Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, mirasçılar arasındaki el birliği mülkiyetindeki şirket hisseleri ve oy hakkı ihtilafı kaynaklı genel kurul kararının iptali konulu kararı.
Özet: Davacıların murislerinden intikal eden şirket hisselerinin yönetim kurulu kararıyla pay defterine kaydedilmesi sonrası, mirasın henüz taksim edilmediği ve el birliği mülkiyetinin devam ettiği gerekçesiyle genel kurul toplantısında oy kullanma haklarının engellenmesi üzerine, söz konusu genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptali veya hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle açılan davada, davalı ve feri müdahilin mirasçılar arasındaki zorunlu dava arkadaşlığı eksikliği, miras taksimi yapılmadığı için el birliği mülkiyetinin devam ettiği ve bu nedenle davacıların pay sahibi sıfatıyla oy kullanamayacağı yönündeki savunmaları incelenmektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ███████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ███████BAŞKAN :..... ÜYE : ..... ÜYE : ..... KATİP : ..... DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVACI : ..... TEMSİL KAYYIMI : ..... DAVALI : ..... TEMSİL KAYYIMI : ..... DAVALI YANINDAFERİ MÜDAHİL : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... Av. ..... DAVA : Genel Kurul Kararının İptaliDAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in babası ...'in eşi olan ...'in davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve sermayesinin %99,04'üne tekabül eden 6180 adet payına sahip iken 27.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, geriye kanuni mirasçısı olarak davacılar ve murisin kızı dava dışı ...'ın kaldığını, davalı şirketin yönetim kurulunun 06.01.2017 tarih ..... sayılı kararının paydaşların ve pay durumlarının görüşülmesi başlıklı bölümünde mirasçılar arasında ... A.Ş. Hisselerinin taksim edilmiş olduğunun yazılı olduğunu, alınan yönetim kurulu kararı gereğince ... A.Ş. Pay defterlerinin 2. ve 3. Sayfalarında davacılar adına ortaklık kayıtlarının oluşturulduğunu, ...'in 2.317,50 hisse sahibi, ...'in ise 1.545 adet hisse sahibi gösterildiğini, bunun dışında pay defterinin 1 nolu sayfasında diğer mirasçı ...'ın evvelce şirkette sahip olduğu iki hisseye ilave olarak miras payından gelen 2.317,05 hissenin de adına kayıt edilmiş bulunduğunu, murisin davalı şirketteki hisseleri mirasçılar arasında miras payları oranında haricen taksim edilerek şirket pay defterinde kendi adlarına pay kayıtları oluşturulmuş olmakla davacıların ortak sıfatını elde ettiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanının ilan ve mektup yoluyla davacılara ortak sıfatıyla davet ettiği 6 Kasım 2017 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu karar defteri ve pay defteri kayıtlarına aykırı bir hazirun cetveli hazırladığını, hazirun cetvelinde muristen kalan 6180 adet hissenin hiç bölüşülmemiş gibi sözde tereke hisselerini temsil edecek bir tereke temsilcisi de bulunmadığı gerekçesiyle şirket sermayesinin %61,8'ine karşılık gelen hisselerin sahibi olan davacıları toplantıya paydaş olarak kabul etmeyip kendilerine oy kullandırmadığını, genel kurul kararlarının ... tarafından usulsüz bulunarak tescil ve ilan edilmediğini belirterek 6 Kasım 2017 tarihli ... A.Ş. 2014 ve 2015 yılı olağan genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan tüm kararların hükümsüzlüğüne veya iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TMK 640/2 maddesinde yer alan el birliği mülkiyeti yanı sıra mirasçılar arasındaki mecburi dava arkadaşlığına rağmen dava dışı mirasçı ...'