Danıştay, TMSFye devrolunan banka mevduatının yargı kararıyla elde edilen temerrüt faizinin menkul sermaye iradı olarak vergilendirilmesi uyuşmazlığını inceliyor.
Özet: Bir banka devri sonrası mevduatına erişemeyen ve mahkeme kararıyla zararın telafisi amacıyla anapara ile birlikte faiz ödemesi alan davacının, bu temerrüt faizinin menkul sermaye iradı olarak vergilendirilerek hakkında uygulanan cezalı gelir vergisinin, paranın geç alınması nedeniyle oluşan zararın tazminatı niteliğinde olup menkul sermaye iradı sayılmayacağı ve bu durumun vergi hatası kapsamında düzeltilmesi gerektiği yönündeki başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali davasında, ilk derece mahkemesi vergilendirmeyi hukuka aykırı bulurken, Bölge İdare Mahkemesi konunun hukuki yorum gerektirmesi nedeniyle vergi hatası olarak düzeltilemeyeceğine ve süresinde dava açılması gerektiğine hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı/...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı tarafından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrolunan ... hesabındaki mevduatın iadesi talebinin kabul edildiği yargı kararı uyarınca elde ettiği temerrüt faizini menkul sermaye iradı olarak beyan etmediğinden bahisle adına 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması için yapılan düzeltme ve şikayet başvurunun reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacıya yapılan faiz ödemesinin parasına ve mevduat hesabının bulunduğu bankaya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna tarafından el konularak fona devredilmesi, sonrasında ... Bank Anonim Şirketi tarafından satın alınması nedeniyle erişememesi ve paranın zamanında iade edilmemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın karşılığı olarak yargı kararıyla ödenmesine hükmedilen bir tazminat niteliğinde olduğu, bu bağlamda davacının uğradığı zararın hesabı sırasında, tasarruf edilemeyen tutarın güncel değerine ulaşması için hesaplanan tutarın alacak faizi kapsamında değerlendirilerek 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca menkul sermaye iradı olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı, bu durumda, davacıya alacağını geç alması dolayısıyla ödenen paranın menkul sermaye iradı olarak değerlendirilip üzerinden vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarh edilmesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 118. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mevzuda hata olarak değerlendirilmesi gerektiğinden düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Kanun'un 116. ve 118. maddelerinde vergi hatalarının tanımlandığı, aynı Kanun'un 124. maddesi uyarınca düzeltme ve şikayet kapsamında vergi hatasından söz edilebilmesi için iddia edilen hususun hukuki bir yorum gerektirmeyen ilk bakışta anlaşılabilecek açıklıkta olması gerektiği, ortada herhangi hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak açık bir vergi hatası bulunmadığı, davacı iddiasının ancak vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak davada incelenebileceği dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2018 yılında yargı kararı üzerine kendisine ödenen tutarın faiz geliri olmayıp bankaya yatırılan mevduat olduğu, ancak davalı idarece yapılan ödemenin faiz geliri kabul ederek menkul sermaye iradı yönünden adına cezalı tarhiyat yapıldığı ve söz konusu tarhiyata karşı kanuni süresinde itiraz edilmediğinden dolayı kesinleştiği, diğer taraftan yapılan tarhiyat kabul anlamına gelmemekle birlikte işleminin hukuka uygun olduğu düşünülse dahi aleyhine verilen yargı kararı ile tarhiyatın dayanağı vergi ortadan kaldırıldığından ortada bir gelir bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının 1999 yılında ...'ta açtırmış olduğu off-shore hesabına 84.000,00-Amerikan Doları para yatırdığı, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrolunması ve off-shore şirketi hakkında yapılan takibin semeresiz kalması nedeniyle bu para üzerinde tasarrufta bulunamadığı, söz konusu bankayı nihayetinde devralan ... Bank Anonim Şirketi'ne karşı, bu süreçte uğramış olduğu maddi zararının giderimi için açtığı davada, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi zararın tazmini talebinin kabul edildiği ve 84.000,00-Amerikan Doları'nın █████/1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı banka tarafından ödenmesine hükmedildiği, bu kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile harcın yatırılmaması nedeniyle kararın bozulması üzerine yeniden incelenen dosyada ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla maddi zararın tazmini talebinin tekrar kabul edildiği ve söz konusu tutarın faiziyle birlikte davalı banka tarafından ödenmesine hükmedildiği, anılan kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı, değinilen kararın düzeltilmesi talebi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile daha önce verilmiş olan onama kararının davacı aleyhine bozulması üzerine ... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından nihai olarak ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile onanmıştır. Yargılama süreci devam ederken alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takiplerine ilişkin İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün E:... ve E:... sayılı dosyaları ile davalı banka tarafından davacıya 243.860,40-TL asıl alacak, 61.219,14-TL yargılama ve icra giderleri ile 541.151,42-TL faiz olmak üzere toplam 846.230,96-TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacının banka nezdindeki alacağını faiziyle birlikte tahsil ettiği, sonrasında davacı hakkında tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu ile raporda atıfta bulunulan ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunda 2018 ve 2019 yıllarına ait off-shore faiz ödemeleri hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporundaki tespitler uyarınca yapılan faiz ödemesinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75. maddesinin birinci fıkrasının 6. bendi kapsamında alacak faizi niteliğinde olduğunun kabulü üzerine, söz konusu raporda belirtilen 541.151,42-TL faiz ödemesi esas alınmak suretiyle takdir komisyonunca belirlenen matrah tutarı üzerinden 2018 yılı için bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin tarh edildiği, düzenlenen ihbarnamenin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen süresi içerisinde itiraz edilmeksizin cezalı verginin kesinleştiği, söz konusu ödemenin mahkemece hükmedilen tazminat niteliğinde olduğu ve menkul sermaye iradı olmadığı, diğer taraftan söz konusu ödemenin dayanağı olan kararın da bozulması üzerine kaldırılarak yeni hüküm tesis edildiği ve tarhiyatın dayanağı vergi matrahının ortadan kaldırıldığı, ortada tarhiyata dayanak alınabilecek bir gelir bulunmadığı ve vergi hatası bulunduğu iddiasıyla kaldırılması istemiyle idareye yapılan düzeltme ve şikayet başvurunun reddine dair dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117. ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu olayda, her ne kadar yargı kararıyla ödenen faiz menkul sermaye iradı sayılarak salınan cezalı verginin terkini istemiyle idareye yapılan düzeltme ve şikayet başvurusu reddedilmiş ise de söz konusu ödemenin dayanağı olan kararın bozulması sonrasında davacı aleyhine yeni bir hüküm tesis edildiği ve tarhiyatın dayanağının ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, bu durumun vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiş olup aksi yöndeki gerekçeyle davayı reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY :Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.