İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası: Belediye otobüsü çarpması sonucu araç mahrumiyet bedeli ve kusur tespiti talebi.
Özet: Bu dava, motorlu araç kiralama şirketinin park halindeki aracına bir belediye otobüsünün çarpması sonucu 25 günlük araç mahrumiyet bedeli talep etmesi üzerine açılmış olup, davacı otobüs şoförünün asli kusurlu olduğunu iddia ederken, davalılar davanın görevli mahkemede açılmadığını, belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kusurun otobüs şoföründe olmadığını (park eden araçlar nedeniyle yolun daraldığını), davacının somut zararını ve ikame araç kullanıp kullanmadığını ispatlaması gerektiğini ve ticari faiz uygulanamayacağını savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin motorlu araç kiralaması yaptığını, müvekkiline ait ----plakalı aracın --- tarihinde park halinde iken--- ait sürücüsü --- idaresindeki ----- plaka nolu belediye otobüsünün çarptığını, polis tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, davalı sürücünün olayın oluşumunda kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçtaki hasarın giderildiğini, müvekkilinin araç onarım süresi nedeniyle 25 gün süreyle aracından mahrum kaldığını, davalıların müvekkile verdikleri zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davanın yetkili mahkemede açıldığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 25 günlük araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 100,00 TL kaza tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı-------vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığından davanın dava şartı görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının belirsiz alacak davası olarak davayı açtığını ancak davaya konu olan zararın belirlenebilir olduğunu, davacının talep sonucunu kesin olacak belirleyebilecek bilgi ve belgelere ulaşabilme imkanlarının olmasına karşın taleplerini belirsiz alacak davasına konu etmelerinin mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin meydana gelen kazanın gelişinde kusurunun bulunmadığını, kaza tarihinde kaza tespit tutanağı üzerinde kusur tespitini trafik ekiplerince yapıldığını, bu tutanağın mahkemeyi bağlayıcılığı olmadığını, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağında kazanın gerçekleştiği yolun durumu,----- plakalı aracın park ettiği yerde park yasağının olup olmadığı gibi ayrıntılara yer verilmediğini, müvekkilinin güzergahında sağlı sollu hatalı şekilde park eden araçlar nedeniyle daraldığını, müvekkilinin karşıdan gelen araçlara yol vermeye çalıştığı esnada davacının park halindeki aracına sürttüğünü, müvekkilinin tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, kazanın meydana gelişine engel olamadığını, davacının somut zararını somut delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının kaza sonrasında araç kiralayıp kiralamadığı, ikame aracın ne kadar süreyle kiralandığı ve günlük kullanım ücretinin dosyaya sunulmadığını, davacının aracını 25 gün boyunca tamirde kaldığını ispat etmesi gerektiğini, sigorta şirketinden ikame araçtan faydalanıp faydalanmadığının ve faydalanmışsa ne kadar süre ile ikame araç kullandığının sorulması gerektiğini, davacının talep ettiği faizi kabul etmediklerini, müvekkilinin tacir olmadığını, araç makilinin kamu hizmeti yaptığını, talep edilen alacaklara yalnızca yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini talep ve beyan etmiştir. Davalı ------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, iş bu davanın ticari dava sayılmasının mümkün olmadığını, davaya TTK hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının ve dava değerinin belirtilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın müvekkilinin kusuru dışında meydana geldiğini, idarenin ve otobüsü kullanan sürücü diğer davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza tespit tutanağındaki kusurun kabulünün mümkün olmadığını, zarar ile aracın işletilmesi arasında yer alan illiyet bağının davacıya ait aracın sürücüsünün kusuru ile kesildiğini, davacının araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebinin kabul edilemeyeceğini, avans faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak; davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. DELİLLER: ----- müzekkere yazıldığı görüldü. Davacı vekili tarafından █████/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulduğu görüldü. Dosya kusur oranının ve araç mahrumiyetine (dava konusu aracın onarımı için gerekli makul sürenin belirlenmesi ve davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmamış olması nedeniyle katlanmadığı masraflar (amortisman) mahsup edilerek, emsal aracın bu süredeki kiralama bedelinin tespiti üzerinden) ilişkin gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla bilirkişiye verilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A-) Sürücü ---- sevk