Hazinenin orman vasfındaki taşınmaz iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, kadastro mahkemesi kararının ardından Yargıtayca onanan hükme karşı yapılan karar düzeltme talebinin incelenmesi.
Özet: Hazinenin şahıslara karşı orman vasfında olduğu iddia edilen taşınmazların tapu iptali ve tescili talebiyle açtığı dava, Asliye Hukuk Mahkemesinden Kadastro Mahkemesine aktarıldıktan sonra, mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair ilk kararı Yargıtay tarafından keşif ve bilirkişi raporlarındaki eksiklikler gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası yargılamada taşınmazların orman vasfıyla Hazineye ait olduğu yönündeki ikinci karar dairelerce onanmış olup, mevcut hukuki evrak Hazinenin bu onama kararına karşı sunduğu karar düzeltme talebinin incelenmesine ilişkindir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.Kararın davacı Hazine vekili ile davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 06.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.Davacı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacı Hazine vekilinin Terme Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği .... köyü .... mevkiinde bulunan yaklaşık 40.000,00 m² yüzölçümlü tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın orman niteliğinde olduğunu, taşınmaza davalılar .... ve ... tarafından ev yapılmak ve tarla vasfıyla kullanılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve davalıların elatmasının önlenmesi ile binanın kal’ine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Yargılama sırasında ... ili ... ilçesi ... köyü (şu an .... Mahallesi) çalışma alanında 2010 yılında yapılan kadastro sırasında; dava konusu taşınmazlar hakkında 4 97... , 2, 4 98... , 4 99... , 5 00... , 5 01... , 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel numaralarıyla kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle davacı Hazine vekili tarafından açılan dava görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu ise 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun değişik 4. maddesi uyarınca yapılmıştır.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların murislerine ait tevzi tapusu kapsamında kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Taşınmazların kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyasının birleştirilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesinin (Kapatılan) Terme Kadastro Mahkemesi 20.05.2011 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşifte alınan orman ve fen bilirkişi raporları gerekçe gösterilerek, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ... Mahallesi 4 97... ve 2, 4 98... , 4 99... , 5 00... , 2 ve 3, 5 01... , 5, 6, 7 ve 8 parsellerde yer alan taşınmazların fen bilirkişisinin 06.08.2008 tarihli ek raporuna ekli krokide (M ve L) ile gösterilen toplamda 93.259,66 m²lik bölümünün orman vasfıyla Hazine adına, aynı krokide (K, G, N, E, F ve H) ile gösterilen 7.289,84 m²lik bölümünün ise tespit gibi tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2012 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "Kadastro Mahkemesince keşif yapılmadan, Asliye Hukuk Mahkemesince çap ve paftaya bağlı olmadan yapılan keşifte alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğu, mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olmadığı gibi, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın da karar vermek için yeterli olmadığı, bu doğrultuda Asliye Hukuk Mahkemesindeki kroki, kadastro paftası ile çakıştırılarak davanın kapsamının belirlenmesi, malik hanesi boş olarak gönderilen taşınmazların kapsamı dışında hakkında tutanak düzenlemiş başkaca taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılarak, şayet başkaca taşınmaz ve taşınmazlar bulunduğu saptandığı takdirde, bu taşınmaz veya taşınmazların kadastro tutanaklarının da davalı olarak dosyaya getirtilmesi, usulüne uygun orman araştırması ve tapu uygulaması yapılması, tapunun hukuki durumunun tayin edilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu 4 98... numaralı taşınmazın tamamı (408,28 m²), 5 01... numaralı taşınmazın tamamı (513,23 m²), 5 01... numaralı taşınmazın tamamı (2.072,59 m²), 5 01... numaralı taşınmazın tamamı (3.017,59 m²), 5 01... numaralı taşınmazın tamamı (6.090,23 m²) ve 5 01... numaralı taşınmazın tamamı (3.858,30 m²) ile 5 01... numaralı taşınmazın (A) ile işaretli 1.048,29 m²lik kısmının ve 5 01... numaralı taşınmazın (A) ile işaretli 15.715,60 m²lik kısmının, (A2) ile işaretli 3.585,50 m²lik kısmının orman sayılan arazilerden olduğu, 4 97... numaralı taşınmazın tamamı (426,50 m²), 4 97... numaralı taşınmazın tamamı (4.827,41 m²), 4 99... numaralı taşınmazın tamamı (567,24 m²), 5 00... numaralı taşınmazın tamamı (1.502,75 m²) ve 5 01... numaralı taşınmazın tamamı (5.487,35 m²) ile 5 01... numaralı taşınmazın (B) ile işaretli 6120,76 m²lik kısmının ve 5 01... numaralı taşınmazın (B) ile işaretli 4.0971,81 m²lik kısmının orman sayılmayan arazilerden olduğu, orman sayılmayan parseller ve parsellerin bir kısmına dair gerçek malikin kim olduğu, zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırıldığı, mahalli bilirkişi ve tutanak tanıkları birbiri ile uyumlu müşterek beyanlarında; parsellerin........... intikal ettiği, .......... vefatından sonra 2000'li yılların başında varisleri kendi aralarında taksim yaparak ......... kız evlatlarının haklarını erkek evlatlarından .... ve ...'e devrettiğini beyan etmeleri sonucunda 4 97... parsel, 4 98... parsel, 4 99... parsel, 5 00... parsel, 5 01... , 3, 4, 6, 8 parsel sayılı taşınmazlarda ... zilyetliğinin bulunmasına karşın 4 97... parsel ve parsel üzerindeki kargir ev, 5 01... , 5, 7 parsel sayılı taşınmazların ...'ın zilyetliğinde olduğu ile ... ve ...'