yaptırdığından 597.000,00TL maddi zararın, 2.362,50TL işin gecikmesi nedeniyle ödenen gecikme cezası zararı olmak üzere toplam 599.362,50 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi zararın, ihtarnamenin tebellüğ tarihi olan 24.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili;müvekkilinin davacı ile üretilecek etiket üzerinde görüşme yaptıklarını, üretilmesi planlanan ürün hakkında fiziki olarak numune alışverişinde bulunduklarını, hatta bu numunelerle ilgili olarak ... yönetiminden de görüş alındığını, ihtarname cevabında da belirttikleri üzere müvekkilinin numune üzerinde İstenilen hammaddenin salgın hastalık koşullarında tedarik edilemeyeceği ve üretimin bu haliyle mümkün olmadığı beyan edilerek sözleşme ön görüşmelerinin sonlandırıldığını, davacının, ... yönetiminden aldığı ihaleye kendisinin fiyat verdiğini ve teslim taahhüdünde bulunduğunu, basiretli bir tacir olan davacının fiyat verirken ürünü nereden, nasıl ve hangi maliyetle tedarik edeceğini netleştirmesi gerektiğini, bahse konu planlamada yaşanan aksaklıklardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin davacı tarafından verilen çek bedellerini geri ödediğini, davacının işi başkasına yaptırdığını, müvekkiliyle aralarındaki ön görüşmelerde bahsedilen bedel ile işin yapım bedeli arasındaki farkı talep ettiğini, bu talebin hukuki dayanağının davacı tarafça netleştirilmesi gerektiğini, davacının işi başkasına yaptırırken müvekkiliyle görüşmediğini ve bu konuda mahkemeden herhangi bir izin almadığını ve tespit davası açmadığını, bu haliyle talep edilen bedelin maddi ve manevi yönden kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece;" Taraflara arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin yürürlüğe girip girmediği noktasında toplanmıştır. Davacı sözleşmenin bedelinin çekler verilerek vede ödenerek, davalınında, kendisine iletilen ve kararlaştırılan ... teknik şartnamesine uygun olmayan etiket imal edip, numunelerin ... ye ibrazı ile yürürlüğe girdiğini, ancak davalın edimini ayıpsız yerine getirmede kusurlu olduğunundan, ... nin kendi sözleşmesinin fesih etmemesi ve cezalı duruma düşmemek için davalı ile yapılan sözleşmeden dönerek, üçüncü kişide daha yüksek bedelle temin edilmesi nedeniyle, yine davalın ayıplı üretimi nedeniyle ... ye gecikme cezası ödenmesiyle zarara uğradığı, davalı taraf ise, sözleşmeni ön görüşme aşamasında kaldığı, bu nedenle sözleşme yürürlüğe girmiş gibi kendilerinde zarar talebinin yerinde bulunmadığı iddia edilmektedir.
Mahkememizce taraf delilleri toplandıktan sonra nitelikli hesap ve mali müşavir bilirkişiden oluşturulan heyetten alınan 17.04.2024 tarihli raporda,
heyete dava konusu etiketlerden anlar teknik bilirkişi katılımı sağlanmasının istenmesi üzerin, etiket konusunda anlar teknik bilirkişi heyete katılımı sağlanarak alınan 21.08.2024 tarihli raporda;
... şarttnamesinde belirtmiş olduğu
ürünün, Ultra Clear Rulo Etiket olduğu, ancak dosyaya sunulan davalının imal ettiği etiketin bu vasıfları taşımadığını, matbaa sektöründe bütün imalat malzemeleri ve işçiliklerin döviz üzerinden
belirlendiğini,
5.000.000 Adet Üretim için
73.386 m² Ultra Clear Rulo Boş Etiket gerektiği ve malzeme+ işçilik 43.714 Euro ile % 30 Kar 13.115 Euro dan toplam 56.829,- Euro olup, 05.01.2022 Tarihinde (1 Euro= 15.225,TL den) 865.222,00TL ye mal olacağından, bu halde davalının 465.000 TL ’ ye gibi düşük bir bedele imal ve tedarikinin mümkün olmadığını, davalının bu nedenle daha ekonomik malzeme kullandığı ve ... nin muayenelerin de bu nedenle ayıpları olduğu görülerek kabul işleminin yapılmadığını, davacının dava dışı ... Medikal Ambalaj Toptan Ticareti isimli firmaya ödediği KDV dahil tutar (900.000,00 X 1,18 =) 1.062.000,00 TL den, davacının ...’den tahsil ettiği KDV dahil tutar (
525.000,00 X 1,18 =) 619.500,00 TL olup davacının fazla ödemek zorunda kaldığı tutarın (1.062.000,00– 619.500,00=)442.500,00TL olduğu, ayrıca davacının yoksun kaldığı karın, davacının ... ihalesine teklif verirken davalının verdiği 465.000,00 TL’lik bedel
üzerine 60.000,00 TL ekleyerek ...’ye 525.000,00TL teklif vermiş olduğundan 60.000,00 TL’lik kâr ile ihaleye girdiği, fakat dava dışı 3.şahıs firmaya ödediği tutar
yüzünden zarar ettiği, kar elde edemediği için davacının davalıdan talep
edebileceği zarar tutarına 60.000,00TL kar tutarının da eklenmesi gerektiği ve toplam zarar tutarının 442.500,00TL+ 60.000,00TL=502.500,00TL
olduğu, yine ... ye ödenen gecikme cezası 2. 362,50TL nin de davacı zararı olduğu tespit ve hesap edilerek bildirilmiştir.