ve idaresindeki --- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA %100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU,B-) ----- Plakalı araç Sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği, bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı,C-) 13.06.2023 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ----arafından sunulmuş hasar bilgilerinin,----plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu ve kazanın meydana geldiği yerin karayolu niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.D-) Yargıtay -------- Kararda:“.. Aracın tamir süresi belirlenirken, gecikmeler, parça teminin beklenmesi, ekspertiz raporunun hazırlandığı tarih değil, araçta kaza sonucu meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli makul sürenin gözetilmesi gerekir... Gecikmeler vs gözetilmeden aracın hasarının giderilmesi için makül tamir süresinin tespiti .. ve buna göre ikame araç bedeli veya kazanç kaybının tespiti .. gerekir." hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde ------ model araçta oluşan araç mahrumiyet bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve dav alıların tazmin etmesini istediğ toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, MAHRUMİYET BEDELİ > 5.805,00 TL olarak hesap edilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacının maliki olduğu ----- plakalı araç ile davalı idareye ait ve diğer davalı sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın karıştığı ------ tarihli trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat davasıdır.Görev yönünden;------ Karar sayılı ilamında "Davalı--------------Özel Hukuk hükümleri uyarınca faaliyette bulunmak ve ticari şekilde işletilmek üzere kamu tüzel kişiliği tarafından kurulmuş olup, TTK'nın 16/1-2. maddeleri uyarınca tacir sıfatına sahip olduğundan" şeklinde içtihat edildiği üzere davalı --------ve davacının tacir olması nedeniyle ticari dava olduğu anlaşıldığından, davalıların görev itirazının reddine karar verilmiştir.Yetki yönünden; Davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, somut olayda zarar görenin (davacının) yerleşim yerinin Pendik/İstanbul olduğu, mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, davalı ---- yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Zamanaşımı def'i yönünden;Dava konusu alacağın ----- tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının ------ tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu,---- tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin "huzurdaki davada alacak talebimizi 5.805,00-TL (beş bin yedi yüz beş TL) olarak belirli hale getiriyoruz. 5.805,00-TL (beş bin yedi yüz beş TL) araç mahrumiyet bedelinin Türk Borçlar Kanunu 117. Maddesi uyarınca kaza tarihi olan 13.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi" talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi trafik kazasından kaynaklı olarak araç mahrumiyeti zararına ilişkin tazminat davası olduğu, davalıların haksız fiil hükümleri ve KTK 85 uyarınca müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, atıf yapılan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı sürücünün olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu, mahkememizce de olayın gerçekleşme biçimine göre bilirkişi raporu ile tespit edilen kusur durumunun somut olayın gerçeklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu, araç mahrumiyetine ilişkin zarar miktarı belirlenirken yerleşik yargı içtihatları uyarınca "aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerektiği, bu esasa uygun olarak düzenlenen atıf yapılan bilirkişi raporunda araç mahrumiyet zararının 10 günlük makul onarım süresi üzerinden 5.805,00 TL olarak belirlendiği, davalıların TBK 117 uyarınca kaza tarihinde tarihinde temerrüte düştüğü, hem davacının hem de davalı araç sahibinin tacir ve işin ticari iş kapsamında kalması nedeniyle alacağa avans faiz işleyeceği ancak davacının talebinin yasal faiz olduğu, talebi aşar nitelikte hüküm kurulamayacağı kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, araç mahrumiyetine ilişkin 5.805,00 TL maddi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (5.805,00 TL) üzerinden hesaplanan nispi harç tutarı asgari maktu harcın altında kaldığından, alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL peşin harç ve 100,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 16,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan 1.318,30 TL dava açma masrafı, 100,00 TL tamamlama harcı ve 8.390,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 9.808,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (5.805,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 5.805,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı ------ vekilinin ve İhbar olunan ------ vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. █████/2026