Çekteki İmzanın Sahte Olduğu İddiasıyla Açılan Menfi Tespit Davasında, Davacı Borçlu Olmadığının Tespiti ve İhtiyati Tedbir Talebi ile Faktoring Şirketinin İyi Niyetli Hamil Savunması.
Özet: Davacı tarafından, 750.000 TLlik bir çek üzerindeki imzanın sahte olduğunu ve kendilerine ait olmadığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespiti, imza incelemesi ve icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talep edilen bir menfi tespit davasında; davalı ise çeki faktoring sözleşmesiyle yasal bir e-fatura karşılığında iyi niyetli hamili olarak iktisap ettiğini, davacının faturaya zamanında itiraz etmediğini savunarak, ayrıca davacının eksik harç yatırdığı gerekçesiyle davanın usulden reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO: ████████
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf, ------- Esas sayılı dosyasında 750.00,00TL tutarındaki çeki tahsil etmeye çalıştığı, ancak, bu takibin dayanağı olan çek üzerindeki imza müvekkilimize ait olmadığı, Takibe konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmaması sebebiyle davacının borçlu bulunmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olduğu, davacı aleyhine yapılan icra takibine konu çekteki imza müvekkile ait olmadığı, davacıya ait imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbini talep ettiği, Söz konusu imza örnekleri geldiğinde icra takibine konu senetteki imza ile karşılaştırılarak bilirkişi incelemesi sonucunda da imzanın müvekkile ait olmadığı çok net anlaşılacağı, Hatta davacıya ait -------- ait kaşe taklit edilmiş aynı şekilde kaşe üzerinde de sahte imza atıldığı, Bu iki imzanın farklı olduğu gözle dahi açıkça görüldüğü, Çek üzerindeki imza ile müvekkile ait ekte sunulu vekaletname ve celp olunacak diğer resmi kurumlardaki imza örnekleri çıplak gözle incelendiğinde dahi imzaların birbiri ile uyuşmadığı, takibe konu edilen çekteki imzaların müvekkilin el ürünü olmadığı, Sayın mahkemece yapılacak imza incelemesiyle de çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu, davacıya ait olmadığı açıkça görüleceği, müvekkilimizin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı, Bu dava sürecinde, İİK 72/2 hükümlerine dayanarak, icra takibi için öngörülen çek bedelinin davalıya ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep ettikleri, Bu kararın, davanın sona ermesine kadar geçerli olması talebi olduğu, Davacı müvekkil hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan arabulucuğa başvuruda bulunmuş, ancak davacı müvekkil ile davalı yan arasında anlaşma sağlanamayıp, taraflar arasında anlaşmama son tutanağı tanzim edildiği, Davalı tarafın sunacağı delillere karşılık her türlü delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla ikamesi mümkün her türlü yasal delil, sair deliller tüm bu nedenlerle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davacı harca esas değer olarak dilekçesine belirtmiş olduğu çeklerin tutarını yazmış ancak bu tutar üzerinden yatırması gereken harcı eksik yatırmıştır. Bu nedenle Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da yer verildiği üzere eksik harcın tamamlanması için davacıya kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içerisinde davacı harcı tamamlamaz ise dosyanın işlemden kaldırılması ve yasaya yasal süresinde tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmekte ve Sayın Mahkemenizden de talep olunmadığı, Müvekkil dava konusu çekleri müşterisi ------- aralarında aktedilmiş olduğu, 05.12.2024 tarihli faktoring sözleşmesine binaen devir aldığı, Çekin müvekkile devir ve ciro edilmesini sağlayan faturaya bağlı alacak temliki işlemi 6361 sayılı kanunda belirtilen esaslara ve ---- belirlediği kriterlere uygun olarak eksiksiz yerine getirildiği, Bu anlamda alacağın temliki işlemi yapılırken; Sözleşmede dava dışı müşterimiz olan ------Şirketi temlik ettiği, davacıdan olan kambiyo senetlerine bağlı alacağı 6361 Sayılı yasanın öngördüğü şekilde