Dosya kapsamından davalının, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği, bu nedenle sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nun 475. Maddesinde; eserin, iş sahibinin kullanamayacağı yada hakkaniyet gereği kabule zorlanmayacak ölçüde ayıplı olması halinde iş sahibinin sözleşmede dönebileceği belirtilmiştir. Yine aynı kanunun genel hüküm niteliğindeki 125. Maddesinde; sözleşmede dönme halinde tarafların karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünde kurtulacağı ve verdiklerinin geri alacakları, borçlunun temerrüte düşmede kusurunun bulunmadığını ispat edemediği durumda, alacaklının sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklı tüm zararını/ olumsuz (menfi) zararını talep edebileceği düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek olumsuz zarar kavramına; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlarda girer.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasındaki whatsap yazışmaları, davacını ... ile imzaladığı sözleşme ile teknik şartnamesi, muayene tutanakları, davalının yazılı beyanı, üçüncü kişi ile davacını yaptığı sözleşme , çekler , banka yazı cevabı ile bilirkişi heyetinden alınan rapor hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında, davacını ... ile yaptığı 5.000.000 adet 1000ml süt şişesi etiketinin alımı ihalesi kapsamında etiketlerin davalı tarafından teknik şartnamesine uygun olarak imal edilerek ... ye teslimi sözleşmesinin şifai olarak yapıldığı, sözleşme gereği davalının ...' nin teknik şartnamesinde belirtilen vasıf ve kalitede etiket imal etmediğinden, teslim edilen numunelerin ... nin mal kabul muayenelerinde geçmediği, davacının ihtarına rağmen davalını istenen kalitede etiket üretiminin daha kaliteli ve fazla bedel gerektiren malzeme temin edilemediğinde üretimini yapamayacağını bildirildiği, davacınında üçüncü kişiye daha yüksek bedelle yaptırarak ... ye teslim etmek zorunda kaldığı, bu nedenle davacının zarar ettiği, sözleşmenin sonlanmasında davalını kusurlu olduğu, ... nin Ultra Clear Rulo Etiket istediği halde davalını etiket imalinden bu malzemeyi kullanmayıp daha ucuza mal olacak malzemeyi kullanması neticesinde, etiketlerin sıcak suda etkilenerek istenmeye hale geldiği ve ayıplı olduğu, ... nin muayenelerin de bu etiketlerin sözleşmeye aykırı olduğundan kabul edilmediği, davacınında daha fazla ... karşısında zarar görememek için üçüncü kişiye yenide siparişle malı imal ettirerek ... ye sözleşme gereği malı teslim ettiği, davalı ile yaptığı sözleme gereğince KDV dahil 465.000 TL(KDV HARİÇ 394. 067,80 TL) ye , ... ile sözleme gereği (KDV hariç
525.000,00 TL)KDV dahil 619.500,00 TL ye anlaştığı ve bu durumda 154.500,00TL kar edecek olduğu halde, daha sonra 1.062.000,00TL ye üçüncü kişiye imal nedeniyle 442.500,00TL fazla ödeme yaptığı ve bu nedenle (154.500,00TL+442.500,00TL=)597. 000,00 TL zarar ettiği anlaşılmıştır. Yine davalının imal ettiği ürünleri üç kez muayeneye girmesi vs nedeniyle geciktiğinden, ...'ye 2.362, 50TL gecikme cezası ödemek zorunda kaldığında nazara alındığında toplam 599.362,50 TL zararını olduğu ve bunun sözleşmede dönülmesinde kusurlu olan davalından talep edebileceği kabul edilmiştir.
Davacının manevi tazminat isteminin; tarafların tacir olduğu nazara alındığından, davalını teklif ettiği fiyatın çok düşük olması nedeniyle daha düşük kalitede malzeme kullanması neticesinde ayıplı imalat ve ihale makamı muayenesinde kabul görmemesinin, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinin taşımadığı, ticari hayatta sıkça rastlanan ve yaşanan bir durum olduğu, tacir davacının bu nedenle uğradığı maddi zararının da iş bu dava ile kabul gördüğü anlaşılmakla, şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin kararı ise istinaf ettiklerini, üç kez hatalı üretilen numuneler nedeniyle ve dava dış iş sahibine gecikme cezası ödenmesi nedeniyle müvekkilinin itibarının ve saygınlığının zedelendiğini, ... nezdinde ihalelere katılmaktan engellendiğini, tüzel kişilerin sosyal kimlik değerlerine sahip olduğunu, tüzel kişilerin toplum içinde saygınlığının özel ve gizlilik alanının tüm ticari itibarının bulunduğunu ve bu kimlik değerlerinin korunması gerektiğini belirterek. mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim aşamasına geçilmediği gibi, ayıplı ürünün de söz konusu olmadığını, müvekkilinin sadece numune üretildiğini, bunların davacı tarafından iş sahibi ...'ye sunulduğunu, üretilen numunelerin ... teknik şartnamesinden geçmemesinin numunelerin ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, dosyada verilen kararın bilirkişi raporlarıyla da çeliştiğini, davacının dava dilekçesinde açıkça sözleşmeden döndüğüne yani Boçlar Kanunu 125. maddesinde yer alan seçimlik hakkını kullandığına dair açık bir ifade bulunmadığını, müvekkilinin oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ile ... arasında yapılan sözleşmeye taraf olmadığını, teknik şartnamenin de müvekkiline tebliğ edilmediğini, fiyatlandırma politikası üzerinden yapılan değerlendirmenin serbest piyasa koşullarına aykırılık oluşturduğunu, ham madde tedarikinde yaşanan sıkıntının davacıya bildirildiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme spariş formu ve teknik şartnamenin bulunmadığını, davacı tarafça hak düşürücü sürelere uyulmadığını, davacının sözleşmeden döndüğünün kabulü ve aleyhine tazminata yükletilmesinin doğru olmadığını belirterek. mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1- Davacı yüklenici tarafından, işin süresinde tamamlanmaması nedeniyle dava dışı iş sahibince aleyhine düzenlenen gecikme cezasının davalıdan tahsili istenmiştir. Taraflar arasında sözlü olarak yapıldığı kabul edilen sözleşmede, davacı yüklenicinin asıl iş sahibi ile yaptığı sözleşmeye herhangi bir atıf yapıldığı veya gecikme cezası ile ilgili bir anlaşma yapıldığı hususu da ileri sürülüp kanıtlanamamıştır. Bu durumda dava dışı iş sahibi tarafından kendisinden kesilen gecikme cezasının davalıdan tahsili talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. (Yargıtay 15 H.D ████████ E-3941 K, █████████ E-4916 K, 6 H.D ████████ E-2428 K. vb.)
2-Taraflar arasında yapılan mesajların içeriği, davalı tarafça üç kere iş sahibine sunulmak üzere numune gönderilmiş olması, ayrıca davalı tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan tarihsiz belge içeriğinde "...beyazlamayan ürünler konusunda ısrar edilmediği takdirde ürünler yurtiçi piyasadan ham maddesi temin edilerek hızlı bir şekilde yapılıp teslim edileceğini belirtiriz" ibaresi, yapılan ödeme ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, taraflar arasında asıl iş sahibi ...'nin teknik şartnamesine uygun şekilde 465.000,00 TL bedelle etiket basılmasına dair sözlü sözleşme kurulduğu, ancak davalı tarafça teknik şartnameye uygun olabilecek ürün teslim edilemeyeceği kabul edilmek suretiyle sözleşmenin kusurlu olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı taraf, dava dilekçesi ve sonraki dilekçelerinde, gecikme cezası dışında ayrıca aynı işi başka bir firmaya daha pahalıya yaptırdığı gerekçesiyle oluşan 597.000,00 TL zararının tahsilini talep etmiş olup, bu talep niteliğince menfi zarardır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında açıklandığı üzere; menfi zarar sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılması gereken fiili giderler ile sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararlardır. Kaçırılan fırsat nedeniyle menfi zarar da, davalı yüklenici ile sözleşme yapılmamış olsaydı en yakın hangi fiyatla yapılabileceği bedel ile fesihten itibaren makul sürede sözleşme konusu işlerin aynı şartlarda yapılacak sözleşme sonucu ödenecek bedel ile arasındaki farktır.(Yargıtay 15 HD. █████████ E ████████ K, ████████ E █████████ K, █████████ E █████████ K, 6 H.D ████████ E-█████████ K vb.)
Bu durumda mahkemece aralarında eser sözleşmesinde uzman olan bir bilirkişinin de yer aldığı yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınacak raporla, 465.000,00 TL bedelli ...'nin sözleşme ve teknik şartnamesine uygun 5.000.000 adet etiket basımına ilişkin sözleşmenin o tarihte davalı ile yapılmayıp başka bir yüklenici ile yapılmış olması halinde serbest piyasa koşullarına göre olabilecek sözleşme bedeli ile aynı işin sözleşmenin feshinden itibaren aynı koşullarda makul süre içinde yine başka bir yükleniciye yaptırılması halinde yine piyasa fiyatlarına göre oluşabilecek bedel tespit ettirilip aradaki farkın menfi zarar olarak hesaplanıp menfi zararın oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
3- Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 154.000,00 TL kar kaybı kalemi de hüküm altına alınmıştır. Dava dilekçesinde böyle bir talebin bulunmadığı gözden kaçırılarak, HMK'nın 26/1. maddesine aykırı olacak şekilde talep sonucundan başka bir şeye karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 gün ve ████████ Esas ████████ sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
5-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!