Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinden, Eser Sözleşmesi Kaynaklı 6.080,11 TL Fatura Alacağına İlişkin İcra Takibine İtirazın İptali ve Zamanaşımı Definin Değerlendirildiği Karar.
Özet: Bu hukuki evrak, taşeronluk ilişkisinden kaynaklanan 6.080,11 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını incelemektedir. Davacı, davalı şirkete yaptığı işler karşılığında düzenlediği faturalara rağmen ödenmeyen alacağı için icra takibi başlattığını, ancak davalının borca haksız itirazıyla takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiştir. Davalı ise beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek borcun reddini ve davanın reddini istemiştir. Bilirkişi raporu, davacının cari hesap kayıtlarına göre talep edilen alacağın bulunduğunu ancak 2014 yılındaki işlerle ilgili ticari defterlerin yasal saklama süresinin dolması nedeniyle incelenemediğini tespit etmiştir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ███████ Esas - ████████
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında taşeronluk ilişkisi kapsamında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, tarafların cari hesap usulü ile çalıştıklarını, müvekkilinin davalıya yaptığı işler karşılığında faturalar düzenlediğini, bu faturalara karşılık bir kısım ödemeler yapılmış ve çekler verilmiş ise de bakiye 6.080,11 TL cari hesap alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... .... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, TTK'nın 21. maddesi uyarınca süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, davalının borcu ödediğine dair bir belge sunamadığını, itirazın takibi sürüncemede bırakma amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, davalının mal kaçırma ihtimaline karşı malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini belirterek, öncelikle davalının mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 6.080,11 TL asıl alacak üzerinden kısmen iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın alacak talebinin beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin dolduğunu, bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkilinin icra takibine konu borcu ve taraflar arasında bir cari hesap ilişkisinin varlığını kabul etmediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının haksız icra takibi başlatması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, █████/2014 tarihli sözleşmeler, davacı tarafından sunulan faturalar ve cari hesap kayıtları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında █████/2014 tarihli sözleşmeler uyarınca ticari ilişki kurulduğu, davacının davalıya taşeron olarak iş yaptığı, davacı vekilinin, bu iş karşılığı bakiye 6.080,11 TL alacağının ödenmemesi üzerine ... .... .... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ettiği, davalı vekilinin ise zamanaşımı def'inde bulunarak ve borcu olmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemeleri yer almaktadır.Dava konusu alacak, taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, 6098 sayılı TBK'nın 147. maddesinin 6. bendi uyarınca, "yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar" beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. İcra takibi yapılması, zamanaşımını kesen sebeplerden olup, kesilme ile birlikte yeni bir süre işlemeye başlar.Mali Müşavir ... .... .... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında █████/2014 tarihli sözleşmelerle ticari ilişkinin kurulduğu, dava konusu işin 2014 yılında ifa edilmesi nedeniyle ticari defterlerin saklanma zorunluluğu olan on yıllık sürenin dava tarihi itibarıyla geçtiği ve bu nedenle taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davacı tarafından tutulduğu anlaşılan cari hesap kayıtlarına göre; "Malatya merkez 2500 seyirci kapasiteli spor salonu" işiyle ilgili olarak davacı tarafından 2014 yılında toplam 366.080,11 TL tutarında üç adet fatura düzenlendiği, karşılığında 360.000,00 TL ödeme yapıldığı ve davacının bu işten dolayı davalıdan icra takibine konu edilen 6.080,11 TL kadar alacaklı olduğunun görüldüğü, davacının bu faturaları Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği, ancak davalının kayıtlarında bu faturalara ilişkin bir beyan kaydının bulunmadığı belirtilmiştir.İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 6.080,11 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... .... .... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde █████/2017 tarihinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiği, itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2026 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı takip dosyası, █████/2014 tarihli sözleşmeler, davacı tarafından sunulan faturalar ve cari hesap kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı vekilinin süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle alacağın TBK'nın 147/6. maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dosya kapsamından alacağın 2014 yılı sonu itibarıyla muaccel hale geldiği, alacak için █████/2017 tarihinde icra takibi başlatılmasıyla zamanaşımının kesildiği ve bu tarihten itibaren beş yıllık yeni bir sürenin işlemeye başladığı, bu sürenin █████/2022 tarihinde dolduğu, işbu davanın ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra █████/2026 tarihinde açıldığı, bu durumda davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olduğu ve alacak zamanaşımına uğradığından davanın esası hakkında inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 6.080,11 TL üzerinden takdir edilen 6.080,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır