İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, otoyolda meydana gelen yabani hayvan çarpması sonucu araçta oluşan değer kaybı tazminatı davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusunu değerlendiren karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirkete ait aracın davalı tarafından işletilen otoyolda yaban domuzu sürüsüne çarpması sonucu oluşan değer kaybı için açılan tazminat davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, kazada davalının %100 kusurlu olduğuna ve zamanaşımının dolmadığına hükmederek davacının 12.500 TL değer kaybı tazminatı talebini kabul etmiş, davalı ise bu kararı zamanaşımı, husumet yanlışlığı ve kusursuzluk iddialarıyla istinaf etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : ████████ Esas █████████ KararKARAR TARİHİ : █████/2022DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D ÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait .... plakalı aracın 30.09.2019 tarihinde davalının sorumluluğundaki İzmir - İstanbul otoyolunda İstanbul yönüne seyir halindeyken önüne aniden çıkan domuz sürüsüne çarptığı, çarpmanın akabinde müvekkili şirkete ait araçta hasar meydana geldiği, hasarın kasko sigortacısı olan .... A.Ş tarafından karşılandığı ancak meydana gelen değer kaybının kasko sigortacısı tarafından karşılanmadığından bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş , █████/2022 tarihli dilekçe ile talebi 12.500 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybı talebinin zamanaşımına uğradığı, davaya konu kazanın 30.09.2019 tarihinde gerçekleştiği, iş bu davanın ise 11.10.2021 tarihinde ikame edildiği bu nedenle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ayrıca davanın müvekkili şirkete yöneltilmiş olmasının kanuna aykırı olduğu, davanın husumet nedeniyle de reddinin gerektiği, otoyolda can ve mal güvenliği sağlamanın Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğu, bu nedenle meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Arabulucu Son Tutanak Sureti, kazaya ilişkin fotoğraflar, Kaza Tespit Tutanağı, Araç Ruhsat Sureti, hasar dosyası, SBGM kayıtları ,tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacıya ait .... plakalı aracın şehirler arası otoyolda seyir halindeyken yola çıkan yabani domuz sürüsüne çarpması neticesinde hasarlandığını, davaya konu araçtaki değer kaybından kaynaklı zararın ve tazminat yükümlüsünün davacı tarafça öğrenme tarihinin dava dışı sigorta şirketiyle yapılan ibraname tarihi olan 10.12.2019 tarihi olarak kabul edilmesinin gerektiği, bu tarihten dava tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalının %100 oranında kusurlu, davacıya ait aracın dava dışı sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, alınan bilirkişi raporuna göre davacıya ait aracın kazadan önceki 2.el piyasa rayiç değerinin 170.000,00 TL ve onarılmış haliyle kazadan sonraki 2.el piyasa rayiç değerinin de 157.500,00 TL olduğu, bu şekilde dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta (170.000,00 TL - 157.500,00 TL=) 12.500,00 TL değer kaybı meydana geldiği yönündeki raporun benimsendiğinden bahisle davanın kabulüne, 12.500,00 TL araçtaki değer kaybına ilişkin maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.09.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı sigorta şirketinin değer kaybını tazmin etmeyeceğinin davacı tarafından bilindiğinden davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü kaza tarihi itibariyle öğrendiğini, dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığından usulden reddedilmesi gerektiğini, husumetin Karayolları Genel Müdürlüğününe yönetilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bilirkişi raporunda ilgili yol kesiminde aydınlatmanın bulunup bulunmadığına veya müvekkili şirketin tüm tedbirleri alıp almadığına ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, davalının kusurunu olmadığını, araç sürüsünün hız sınırını ayarlamaktaki sorumluluğu dikkate alınarak davalıya kusur atfedilmemesi gerektiğinden bahisle, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı taraf istinafa cevap vermemiştir.G E R E K Ç E:Dava, davalı tarafından işletilen otoyoldan alınan ulaşım hizmetinin ayıplı ifasından kaynaklı tazminat isteğine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK. 