7. Ceza Dairesi, tütün piyasası suçunda HAGBnin zamanaşımını kesmediği tespitiyle davanın düşmesine oy çokluğuyla karar verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında 4733 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında 2 yıl 1 ay 18 gün zamanaşımının durduğunu; ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66/1-e bendi gereği öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan savunma tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar gerçekleştiğini tespit etmiş, bu nedenle davanın düşmesi gerekirken yargılamaya devamla kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğunu belirterek, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ve davaya konu kaçak eşyanın müsaderesine oy çokluğuyla karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E. █████████ K.SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefetHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında 2 yıl 1 ay 18 gün zamanaşımının durduğu tespit edilerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, savunmasının alındığı 24.12.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla, 09.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCESanığın █████/2012 tarihinde işlediği iddia edilen kaçakçılık suçundan açılan davada █████/2013 tarihinde sorgusu yapılmış, aynı gün verilen kararla beraatına hükmedilmiştir. Bu karar katılan vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizce sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmadan sonra davayı ele alan mahkeme █████/2019 tarihinde verdiği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına katılan vekilinin itirazı üzerine Şanlıurfa 8 inci Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddi kararı verilmesi üzerine karar █████/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın █████/2021 tarihinde yeniden suç işlemesi ve verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine dosya yeniden ele alınmış █████/2024 tarihinde verilen kararla hüküm açıklanmıştır. Bu hükmün temyizi üzerine Dairemizce zamanaşımını kesen en son işlemin sanığın sorgusu olduğu kabul edilerek davanın zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiştir.Sayın heyetimizin çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın zamanaşımı süresini kesen bir sebep olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Türk Ceza Kanunu’nun 67 inci maddesinde zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlığı altında zamanaşımını durduran ve kesen sebepler sayılmıştır. Zamanaşımını kesen sebepler; sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkumiyet kararı verilmesi olarak sayılmıştır.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8 maddesinde denetim süresi içerisinde dava zamanaşımın duracağı belirtilmiştir. Dava zamanaşımın durması ve kesilmesi ayrı müesseseler olmakla birlikte zamanaşımı süresinin durması zamanaşımını kesen bir sebebin varlığını ortadan kaldırmaz. Kanun koyucu zamanaşımını kesen sebepleri hep usuli muamelelere bağlamıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK’nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet niteliğinde bir karardır. Beraat kararı gibi değildir. Nihayetinde bir mahkumiyet kararıdır. Bu kararın özel infaz usullerine tabi olması mahkumiyet niteliğinde bir karar olduğu gerçeğini değiştirmez. CMK’nin 231/7 maddesinde mahkum olunan hapis cezasından bahsedilmekle bu kararın bir mahkumiyet kararı olduğu vurgulanmış olmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar zamanaşımını kesen sebepler olarak gösterilen şüphelinin Cumhuriyet Savcısı huzurunda ifadesinin alınmasından ya da Mahkemede sorgusunun yapılmasından daha önemsiz değildir. Kaldı ki kanun koyucu 7499 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle █████/2024 tarihinde yürürlüğe giren CMK’nin ██████ inci maddesinde yaptığı değişiklikle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara temyiz yolunu açmıştır. Bu değişiklikle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların usul ve esastan inceleneceği düzenlemesi getirilmiştir. Temyizde incelenebilecek nitelikte bir kararın zamanaşımını kesen bir sebep olmadığını düşünmek mümkün değildir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için bütün delillerin toplanmış olması ve mahkumiyet kararı verilecek delillerin varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebildiği gözden uzak tutulmamalıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK’nin 223. maddesi kapsamında karar değilse nedir?Yukarıda arz ve izah ettiğim gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı mahkumiyet niteliğinde bir karar olup, █████/2019 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmekle zamanaşımı süresi kesildiğinden davanın zamanaşımına uğramadığı kanaatindeyim. Dava zamanaşımı süresi dolmadığı için heyetimizin sayın çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.