ın davacılar arasında yer almamasının davanın bir yandan aktif husumet eksikliği diğer yandan dava şartı noksanlığı ile açıldığını ortaya koyduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, mirasçıların terekeye el birliği mülkiyeti kuralları çerçevesinde malik olduklarından davacı mirasçıların paylaştırma yapıldığı yolundaki iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yönetim kurulunun 06.01.2017 tarih ..... esas sayılı kararın mirasçılık belgesine göre paylar oranında toplam hisse miktarından mirasçılara isabet eden hisse miktarlarının pay defterine işlenmesinden ibaret olduğunu, bunun bir paylaştırma olmadığını, yönetim kurulunun böyle bir paylaştırma yetkisi bulunmadığını, kaldı ki pay defterinde mirasçıların el birliği mülkiyeti ile malik oldukları şerhinin de düşüldüğünü, mirasçılar arasında yapılmış bir taksim sözleşmesi bulunmadığını, mirasçı ... tarafından açılan miras taksim davasının ..... tereke sayısına kayıtlandığını, mahkemenin görevsizlik kararı üzerine ..... 'a gönderildiğini, davacı tarafın ..... tereke sırasına kayıtlı ikinci miras taksim davasının ise dava şartı noksanlığından reddedildiğini, her iki taksim davasının da taraflar arasında el birliği mülkiyetinin devam ettiğini ortaya koyduğunu, miras paylaşım sözleşmesi ya da yargı kararı ile paylaşım yapılmamış iken tereke de el birliği mülkiyeti devam ederken pay sahipliği haklarının kullanılmasının mümkün olmadığını, 06.11.2017 tarihli genel kurul toplantısına çağrının usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığını, mirasçıların temsilci getiremediklerini, ikinci toplantı olması sebebiyle TTK 418. maddesi gereğince nisap aranmaksızın hazır bulunanlar tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı yanında feri müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; murisin vefatından bu yana yapılan uzlaşma görüşmelerine rağmen bu güne kadar mirasın paylaşılamadığını, el birliği mülkiyetine tabi miras ortaklığının devam ede geldiğini, ...'in hisseleri dahil terekede bulunan tüm mal varlığının paylaşımı amacıyla açtıkları ..... tereke nolu davasının derdest olduğunu, ... paylarının hangi mirasçılara ait olacağını, ancak birinci miras paylaşımı sonunda belli olabileceğini, bu nedenle kendilerinin davacıların bu davasına muvafakatinin bulunmadığını, bütün mirasçılarca açılmamış olan davanın taraf ehliyeti oluşmadığından dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ...'in 8 Şubat 2017 tarihli ve bunun devamı niteliğinde olan 14 Haziran 2017 tarihli ertelenmiş olağan genel kurul toplantısının 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin birinci genel kurul toplantısı niteliğinde olduğundan 6 Kasım 2017 tarihinde gerçekleştirilen TTK 418 maddesine göre toplantı nisabı aranmadığı, anılan toplantıda aralarında oy birliği ile hareket edemedikleri gibi bir temsilcileri de olmayan mirasçılar dışında ... paylarına sahip diğer pay sahiplerinin oyları ile kararların alındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yargılama safahatında ..... sayılı dosyasında davacı ...'in kısıtlanmasına ve 24.04.2023 tarihli ek karar ile kısıtlıya ...'ın vasi olarak atanmasına karar verilerek kararın kesinleştiği anlaşılmakla kısıtlı davacı ... ile iş bu davada davalı yanında feri müdahil olan vasisi ... arasında oluşan menfaat çalışması nedeniyle TMK 426/2 maddesi uyarınca davacı kısıtlının bu davada temsili bakımından temsil kayyumu atanması gerekliliğine ilişkin vesayet makamının davalı yanında feri müdahilin vesayet makamına yapmış olduğu başvuru neticesinde ..... sayılı 20.09.2024 tarihinde kesinleşmiş olan kararında davacı ...'in mahkememiz de görülen davada kısıtlının hak ve çıkarlarını korumak üzere ...'