Kadastro davasında, dere yatağı niteliğindeki taşınmazların zilyetlikle iktisabında bilirkişi raporu çelişkilerinin giderilerek hukuka uygun karar verilmesi gerekliliği.
Özet: Dava, Hazine tarafından başlangıçta dere yatağı olduğu iddia edilen taşınmazların zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği hususunda olup, ilk derece mahkemesi, Yargıtayın önceki bozma ilamları doğrultusunda, taşınmazların önceki ve mevcut niteliği ile zilyetlik şartlarına ilişkin detaylı incelemelerin ardından, dava konusu parsellerin aktif dere yatağında veya derenin etki alanında kalmayan, zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte olduğunu ve davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu belirten bir karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 34... parsel sayılı 196,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz ... adına, 1 34... parsel sayılı 12.300,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz ... ve müşterekleri adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği uyarınca tespit edilmiştir.
2. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... vekili, dava konusu taşınmazların öncesinin dere yatağı olup zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini iddia ederek, taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiş, aşamalardaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan). 16 Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.
Bozma ilamına uyulmasından sonra İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile dava konusu 1 34... parsel yönünden davanın kabulüne, 1 34... parsel yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 18.05.2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile "...dosyada yer alan diğer teknik raporlar ile jeolog bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu halde bu çelişkinin yöntemince giderilmediği gibi jeolog bilirkişi raporlarının davaya konu taşınmazların dere yatağı olup olmadıklarının somut olgulara dayalı ve denetlenebilir şekilde açıklanmadığı, raporların kendi içerisinde dahi çelişkili olduklarına ve metruk derelerin şartları oluştuğu takdirde zilyetlikle kazanılabileceğine işaret edilerek; öncelikle, taşınmazların bulunduğu yerde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından dere ıslah çalışması yapılıp yapılmadığı sorularak var ise buna ilişkin bilgi ve belgeler ile tespitten geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının dosya arasına getirtilmesi, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi, 3 kişilik jeolog bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, dava konusu taşınmazların önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğu, evveliyatında dere yatağı niteliğinde olup olmadıkları, bu nitelikteki yerlerden ise ne zaman dere etkisinden kurtuldukları, taşkına maruz kalıp kalmadıkları, taşınmazların evveliyatı dere yatağı ya da imar ihyaya muhtaç diğer yerlerden ise imar ihyanın ne zaman başlayıp hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı, varsa kimden kime ve nasıl geçtiği, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, jeolog bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, evveliyatında dere yatağı niteliğinde olup olmadıklarını, bu nitelikteki yerlerden iseler bu özelliklerini yitirip yitirmediklerini, metruk dere yatağı olmaları halinde hangi tarihte imar ve ihyaya konu edildiklerini, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadıklarını, aktif dere yatağında değilseler derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını ve dere etkisinde olduğunun değerlendirilmesi halinde kısmen ya da tamamen dere etkisinde olup olmadıklarını açıklayan, önceki jeolog rapor ve ek raporunu irdeleyerek ve mevcut çelişkileri giderir mahiyette rapor düzenlemelerinin istenilmesi, bundan sonra davalı taraf yararına zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine denilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların aktif dere yatağında ve derenin etki alanında kalmayan zilyetlikle kazanılabilecek taşınmazlardan olduğu ve davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 1 34... parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine, bu taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi tapuya tesciline, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında belirtilen usuli kazanılmış hakka riayet edilerek 1 34... numaralı parselin 4-D rumuzu ile gösterilen 127,87 m²'lik bölümünün dere terki olarak tescil harici bırakılmasına, fen bilirkişisi ... ... tarafından düzenlenen 29.05.2015 tarihli ek rapor ve krokisinde 1 34... numaralı parselin 4/A rumuzu ile gösterilen 68,29 m²'lik bölümünün 1 34... numaralı parsel adı altında 68,29 m² yüzölçümüne tenzili ile tespit gibi tam hisse olarak ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, keşifte dinlenen mahalli-tespit bilirkişisi ve tanık beyanlarının duyuma dayalı ve taraflı olduğunu, dere ve çay yataklarının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup derenin etki alanında kalan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını ve ayrıca lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin ve yargılama giderlerinin Hazine üzerine bırakılmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!