Sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin dolandırıcılık suçundan verdiği mahkumiyet kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından onanması.
Özet: Dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince beraat eden sanığın, katılan vekili ile cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince mahkumiyetine karar verilmiş, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı ve objektif delil bulunmadığı yönündeki temyiz itirazları üst mahkemece değerlendirilerek, yargılama sürecinde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olması nedeniyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇ : DolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1.İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabulüyle duruşma açılmasına karar verilerek ilk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 43/1, 62, 52/2, 53 üncü maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 4.160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın aşamalardaki yazılı ve sözlü savunmalarının aksine katılan beyanı dışında dosya kapsamında atılı suç isnadını doğrulayacak objektif hiçbir delil bulunmadığı, isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, katılanın iddialarının doğruluğunun kabulü halinde dahi dolandırıcılık suçunun unsuru olan hile boyutuna varmış nitelikli bir yalandan söz edilemeyeceğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında "2015" olarak gösterilen suç tarihinin "05.06.2015" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.