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir. Yine, aynı kanunun 7/1-m maddesinde "Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak," hükmü düzenlenmiştir.6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un tanımlar başlıklı 2. maddesinin (k) bendinde ise ''Otoyol: yüksek standartlara sahip trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan seyahat hızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı karayolu'' olarak tanımlanmıştır.Davalı şirketin "....... ....Otoyolu 'nun yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlendiği , davacı ile aralarında ücretli otoyol geçişi sözleşmesi bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamakla , davalının pasif husumet yokluğu yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yine, davacı ile davalı arasında örtülü sözleşme ilişkisi bulunduğundan dava, 6098 sayılı BK.'nun 146.maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabii olup; İlk Derece Mahkemesince haksız eylem yönünden zarar ve yükümlüsünün öğrenilme tarihi hatalı belirlenmiş ise de, sonuç olarak dava zamanaşımı süresi içinde açıldığından davalının zamanaşımı itirazının da reddi gerekmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağı yönünde ise ,davacının talebi "tazminat" niteliğinde olmakla davacıdan davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif olarak kendisinden beklenemeyeceği ve tahkikat sonucu (bilirkişi incelemesi sonucu) alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu değerlendirmesi ile belirsiz alacak davası olarak nitelendirilerek açmakta hukuki yararı bulunduğu sonucuna varılmıştır.Ayrıca, davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda mahkemece, açılmış olan dava, hukukî yarar yokluğundan reddedilmeyerek bir ara karar ile kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması gerektiği kabul edilmekle , davalının bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Somut olayda, █████/2019 günü saat 06:10 sıralarında sürücü .... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile İzmir ili istikametinden İstanbul ili istikametine orta ayırıcı refüj ile 3 şerit gidiş – 3 şerit geliş olarak bölünmüş özel otoyolda seyri esnasında 05-15/ 006+200’ ncü kilometreye geldiğinde yola aniden çıkan 3 adet yabani domuzuna çarpması ile tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağı ekli kroki dosya içerisinde bulunmakta olup, kazanın oluş şekli ile ilgili bir ihtilaf bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalının, yapımından, bakımından ve işletilmesinden sorumlu olduğu erişme kontrollü yola yabani hayvan girmesi ve kazaya yola giren yabani hayvanın sebep olması nedeniyle davalının %100 kusurlu olduğu, kurallara uygun olarak, far ışığında seyredip geldiği havanın karanlık, aydınlatmanın olmadığı olay mahallinde, önüne aniden çıkan domuz sürüsüne aracının ön kısımları ile çarpması şeklinde oluşan olayda davacının alacağı önlem bulunmadığından kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir. Hız sınırın 120 / km saat olan yolda seyreden davacının aydınlatma olsa dahi beklenmedik şekilde yola giren yaban hayvan sürüsüne çarpmamak için alabileceği önlem bulunmadığından, bakım ve güvenlik yükümlülüğünü gereği gibi yerinde getirmemesinden kaynaklanan işletmecinin sorumluluğuna ve davacının müterafik kusurunun olduğuna değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Keza erişme kontrollü yolun işletilmesini üstlenen davalı şirketin başıboş hayvanın otoyola girmesine engel olacak şekilde yolun niteliğine uygunluğunu sağlamakla yükümlüdür. Bu durumda, erişme kontrolünün uygulandığı otoyolun sürekli bakım, onarım ve denetiminden sorumlu olan, yaban hayvanın otoyola girmesine engel olamayan, can ve mal güvenliği açısından trafik güvenliğini sağlayamayan işletmeci şirketin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise herhangi bir kural ihali söz konusu olmadığından ani gelişen durum karşısında önlem alma imkanı da bulunmadığından kusurlu olmadığının belirtildiği kusur raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bilirkişi tarafından hasar ve değer kaybı yönünden yapılan incelemede, davacıya ait .... plakalı... marka ... model 52.677 km. özel otomobilde kaza nedeni ile meydana gelen hasarın onarılması için parça ve işçilik giderinin KDV dahil 42.400,00 TL olduğu, hasarsız 2. El piyasa değerinin 170.000 TL, onarıldıktan sonra 157.5000 TL olduğu, hasar ve yapılan onarım işleri ile aracın tamir edildikten sonra pazarlanacağı değere göre değer kaybının 12.500 TL olarak hesaplanmış olmasında da usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 213,50 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 853,87 TL'den mahsubuyla, bakiye 640,37 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca █████/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.