Yeminli Mali Müşavirlik sınavı "dış ticaret ve kambiyo mevzuatı" dersinden başarısız sayılan davacının, bilirkişi raporuyla notunun yükselerek iptal kararının Danıştayca onanması.
Özet: Yeminli Mali Müşavirlik sınavının "dış ticaret ve kambiyo mevzuatı" dersinden 39 puanla başarısız sayılan davacı mali müşavirin açtığı davada, ilk derece mahkemesi davacının 46 puanı hak ettiğini ancak başarısız sayılmasının sonucu itibarıyla hukuka aykırı olmadığını belirtse de, Bölge İdare Mahkemesi ek bilirkişi raporuyla davacının notunun 52 olması gerektiğine karar vererek başarısızlık işlemini iptal etmiş, bu karar davalı idarenin temyizi üzerine incelenerek nihai olarak onanmış ve davacının sınavdaki başarısızlığına ilişkin işlem kesin olarak iptal edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Odaları Birliği VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Mali müşavir olan davacı tarafından, █████/2020-█████/2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2020/2. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavının "Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı" dersi oturumundan 39 puan verilmek suretiyle başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin █████/2020 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bilirkişiler tarafından davacının cevap kağıdının okunması neticesinde tanzim edilen ve hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen raporda, sınavın "Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı" kısmından davalı idarece davacıya 39 puan takdir edildiği, bilirkişi heyetince yapılan hesaplama sonucunda davacının 46 puanı hak ettiği açık ise de, davacının dava konusu derse ait sınavdan en az 50 puan almamış olması nedeniyle sınavın "Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı" kısmından başarısız sayılmasına dair işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora davacı tarafından yapılan itirazların ciddi görülmesi sonucunda █████/2023 tarihli ara kararı ile bilirkişilerden istenilen ek rapor (davacının itirazlarının belirtilmesi suretiyle) üzerine bilirkişilerce sunulan ek raporda; "yapılan incelemeler, objektif ölçme ve değerlendirme kuralları ile eşitlik ilkeleri dikkate alınarak adaya takdir edilmesi gereken notun -52- ( elliiki) olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde beyanda bulunulduğu, anılan ek raporun tebliği üzerine davalı idare tarafından rapora itiraz edilmişse de itirazın yerinde görülmediği, söz konusu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, 2020/2 Yeminli Mali Müşavirlik Sınavına katılan davacının "Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı" dersine ilişkin sınav notunun 52 olarak belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından davacının sınav notunun 39 olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde ölçme ve değerlendirme kurallarına ve hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ek bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar doğrultusunda 3568 sayılı Kanun'un 10. maddesine uygun olarak tayin edilecek yeni bir heyet aracılığıyla yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekirken, anılan itirazlara neden itibar edilmediği dahi belirtilmeksizin verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Dava, 19-28 Eylül 2020 tarihleri arasında yapılan 2020/2. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı kapsamında gerçekleştirilen "Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı" dersi sınavında takdir edilen notlandırma işlemi ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddi kararının iptali istemiyle açılmıştır.Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın çözümü teknik ve uzmanlık bilgisi gerektirdiğinden dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna davacı tarafından yapılan itirazlar kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda "adaya takdir edilmesi gereken notun -52- ( elliiki) olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde beyanda bulunulduğu, anılan ek rapora davalı idare tarafından yapılan itirazların yerinde görülmediği, rapora yapılan itirazların raporu kusurlandıracak nitelikte olmadığı ve raporun hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu gerekçesi ile takdir edilen notlandırmaya yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesi istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Davalı idare tarafından, ek bilirkişi raporu ile davacının notunda meydana gelen artışın gerekçelendirilmediği, raporun bilimsel ve objektiflikten uzak olduğu, yeni bir heyet aracılığıyla yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekirken objektif olmayan bilirkişi raporuna istinaden verilen kararın bozulması talep edilmektedir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca, uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması durumunda, bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların ve konuyla ilgili yasal düzenlemelerin bir bütün içinde değerlendirilmesi ve ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karşılanarak hüküm kurulması gerektiği açıktır. Bilirkişi incelemesinin esasını oluşturacak çerçevenin ve bu kapsamda yargılamanın sınırlarının belirlenmesi işlevinin, bilirkişilere değil yargılamayı yapan mahkemeye ait olduğu da kabul edilmelidir. Anayasa Mahkemesi'nin muhtelif kararlarında; bilirkişi raporundaki inceleme yönteminin veya sonucun ilgili uzmanlık alanı bakımından uygunluğuyla ilgili haklı şüphelerin bulunması veya raporda açıklığa kavuşturulması gereken hususlar olduğu gerekçesiyle ek veya yeni bilirkişi raporu alınmasını isteyebilmenin yalnızca taraflara tanınan usuli bir güvence olarak görülmemesi gerektiği, uyuşmazlıkların çözümü için öncelikle maddi vakıanın/gerçekliğin aydınlatılmasının devletin ilgili hakları gerçekleştirme ve koruma yükümlülüğünün bir gereği olduğu, yeniden bilirkişi raporu alınmasını istemenin sadece davanın taraflarına sağlanmış usuli bir güvenceden ibaret olmayıp aynı zamanda uyuşmazlığı çözmekle ve bu bağlamda maddi gerçeği ortaya çıkarmakla yükümlü olan mahkemeye verilmiş yargısal bir görev ve yetki olduğu belirtilmiştir. (İsmail Tuncel [GK], B. No: █████████, █████/2023, § …) (Ahmet Özgan ve Şule Özgan [GK], B. No: ██████████, █████/2023, § …) Uyuşmazlığın esasının davacının Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı kapsamında yapılan Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı dersi sınavı notunun beklediğinden daha düşük takdir edildiği iddiasından kaynaklandığı dikkate alınarak İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup; bilirkişi raporuna göre sınav notu 39 olan davacının puanının 46 puana yükseldiği, akabinde Bölge İdare Mahkemesince istenen ek bilirkişi raporuna göre ise 52 olarak belirlendiği ve bu belirleme kapsamında hüküm kurulduğu, davalı İdarenin ek bilirkişi raporundaki not artışlarının herhangi bir bilimsel gerçekliği bulunmadığı ve objektifliği konusunda tereddüt oluştuğu ve bu kapsamda davalı İdarenin iddiaları gözetilerek, dava konusu sınav sonucu ile ilgili olarak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması ve bu suretle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.