Vekalet görevinin kötüye kullanılması ve hile iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında istinaf mahkemesinin ret kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı tarafından, kardeşine borçları için kredi çekebilmesi amacıyla verilen vekaletnamenin hile ile alındığı ve kötüye kullanılarak kendisine ait taşınmazların diğer davalıya devredildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacının vekaletin hile ile alındığını veya kötüye kullanıldığını ispat edemediği, devrin davacının izin ve iradesi doğrultusunda yapıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiş; bu kararların yüksek mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak onandığı belirtilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; dava konusu 835 parsel sayılı taşınmaz davacının babası adına kayıtlı ise de bedelini ödemek suretiyle davacı tarafından satın alındığını, 4 27... parsellerde ise davacının babasından intikalen paydaş olduğunu, davacının, davalı kardeşi ...'ın borçları nedeniyle kredi çekebilmesi için vekaletnameye ihtiyacı olduğunu belirtmesi ve isteği üzerine vekaletname verdiğini, dedikodular nedeniyle yaptığı araştırma ile dava konusu taşınmazların satıldığından 23.08.2016 tarihinde haberdar olduğunu, davalı ...'in tehdit ve baskı altında taşınmazları diğer davalı ...'a satmak zorunda kaldığını öğrendiğini, ipotek tesis edilerek kredi alınacağı beyanlarıyla hile ile alınan vekaletname kullanılarak taşınmazların devredildiğini ileri sürerek 4 27... parsellerin tapu kayıtlarının davacının payı oranında, 835 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının tamamının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; husumet itirazları olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazlarla birlikte 7 adet taşınmazın davacı ve diğer mirasçılara intikal ettiğini, dava dışı diğer taşınmazlar da davalı ... tarafından satıldığı halde dava açılmadığını, davacı ve diğer davalı ...'in birlikte hareket ederek davalı ...'ı zararlandırmaya çalıştıklarını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı ...'in muristen intikal eden tüm taşınmazları üzerine geçirdiğini, davalı ...'ın tekrar bedel ödeyerek davacının da bilgisi dahilinde taşınmazları satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; davacının vekaletname ile dava konusu taşınmazlarla ilgili işlem yapılması halinde para talep etmediğini, vekaletname verilirken davacının rızası bulunduğunu, diğer davalı ...'ın baskı yaparak tehditle taşınmazları satın aldığını, hiçbir ödeme yapmadığını, çekindiğinden ötürü gerekli mercilere şikayette bulunamadığını, taşınmazlarla ilgili dava açma hakkının saklı tutulmasını talep ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davanın hile hukuksal nedenine dayalı olduğu, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; vekaletin hile ile alındığı iddiasının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını içerdiği, bu kapsamda araştırma ve inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; vekaletnamenin bilinçli olarak verildiği, ancak sonradan taraflar arasında anlaşmazlık çıkması ile huzurda görülen davanın açıldığı, davacı tarafın vekaletin kendisinden hile ile alındığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça verilen vekaletnamenin dava konusu taşınmazlardaki hisselerinin davalı ...'e devri amacını da içerdiği, vekaletin hile ile alındığı ve kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığı, devrin davacının izin ve iradesi doğrultusunda yapıldığı, ispatlanamayan davanın reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.04.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat...le temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ...geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluğunda duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!