fatura ile tevsik edilmiş ve ilgili fatura asılları üzerine temlik işlemini gösterir şekilde açıklama derc edilerek işlem tamamlanmıştır. Nitekim müşteri tarafindan müvekkile verilen faturalar e-arşiv fatura niteliğinde olup faturaları Gelir idaresi Başkanlığının sistemine doğrudan kaydolmaktadır. Dilekçemiz ekindeki faturada görüleceği üzere alacaklı müvekkil müşterisi, borçlu ise davacı olup, çekdeki ciro silsilesi ile de uyumludur. Yasanın öngördüğü prosedür tam ve eksiksiz olarak yukarıda belirtilen şekilde yerine getirmiş olmakla müvekkil davacıya karşı iyi niyetli, meşru hamil sıfatını kazandığı, bilindiği üzere ------ ana unsuru gerçek bir mal ve hizmet satışından doğmuş faturalı alacağın temlik alındığı, Huzurdaki davaya konu fatura incelendiğinde fatura tarihi 14.06.2024 olup, müvekkil iş bu faturadan doğan alacağı temlik almış ve ödeme aracı olarak da dava konusu çeki iktisap ettiği, İşleme konu fatura e-fatura olup, kesildiği anda muhatabın sistemine düşmekte ve muhatap faturadan haberdar olmaktadır. Muhatabın faturanın sistemine düşmesinden itibaren itiraz ve iade haklarını kullanabileceği izahtan veraset olduğu, Hal böyle olunca davacının iddia ettiği gibi gerçek bir mal alışverişinden doğmayan fatura ise ticari hayatın olağan akışına uygun olarak davacının iş bu faturaya itiraz etmiş olması gerektiği, ancak, davacı dava dilekçesinde faturayı kabul etmediğine ve itiraz ettiğine dair hiç bir beyanda bulunmadığı, Davacı tarafından itiraz edilmemiş ve fatura kabul edilmiş ise davalı ile dava dışı müşterisi arasında yapılan faktoring işleminde her hangi bir yasaya aykırılık olmayacağı, Hal böyle olunca davacının iddialarının dinlenemeyeceği ve reddinin gerektiği, davacı çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de söz konusu çekin iddia ettiği gibi sahte imzayı atan kişinin eline nasıl geçtiği hakkında hiçbir açıklama yapmaması aslında atılan sahte imzadan haberdar olduğunu ortaya koymadığı, yine davacı takibe konu edilen çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de buna dair bu güne kadar herhangi bir suç duyrusu veya işlem yapmamış olması davacının söz konusu sahte imzayı bildiğini göstermediği, Ayrıca davacı kendisinden sonra gelen müvekkil müşterisi ile bir ticari ilişkisinin olmadığını da iddia etmemekte olup tüm bu nedenler davacının aslında kötüniyetle hareket ettiğini ortaya koyduğu, tüm bu nedenlerle dosyanın dosyanın yetkili istanbul asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine, davacıya eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmesine yatırmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yasal süresinde harç tamamlanarak dosya yenilenmez ise davanın açılmamış sayılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20 'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava Menfi tespit talebine ilişkindir.Dava dilekçesinin----- hitaben yazıldığı, davalı şirkete dava dilekçesinin tebliğ edildiği süresinde cevap dilekçesi sunulmuş olup yetki itirazında bulunulduğu, yetkili mahkemenin ----Ticaret Mahkemesi olduğunun belirtildiği, Davacınını İkametgahının ---- davalı faktoring şirketinin merkez adresinin ----- olduğu anlaşıldı.
Davalının mahkememizin yetkisine yaptığı itirazın yerinde olduğu ayrıca dava dilekçesinin ----Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben yazıldığı anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın yetkisizlik kararı kesinleştiğinde yasal iki haftalık süre içerisinde talep halinde yetkili ve görevli -------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-Harç ve Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2. fıkrasının 1.cümlesi uyarınca görevli ve yetkili Mahkemece değerlendirilmesine,
4-Taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin 2.fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokulğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde------- Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!