Hazinenin kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talepli davasında, afet konutları bulunan taşınmazın kamulaştırma belgeleri ve dere yatağı niteliği araştırılmadan zilyetlikle iktisabına karar verilmesi usulden bozma sebebi.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davalının zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine dair kararları, taşınmazın afet konutları için kamulaştırıldığı iddiasına rağmen kamulaştırma kayıtları ve bedel ödemesi belgelerinin eksikliği, taşınmazın dere yatağına komşuluğunun mülk edinmeye elverişliliği üzerindeki etkisinin yeterince araştırılmaması ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılması nedeniyle bozulmuş, doğru bir sonuca ulaşmak için kamulaştırma belgelerinin toplanması ve mahallinde uzman bilirkişilerle kapsamlı bir yeniden keşif yapılması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kadastro sonucunda,...ili, ... ilçesi, ... Köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacı Hazine vekili; kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın davalı adına arsa vasfıyla tespit gördüğünü, ancak taşınmaz üzerinde 1992 yılında yaşanan deprem nedeniyle afet konutları yapıldığını ve afetzedelerin yerleştirildiğini, taşınmazın kamulaştırılarak bedelinin hissedarlarına ödendiğinden bahisle taşınmazın tapu kaydının iptali Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı; dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın bir süre ile zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmaza el atılmak suretiyle yapılan afet konutlarından bilgisi olmadığını, aşamalarda kendisine kamulaştırma bedeli ödenmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın üzerine afet konutlarının yapıldığı tarihten önce dahi 20 yılı aşkın süredir davalının zilyetliğinde bulunduğu, hava fotoğraflarından da yararlanılarak düzenlenen ziraat ve jeodezi bilirkişi raporları dikkate alındığında 1956 yılından itibaren davalı tarafça imar ve ihyasının yapıldığının açıkça anlaşıldığı, taşınmazın üzerine afet konutlarının inşa edilmesi nedeniyle tarımsal bütünlüğün önemli ölçüde bozulmasına rağmen bu dönemde dahi yapılar harici alanlarda tarımsal faaliyet yapılmaya devam edildiği, bu hususun hava fotoğraflarından da anlaşıldığı ve davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın kadastro sırasında mülk edinmeye elverişli zilyetlik uyarınca davalı adına tespit ve tescil edildiği; ne var ki hali hazırda zeminde taşınmaz üzerinde afet konutlarının yer aldığı,...Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün 03.09.2009 tarihli müzekkeresine göre...ilinde 1992 yılında meydana gelen afet sonrasında ... ilçesi, ... köyünde afetzedelere konut yapılmak üzere aynı köyden ... ...a ait arsanın kamulaştırıldığı ve üzerine 7 adet afet konutu yapıldığı, konutların depremzedelere dağıtıldığı hususunun bildirildiği, ne var ki kamulaştırma işlemine yönelik kayıt ve belgeler ile özellikle zilyetlik tespitine ve zilyetlere yönelik bedel depo edilmesine dair kayıtların dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, dava konusu taşınmazın yöntemince kamulaştırılmak suretiyle Hazine uhdesine geçip geçmediği belirlenmeden sonuca gidildiği gibi, dava konusu taşınmazın zeminde dere yatağına komşu olduğu, paftasına göre taşınmazın güneyinde dere yatağı yer aldığı halde, bu yön üzerinde durulmak suretiyle taşınmazın niteliği itibariyle iktisaba müsait olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı yahut halen dere ile ilgisinin bulunup bulunmadığı, davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeden sonuca gidilmiş, hükme esas alınan jeodezi raporu monoskopik inceleme içerdiği halde rapora itibar edilmiştir.Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazı kapsayan yöntemine uygun kamulaştırma çalışması yapılıp yapılmadığı, kamulaştırma haritasının düzenlenip düzenlenmediği, davalıya çekişmeli taşınmaz hakkında kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğine dair kayıt, belge ve haritalar getirtilip dosyaya konulduktan sonra, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile üç kişilik uzman ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, jeolog bilirkişisi ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinin aktif dere yatağı olup olmadığı, öncesi dere yatağı ise dere etkisinden ne zaman kurtulduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı; çekişmeli taşınmazın niteliği ve fiziksel özelliklerine ilişkin Mahkeme hakiminin gözlemi keşif tutanağına yansıtılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve diğer yönlerden tarımsal niteliğini belirten, taşınmaz üzerinde bir zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini, zilyetliğe ara verilip verilmediğini irdeleyen, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulundan, dosya içerisinde bulunan hava fotoğrafları üzerinde streoskopik uygulama yaptırılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, tamamının yahut bir bölümünün dere yatağı vasfında olup olmadığını, belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeolog bilirkişi kurulundan ise, taşınmazın aktif dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve derenin etki alanı içerisinde kalıp kalmadığı hususlarını bildirir, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmesi istenilmeli; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, taşınmaz yöntemince kamulaştırılmak ve davacıya kamulaştırma bedeli ödenmek suretiyle Hazine uhdesine geçmiş ise bu hususun özellikle gözetilmesi suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.