ın dava konusu yerlerde zilyetliklerini karşılıklı olarak birbirine bıraktıkları ve ilgili parselleri ... ve ... o tarihten bu tarihe fasılasız ve nizasız olarak kullandığının anlaşıldığı, dosyada mevcut olup keşifte uygulanan 28.11.1956 tarih cilt no:2 sayfa:32 sıra no:123 de kayıtlı tapu kaydı ve İlimdağ 16... numaralı parsele ait tevzii krokisinin de dava konusu taşınmazların ..... intikalen geldiğini doğruladığı, orman olmadığı anlaşılan parseller ve parsellerin bir kısmı yönünden ...........varisleri arası yapılan taksimde yerlerin varislerden ... ve ...'e (feri zilyetlere) düştüğü, eklemeli zilyetlik ile 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız ekonomik amaca uygun bu kişilerin zilyetliğinde bulunduğu" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ... ili .. ilçesi ... Mahallesi 4 98... ile 5 01... , 5 01... , 5 01... , 5 01... , 5 01... numaralı parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 4 97... , 4 99... , 5 00... , 5 01... numaralı parsellerin ... adına tapuya tesciline, 4 97... numaralı parselin 08.03.2022 tarihli veraset ilamı doğrultusunda ... mirasçıları adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesine "iş bu parsel üzerinde kargir ev üzerindeki adı geçenlere aittir." şerhinin yazılmasına, 5 01... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13.09.2021 tarihli raporunda (A) sembolüyle gösterilen 1.048,29 m²lik kısmı ve 5 01... parselin aynı tarihli bilirkişi raporunda (A1) ve (A2) sembolleriyle gösterilen 15.715,60 m²lik ve 3.585,50 m²lik kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 5 01... parselin aynı tarihli bilirkişi raporunda (B) sembolüyle gösterilen 6.120,76 m²lik kısmının parselden ifrazı ile aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile 08.03.2022 tarihli veraset ilamı doğrultusunda ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 5 01... parselin bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13.09.2021 tarihli raporda (B) sembolüyle gösterilen 40.971,81 m²lik kısmının parselden ifrazı ile aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesine " iş bu parsel üzerinde iki katlı ev ve müştemilatın ...... oğlu ...'a aittir." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZİlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalılardan ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 06.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.VI. KARAR DÜZELTMEDairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların öncesi itibariyle orman niteliğinde olup olmadığı, davalıların dayandığı tapunun bu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı taşınmazlarda davalıların zilyetliğinin bulunup bulunmadığı ve 5 01... parsel yönünden ise taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir.1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davacı Hazine vekilinin 5 01... parsele yönelik karar düzeltme istemine gelince; Dosya kapsamından; dava konusu 5 01... parselin, Terme Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı olduğu, taşınmaz hakkında, 2010 yılında yapılan kadastro sırasında, yerin Terme Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılarak tespitinin yapılması ve tutanağının Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, kadastro ekiplerince, taşınmazın Terme Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasındaki ortaklığın giderilmesi davasında davalı olduğundan bahisle malik ve yüzölçümü hanesi açık bırakılarak tespitinin yapıldığı ve tutanağının Kadastro Mahkemesine gönderildiği, bunun üzerine Kadastro Mahkemesince, ortaklığın giderilmesi davasının çekişmeli davalardan olmadığı gerekçe gösterilerek tutanağın olağan usullere göre kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iade edildiği, Kadastro Müdürlüğü tarafından 5 01... parsel tutanağının malik hanesinin................. .............. ve ...........isimleriyle ve yüzölçümü hanesinin de 7.169,05 m² olarak doldurulduğu, yapılan askı ilân sonucu itiraz olmadığından da tutanağın kesinleştirildiği ve tapu kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır. Ancak, her ne kadar anılan taşınmazın kadastro tutanağı kesinleştirilmiş ise de, söz konusu yer, aktarılan davanın kapsamı içerisinde olduğundan, 5 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının malik hanesinin hukuken açık olduğu kabul edilmelidir.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince 5 01... parselle ilgili yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; 5 01... parselin tutanak aslı dosya içerisinde olmadığı gibi taşınmazın kadastro tutanağı davalı hale de getirilmemiş, yine kadastro tutanağının malik hanesinde gösterilen ........................... ve ............ isimli kişilerin veya ölmüşler ise mirasçılarının, ayrıca tapu kaydı oluştuktan sonra adı geçen kişilerinde varsa tapu maliklerininde davada taraf olarak yer alması gerekirken, usulüne uygun şekilde davaya katılımları sağlanmadan, savunma ve delilleri sorulmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olduğundan, bu koşul yerine getirilmedikçe davanın esasına girilerek hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, 5 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro alınması ve tutanak aslı dosya arasına davalı hale getirilmesinden sonra davaya dahil edilmemiş olan ................ ... ve.......... isimli kişilere veya ölmüşler ise mirasçılarına, ayrıca tapu kaydı oluştuktan sonra adı geçen kişiler dışında varsa tapu kayıt maliklerinin, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilerek davada taraf olmalarının sağlanması, savunmaları alınıp bildirmeleri halinde, delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde 5 01... parsel yönünden esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu doğrultuda, İlk Derece Mahkemesi kararının 5 01... parsel yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerekirken, maddi hataya dayalı onandığı anlaşılmakla onama kararının 5 01... parsel yönünden kaldırılarak, bu parsele ilişkin bozma kararı verilmesi gerekmiş ve davacı Hazine vekilinin 5 01... parsele yönelik sair karar düzeltme itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VII. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı Hazine vekilinin 5 01... parsel dışındaki parsellere yönelik sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,Davacı Hazine vekilinin 5 01... parsele yönelik karar düzeltme talebinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, Dairemizin 06.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı onama ilâmının 5 01... parsel yönünden KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5 01... parsel yönünden BOZULMASINA, bu parsele yönelik sair karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.