Uygulama kadastrosu sonucu oluşan parsel yüzölçümü ve sınır farklılıkları iddiasıyla açılan kadastro davasının temyizi.
Özet: Davacı, 2018 yılı uygulama kadastrosu sonucunda kendi taşınmazının yüzölçümünün eksildiğini ve uzun süredir kullanılan bir patika yolun sınır olarak kabul edilmeyerek davalıların parseline dahil edildiğini iddia etmiştir; ancak mahkemeler, eski kadastro yöntemlerinin günümüz teknolojisine göre daha az hassas olduğunu ve mevcut uygulamada belirlenen sınırların, zemindeki sabit yapılar ve hava fotoğrafları incelenerek doğru tespit edildiğini, iddia edilen patika yolun kadim bir sınır olarak teyit edilemediğini gerekçe göstererek davayı reddetmiştir; davacı ise bu kararı, keşif tanıklarının ve davalıların beyanlarının göz ardı edildiği iddiasıyla temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/8 E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 3825 parsel sayılı 10.271 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 21 70... parsel numarasıyla ve 10.076,63 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 3824 parsel sayılı 7.040,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni 21 70... parsel numarasıyla ve 7.029,72 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait 21 70... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 21 70... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını, 40-50 yıldır kendilerinin kullandığı taşınmaz bölümünün davalı tarafa ait parsel içerisinde bırakıldığını ileri sürerek dava açmıştır
II. CEVAP
Davalılar dava dilekçesine cevap vermemiş; aşamalardaki beyanlarında davacının iddiasının haksız olduğunu, uygulama kadastrosunun doğru yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dosyada bulunan 12.08.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde ilk tesis kadastro çalışmalarının 1982 yılında takeometrik ölçü yöntemiyle yapıldığı, tersimatların zemindeki ölçüm noktalarından yararlanılarak açı mesafe yardımıyla el ile yapıldığı, alan hesaplarının klasik planimetrik yöntemle yapıldığı, aynı raporda yenileme kadastrosunda yapılan ölçümün günümüz teknolojisine göre hassas bir şekilde yapıldığı, 1982'li yıllarda yapılan kadastro çalışmalarında ise parsel sınırlarında detay kırık noktalarının tamamının ölçülememesi ve eski haritadaki sınırların zemin durumunu tam olarak yansıtmaması ve ilk tesis kadastrosunda yüzölçüm hesaplarının sayısal olarak değil değerlerin pafta üzerindeki okumalardan alınarak (planimetre ile) alan hesaplarının yapılması nedeniyle parsel yüzölçümleri arasında farklılıklar meydana geldiği, aynı raporda ilk tesis çalışmalarında 21 70... parselin ağaçlık vasfı, 21 70... parselin ise fındık bahçesi vasfı sınırlandırıldığı, raporda yenileme çalışmalarının 22-a uygulama yönetmeliğine uygun olarak tanımlandığı, parsellere ait hava fotoğrafları ve ortofotolarda yapılan incelemede de sınırda sabit yapı, kanal, kanalet bulunmadığının belirtildiği, ilk tesis kadastrosu ile yenileme kadastrosu sınırlarındaki farklılıkların ilk tesis kadastrosunda detay kırık noktalarının eksik ölçülmesinden kaynaklı olduğu ve ayrıca davacıların sınır olduğunu iddia ettikleri yerlerde herhangi bir sabit yapı, kanal, kanalet bulunmadığı ve buranın ilk tesis paftası ile hava fotoğraflarında da sınır olarak gözlemlenmediği yenileme kadastrosunda belirlenen sınırın doğru olduğu kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu .. ili ... ilçesi ...... Mahallesinde kain (eski 3824) yeni 21 70... ve (eski 3825) yeni 21 70... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin uygulama kadastrosu tutanaklarındaki gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; keşif sırasında dinlenen tanıklar, davacı müvekkilleri ve hatta davalıların beyanlarına bakıldığında patika yolun taraflar arasında sınır olarak kabul edildiğini, salt ilk tesis kadastrosu evraklarında, hava fotoğraflarında, ortofoto haritalar ve memleket haritalarında bu yolun görülmemesinin sınır olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelmediğini, güncelleme kadastro tespitinin kadim sınırlara uygunluk göstermediği gerek tanık beyanları gerekse davalı beyanları ile açık bir şekilde ispatlandığını, İlk Derece Mahkemesinin haritalarda ve ortofotolarda patika yolun olmamasından bahisle bu sınırın varlığının reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, gerek tanık beyanları gerekse mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanları göstermektedir ki taşınmazlar arasında kadim sınır olarak kabul edilen bir patika yol bulunduğunu, davalıların dahi müvekkillerinin ve tanıkların belirttiği sınıra yakın bir yeri sınır olarak belirttiği açıkça olmasına rağmen ve davalılar ile müvekkillerinin sınır olarak belirttikleri yerler arasında çok büyük bir fark olmamasına rağmen Mahkemenin sadece haritalar ve ölçümler üzerinden, ilk tesis kadastrosunu teknolojik olarak çok eski olduğu iddiasıyla tamamıyla yok sayarak güncelleme kadastrosunu yegane doğru kabul etmesinin son derece hatalı ve hukuka aykırı bir tespit olduğunu, kararda 21 70... parselin fındık bahçesi vasfıyla 21 70... parselin ise ağaçlık vasfıyla sınırlandırıldığını, bu iki taşınmaz arasında vasıf farklılıkları nedeniyle ayırıcı işaret bulunduğunu belirttiğini, bu farklılık nedeniyle güncelleme kadastrosunun doğru olduğunun değerlendirildiğini, salt bir kısmın ağaçlık bir kısmın da fındıklık olmasının aralarında keskin bir sınır ayrımı olduğunu göstermeyeceğini, bu yönde bir değerlendirme yapılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!