ın kayyum olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmakla, davacı kısıtlı ...'in temsil kayyımına dava dilekçesi, cevap dilekçesi, feri müdahale dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin tebliği sureti ile yargılamaya devam olunmuştur.Yargılama safahatında davalı şirketin 08.03.2019 tarihli genel kurul toplantısında davacı ...'in yönetim kurulu başkanı seçilmiş olması nedeni ile davacı ... ile davalı şirket arasında menfaat çatışması oluştuğundan 14.11.2019 tarihli duruşma 1 nolu ara karar ile iş bu davada temsil ile sınırlı olmak üzere davalı şirkete temsil kayyumu atanmasına karar verilerek temsil kayyumuna dava dilekçesi ve ekleri ile duruşma gün ve saati tebliğ edilmiştir.Taraf delilleri toplanmış, davalı şirketin sicil özeti ile ticaret sicil dosyasından bir örnek ..... getirtilmiş, davalı şirketin 06.11.2016 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin gündem, hazirun cetveli ve toplantı tutanağı örneği temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır...... sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde davacı ... Şirketi tarafından ... hakkında davalı şirketin 06.11.2017 tarihli genel kurul toplantısında seçilen yönetim kurulunun ticaret siciline tescili talebi ile açıldığı mahkemece davanın hasımsız açıldığından reddine daire verilen kararın ..... sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. ..... sayılı dosya örneğinin tetkikinde; davacı ... tarafından davalılar ... ve ... hakkında mirasçılar arasında mirasın paylaşılarak miras ortaklığına son verilmesi tereke mallarının mirasçılara payları oranında nakden mümkün olmadığı taktirde nakden ve aynen geçirilmesine karar verilmesi talebi ile açılan davada mahkemece görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ..... . Tarafından kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine aynı mahkemenin ..... ereke esasına kayıt edildiği, mahkemece ..... numarası ile mahkemelerinin görevsizliği, görevli ve yetkili mahkemenin ..... Mahkemesi olduğuna karar verildiği ve dosyanın ..... Esas numarasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır...... sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... ve ... hakkında muris ... 'in vefatı nedeni ile miras şirketini temsil etmek üzere tereke temsilcisi atanması, tereke mevcudunun aynen taksimi ile miras ortaklarının sona erdirilmesi talebi ile açılan davanın ..... Tereke davası nedeniyle derdestlik itirazı yerinde görülerek davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş olduğu görülmüştür...... sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... tarafından mirasçılar ... ve ... hakkında miras bırakan ...'in terekesinin tedbir mahiyetinde tespiti ve terekenin korunması talebi ile açılan davada mahkemece 01.02.2017 tarihli karar ile müteveffa ...'in terekesinin tespiti davasında terekeye idare memuru olarak resen Av. ...'in atanmasına karar verildiği, ..... sayılı 06.04.2017 tarihli kararı ile terekeye idare memuru atanması yönündeki kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş olduğu, mahkemece bu karara istinaden terekeden el çekilmesi yönünde karar verildiği anlaşılmıştır...... Esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... ve ... tarafından davalı ... İnş. San. Turz. Tic. A.Ş. hakkında muarazanın meni ve şirket hissesinin aidiyetinin tespit ve tescili talebi ile açılan davanın yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalı ... A.Ş.'nin sermayesinin %61,8'ine tekabül eden 3.862,5 adet hissenin davacı ...'e aidiyetinin tespiti ile adına şirket pay defterine tescil edilmesine davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetimin tüm iş ve işlemlerinin mahkemece resen tayin edilecek kayyım heyeti onayı ile gerçekleştirilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda ..... sayılı 06.04.2022 tarihli kararında "... davalı şirket yönetim kurulunun istinaf aşamasında aldığı █████/2019 tarih ve 3 no'lu kararıyla davacı ... adına kayıtlı dava konusu 1.545 adet hissenin davacı ... adına devir ve tescili hususunun pay defterine kaydedildiği, böylelikle eldeki davanın konusunu oluşturan 3.862,5 adet hissenin davacı ... adına davalı şirketin pay defterine kaydedildiği, böylelikle davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. ...Somut olayda, işbu davanın açıldığı tarihte ..... esas sayılı tereke dosyasında görülen ve dava konusu hisselerin de konusunu oluşturduğu ortaklığın giderilmesi davasının derdest olması ve ortaklığın giderilmesi davasının henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle mirasçıların hisselerinin belirli olmaması gözetildiğinde davalı taraf davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olduğundan HMK'nın 331.maddesi gereğince vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinden davacı yan sorumludur." gerekçesi ile davalı yanın istinaf başvurusunun kabulüne ..... Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesince atanan kayyımların görevlerine son verilmesine karar verildiği, kararın davacı ve feri müdahil tarafından temyiz edilmesi üzerine ..... sayılı 19.02.2024 tarihli ilamı ile feri müdahil vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davacı vekilinin temyizi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.Dava davalı şirketin 06.11.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğü/iptali talebine ilişkindir. Davalı şirketin 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin 06.11.2017 tarihli ikinci olağan genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağında müteveffa ... mirasçıları arasında henüz bir taksim yapılmadığı, el birliği mülkiyetinin devam ettiği ve bu mülkiyeti temsil edecek bir temsilci atandığı yolunda bilgi gelmediğinden genel kurul çağrısının temsilciye çıkarılmasının mümkün olmadığı, 2014 ve 2015 yılları mali yılları olağan genel kurul toplantısının 8 Şubat 2017 tarihinde ertelendiği, 14 Haziran 2017 tarihinde tekrar toplandığı, toplantı nisabının sağlanamaması nedeniyle TTK 418. Maddesi uyarınca nisap aranmayacağı belirtilerek hazır bulunanlarca toplantıya devam edilip kararların alındığı, tutanağın sonunda toplantıda dinleyici olarak bulunan ... vekili ve ... vekilinin itirazlarını açıklar yazılı beyanlarının alındığının belirtildiği, hazirun cetvelinin tetkikinde şirketin toplam 6.240 adet hissesinin 6.180 adedine sahip ... mirasçıları temsilcisi olarak haziran cetvelinin birinci sırasına yazıldığı, karşısında imzanın bulunmadığı, diğer hissedarların asaleten/vekaleten imzalarının alınmış olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin toplam 6240 adet hissesi içinde 6180 adet hissesine sahip ...'in 27.05.2015 tarihinde vefat ettiği ..... sayılı veraset ilamında; mirasçı olarak ..... ve ...'ın tespit edildiği, davacıların 06.11.2017 genel kurul tarihi itibari ile davalı şirkette payları bulunmadığı, muris ...'in mirasçısı olmaları nedeni ile iş bu davanın açıldığı, muris ...'in ise davalı şirketin hakim hissedarı iken vefat etmiş olduğu hususları dosya kapsamı ile sabittir. Öncelikli olarak; davacıların. miras hisselerine isabet eden şirket hisselerine istinaden davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların yokluk, butlan veyahut iptalini talep edip edemeyecekleri belirlenmelidir.TTK 445 ve devamı maddelerinde pay sahiplerine ve yönetim kuruluna genel kurul kararların iptali/ batıl olduğunun tespitine ilişkin dava açma hakkı tanınmıştır.Vefat ile murisin bütün diğer mal varlığı gibi anonim şirket payları da terekeye dahil olmaktadır. Vefat halinde mirasçılar tereke üzerinde iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre tasarruf etmektedirler. Dolayısıyla mirasçılar arasında başka türlü bir taksim anlaşması olmadığı sürece mirasçıların terekeye dahil anonim şirketi payları üzerinde iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre tasarruf etmeleri gerekecektir. TMK 640. maddesi gereğince murisin birden çok mirasçısının bulunması halinde mirasın geçmesi ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Bu madde kapsamında terekenin tümüne ait davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerekir. Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde böyle bir dava dinlenemez. Zira; yalnız başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti yoktur. Anonim şirketlerde paylar paydaşın ölümü halinde limited şirketlerin aksine kendiliğinden mirasçılara intikal etmez. Bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya TMK'nın 2. maddesine uygun şekilde yazılı taksim sözleşmesine eş değer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerekir.TTK 417. maddesinde düzenlenen ve anonim şirket genel kurul toplantısında pay sahibi ile temsilcilerinin ad ve soyadları ile adreslerini ve pay miktarını gösteren ve yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanan bir belge olan hazirun cetveli, pay sahipliği hakkını doğuran ihdas eden veya yansıtan bir işlem ve güce sahip olmayıp genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır. Bu kapsamda hazirun cetvelinde yazılı pay miktarlarının pay sahipliği hakkının varlığı ve niceliği konusunda bağlayıcı niteliği bulunmamakta olup bu hususun şirket kayıtları ve dayanak hak oluşturucu-doğurucu işlemle kanıtlanması gerekmektedir. Nitekim dava konusu genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde ... mirasçıları ismen gösterilmemiş, ... mirasçıları temsilcisi ibaresi listenin birinci sırına yazılmış temsilci olarak isim ve imzanın bulunmadığı görülmüştür.Davacılar tarafından miras yolu ile sahip oldukları payların davalı şirketin pay defterine kaydedilmesi ile ortak sıfatını elde ettikleri iddia edilmiş ise de; davalı şirketin 06.11.2017 tarihli ..... sayılı yönetim kurulu kararının tetkikinde; mirasçılık belgesine göre payların pay defterine işlenmesine pay defteri ihtilafının hallinden sonra gerektiğinde konunun yeniden değerlendirilmesine karar verildiği davalı şirketin pay defteri fotokopilerinin tetkikinde; "müteveffa ...'in mirasçıları veraset ilamında gösterilen paylara göre pay defterine kayıt edilmiş olup paylar el birliği mülkiyetine tabidir" şeklinde yazıldığı görülmüştür.Somut uyuşmazlıkta; davalı şirketin hakim paydaşı olan davacıların murisi ...'in 27.05.2015 tarihinde vefat ettiği, davalı şirketin 06.11.2017 genel kurul tarihi ve dava tarihi itibari ile ..... Esas (Eski ..... Tereke, Eski ..... Tereke) dosyasında davalı şirket hisselerinin de içinde bulunduğu terekenin taksimi davasının devam ettiği, ..... Tereke dosyasında 01.02.2017 tarihinde terekeye idare memuru atanmasına dair verilen karara ilişkin ..... sayılı 06.04.2017 tarihli kararı ile 06.11.2017 genel kurul tarihinden ve iş bu dava tarihinden önce terekeye idare memuru atanması kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş olduğu anlaşılmakla dava tarihi itibari ile tüm mirasçıların kabulünde olan mirasçılar arasında düzenlenmiş bir miras taksim sözleşmesi veya taksim sözleşmesine eş değer bir halin mevcut olmadığı gibi miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından hazırlanan hazirun cetvelinin miras paylaşım belgesi olarak kabul edilemeyeceği öte yandan terekenin taksimi davası devam ederken veraset ilamındaki paylara göre el birliği mülkiyetine tabi olduğu belirtilmek suretiyle veraset ilamına göre payların pay defterine yazılmasının davacılara paydaşlık sıfatını kazandırmayacağı bu durumda murise ait şirket hisseleri üzerinde tüm mirasçıların el birliği mülkiyetinin devam ettiği sonucuna varılmakla davacıların tek başına dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcının mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin, davalı ...'in ve davalı yanında fer'i müdahil vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 14.02.2025Başkan ..... Üye ..... Üye ..... Katip .....