T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinden Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacağın Tahsili Amacıyla Başlatılan İcra Takibine Yönelik İtirazın İptali Kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının yıllara sari su taşımacılığı hizmetleri karşılığında düzenlediği 161.527,26 TL tutarındaki faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesiyle ortaya çıkmıştır. Davacı, davalının faturaları ticari defterlerine işlediğini, yazışmalarla kabul ettiğini ve kısmi ödeme yaptığını, fatura içeriğine süresinde itiraz etmediği için borcu kabul etmiş sayıldığını ileri sürerek itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir. Davalı ise yetki itirazında bulunarak borcu reddetmekte, davacının dahil olduğu bir kısım alt yüklenici hakkında nakliye hizmetlerini tamamlayıp teslim evrakı ibraz edememeleri nedeniyle dolandırıcılık/hırsızlık şüphesiyle soruşturma yürütüldüğünü (ancak bu soruşturmanın hukuki nitelikte olduğunun belirlendiğini) ve ödemelerin bu nedenle yapılmadığını savunmaktadır. Mahkeme, delillerin değerlendirilmesi sonucunda ispat yüküne göre karar verecektir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████...DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, yıllara sari olarak davalıya ait su taşımacılığı işini yaptığını, toplam 161.527,26 TL bedelli faturalar düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, düzenlenen bu faturaların kesin vadelerinin geçtiğini, davalının bu faturaları ticari defterlerine işlediğini, elektronik ve whatsapp kanalıyla yapılan yazışmalarda davalının fatura bedellerini kabul ettiğini, bir kısım ödemede bulunduğunu ancak tam ödeme yapmadığını, bunun üzerine önce ...Esas sayılı dosyası kanalıyla icra takibine geçildiğini, davalı tarafından süresinde yapılan haksız borca itiraz sebebiyle takibin durduğunu, davalının, itirazında; taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişkiye itiraz etmediğini, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul ettiğini, aradan geçen uzun süre nazara alındığında; davalının fatura münderecaatına itiraz hakkını da kaybettiğini, davalının fatura bedelini ödediğini ispatla yükümlü olduğunu, borçlunun, ... Esas sayılı dosyasına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, İİK 67/2 mucibince davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı firmanın “ ... adresinde ticari faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, davalı firmanın davacı firmaya karşı her hangi bir borcunun bulunmadığını, belirtilen gerekçe ile öncelikle yetkili icra müdürlüğünde takibe başlanmadığını ve sonrasında davanın yetkili Mahkeme huzurunda açılmamış olması sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesine karar verilmesini talep ettiğini, davalı şirketin, lojistik sektöründe faaliyet gösteren bir firma olup, müşteri firmaların talepleri doğrultusunda piyasadan araç temin ve tedariki ile nakliye işleri organizasyonu işlerini ifa ettiğini, davalı firmanın alt tedarikçiler ile anlaştığı lokasyonlar için belirlenen nakliye hizmet bedeline ilişkin faturayı alması ile kendisi de müşterisine ilgili hizmet için fatura düzenlediğini, davalı firma davacı şahsın da içerisinde olduğu bir takım alt-nakliyeci tedarikçiler ile ... lojistik bölgesinde görevli şirket çalışanları hakkında ...Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunduğunu ve davacı tarafın da içerisinde bulunduğu bir grup şüphelinin eylemlerine uyan dolandırıcılık/hırsızlık, ilgili suçlardan ceza almaları talebinde bulunduğunu, davacı taraf gibi ilgili operasyonda çalışılan pek çok nakliyeci adına ihtarnameler keşide edildiğini, diğer pek çok alt nakliyeci teslim evraklarını ibraz ile fatura konusu nakliye hizmetlerini verdiğini ve tamamlamış olduklarını ispat ederek, alacaklarını tahsil etmişseler de davacı taraf gibi birkaç tedarikçi gerçekleştirdiğini iddia ettiği nakliyelere ilişkin teslim evraklarını ibraz edememiş olması nedeni ile nakliye ödemelerini alamadıklarını, öncelikle yetki itirazları sebebi ile açılan davanın ve başlatılan icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapılmış olması nedeni ile davanın reddini, davalı firma aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, haksız ve hukuka aykırı olarak talep edilen icra inkar ve kötüniyet taleplerinin reddini, tüm süreç hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen davacı tarafın davalı firma aleyhine kötüniyetli bir şekilde takibe başlaması ve dava açması sebebi ile davacı aleyhine davalı firma lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.Davalı tarafın cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelenmiş ve yapılan incelemede taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğundan bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. █████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı)Mahkememizce davalı tarafın sunmuş olduğu ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defter ve kayıtlarının tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapılmış olması nedeniyle delil niteliği taşımakta olduğu, davacı tarafından düzenlenmiş ve davalının ticari defter ve kayıtlarına işlemiş olduğu faturalar nedeniyle davacının davalıdan 497.224,64TL alacaklı olduğu, ancak davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında çeşitli dönem ve tarihlerde davacı tarafa yapılan ödemelerin fatura kapatma şeklinde olmadığından davaya konu faturalara ilişkin hangi ödemelerin yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, davacı tarafa çeşitli dönem ve tarihlerde ödemeler yapıldığı, █████/2023 tarihi itibariyle davalının davacı tarafa 16.450,43TL bakiye borcu bulunduğu mütala edilmiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının davaya konu faturalardan kaynaklı alacağının 161.527,26TL olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerine almış olduğu davaya konu faturaların muhasebe kayıtlarına alınması yönüyle birbirini doğruladıkları, davaya konu alacağa dair başka muhasebe hareketlerinin olması nedeniyle alacağın hangi faturalardan kaynaklandığının tespitinin yapılamayacağı, ancak davalının davaya konu faturalara ilişkin olarak ödendiğini gösterir banka dekontuna rastlanmadığı mütala edilmiştir. Bilirkişi raporları hüküm kurmaya ve denetime uygun bulunarak benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucu; tarafların ticari defter ve kayıtlarının davaya konu faturalar kapsamında birbirlerini doğruladığı, davalının davaya konu faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olduğu anlaşılmıştır. Ancak davalı taraf davaya konu faturaların ödenmiş olduğunu kanıtlayamamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE, davalının ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 161.527,26TL üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Asıl alacağın %20 si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 11.033,92TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.935,28TL harcın mahsubu ile kalan 9.098,64TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,4-Davacı tarafından yapılan 269,85TL başvuru harcı, 1.935,28TL peşin harç, 9.000,00TL bilirkişi ücreti, 110,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 11.315,13TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.120,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025 ...