İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, karşılıklı feshedilen HES inşaat işleri projesi sonrası ödenmeyen imalat bedelleri ve bloke tutarlar hakkında verdiği istinaf kararı.
Özet: Davacı, hidroelektrik santral inşaatına ilişkin eser sözleşmesinin davalı kaynaklı ödeme aksaklıkları nedeniyle karşılıklı feshedilmesi sonrası imzalanan tasfiye protokolü uyarınca, fesih sonrası tamamladığı imalatlar için kesilen fatura bedeli, SGK borcunun davalı tarafından ödenmesi gereken bakiye kısmı ile eksik imalatlar karşılığında blokede tutulan ancak ödenmeyen kısmın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2020NUMARASI: █████████ Esas, ████████ KararDAVACI-BİRLEŞEN DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVADavacı vekili, Müvekkili şirketi ile davalı arasında 14.03 2013 tarihinde imzalanan ... ve ...... projesi inşaat işleri sözleşmesi kapsamında 2 adet regülatör, 2 adet dere yatağı düzenlemesi, 2 adet çökeltim havuzu, 2 adet cebri boru ve 2 adet santral binası işlerinin yapım işinin sözleşme bedeli olan 14 500,000 - TL'ye yapılması konusunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre davalının müvekkili firmanın alacaklarını geç ödemesi, nakit ödeme yapması gereken yerde uzun vadeli çekler ile ödeme yapması nedeni ile 07.07.2015 tarihi itibariyle sözleşmeyi karşılıklı olarak fesih etmek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin fesih protokolünün S,m. göre, fesih ve tasfiye protokolün imzalanması ile sipariş verilmiş fakat şantiyeye teslimi yapılmamış malzeme ve imalatlar için, protokolün imza tarihinden sonra malzemelerin ve imalatların yapılması halinde sözleşmede belirtilen şekilde fiyat tespitinin yapılacağının ve fatura kesileceğinin kararlaştırıldığı, müvekkilinin fesih protokolünden sonra yapmış olduğu imalatlara ilişkin davalı ile mutabakata vararak 15,122015 tarih, 75.542,86 TL fatura kestiğini, tarafların cari kayıtlarına bu faturaları almalarına ve İtiraz etmemelerine rağmen, davalı tarafın ödeme yapmadığınr ..., Noterliğinden ihtarname keşide edilerek alacağın ödenmesi talebinde bulunduğunu, davalı tarafın müvekkiline ödeme yapmadığı beyan edilerek açıklanan nedenlerle .... Noterliğinden 26.01.2016 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirketin █████/2013 tarihinde imzaladıkları ... ve ...hidroelektrik santrali projesi inşaat işleri sözleşmesi ile 2 regülatör, 2 dere yatağı düzenlemesi, 2 çökeltim havuzu, 2 iletim tüneli, 2 yüzme havuzu, 1 birikme havuzu, 2 cebri boru ve 2 santral binası yapımı işleri konusunda 14.500.000,00 TL karşılığında anlaştıklarını, davalı firmanın imzalanan sözleşme neticesinde müvekkili firmanın alacaklarını ödemesinde aksaklık yaşanması, nakit ödeme yapılması gereken durumlarda uzun vadeli çekler ile ödeme yapmayı tercih etmesi üzerine düşen yükümlülüklerini ihlal etmesi sonucu fesih ve tasfiye protokolü ile karşılıklı olarak feshedildiğini, fesih ve tasfiye protokolüne göre "Taşeron yükümlülükleri ve Kesintiler" kenar başlıklı 2. Maddenin 1 fıkrasına göre müvekkili firmanın 550.000,00 TL SGK borcu olduğunu, müvekkili şirketin Sgk 'ya olan tüm borçlarını ödeyip "Borcu Yoktur" yazısı getirdiğinde bu bedelin müvekkili firmaya ödeneceği, borcun müvekkili firma tarafından ödenmemesi halinde Sgk 'ya olan borcun davalı şirket tarafından kapatılacağının kararlaştırıldığını, protokol imzalanırken ... ait olan █████/2016 tarihli keşidecisi, .... A.Ş.olan 550.000,00 TL bedelli çekin müvekkili şirkete verilmek üzere düzenlendiğini, söz konusu çekin davalı şirket kasasında emanete alındığını, müvekkili şirket tarafından Sgk 'ya olan borçların taksitlendirildiğini, bir kısmının ödendikten sonra 470.000,00 TL 'lik kısmının ödemediğini, protokole göre Sgk borcunun müvekkili şirket tarafından ödenememesi halinde davalı şirket tarafından ödenmesi kararlaştırılan ve davalı emanetinde bulunan 80.000,00 TL'nin müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, protokolün 2. maddesinin 4 nolu ‘Hak edişten bloke tutar’ başlıklı bendine göre, tarafların hak edişe girdiğini fakat tamamlanmamış eksik imalatlar için 207.150,00TL'lik bedelin davalı firma tarafından blokede tutulacağının kararlaştırıldığını, bu imalatların tamamlanmasından sonra blokede tutulan bedelin 30 gün vadeli çek ile ödeneceği hususunda mutabık kalındığını, protokol imzalanırken ... ait olan 31.12.2015 tarihli, keşidecisi ...A.Ş. olan 207.150,00TL bedelli çek yine müvekkil şirkete ödenmiş gibi gösterilen, ancak söz konusu çekinde davalı şirket kasasında emanet altına alındığını, müvekkili şirket tarafından fesih ve tasfiye protokolüne dayanılarak iade faturası kesilmesi müvekkil şirket tarafından talep edildiğini, bu talep üzerine davalı şirket tarafından 04.11.2015 tarihinde 29.500,00-TL iade faturası kesildiğini, davalı firma tarafından bloke altında tutulan 207.150,00-TL’lik çekten iade faturası kesilen bedel düşüldükten sonra kalan 177.650,00TL'nin de ödenmesi gerektiğini, bedellerin tahsili amacıyla 26.01.2016 tarihinde .... Noterliği’nin ... yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiğini, davalı taraf müvekkil firmaya herhangi bir ödemede bulunulmadığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında imzalanan 07.07.2015 tarihli fesih ve tasfiye protokolünden kaynaklanan Sgk borcunun ödenmesinden kalan 80.000,00TL ile bloke tutulan ve müvekkil şirketin hak etmiş olduğu 177.650,00TL 'nin .... Noterliği’nin 26.01.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı firmadan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, Müvekkili şirketin davacı şirkete borcunun olmadığını, davacının alacaklarının davacıya ve/veya davacının yükümlülüklerine uymaması nedeniyle 3 kişilere ödendiğini, halen ödenmesi gereken ve müvekkilden talep edilen yargılama aşamasında olan davacıdan kaynaklanan ancak müvekkili şirkete karşı da ileriye sürülmüş 3. kişi talepleri olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddinin gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 01.02.2013 tarihinde ... ... projesi kapsamındaki 2 adet regülatör, 2 adet dere yatağı düzenlemesi, 2 adet çökertim havuzu, 2 adet iletim tüneli, 2 adet yükleme havuzu, 1 adet biriktirme havuzu, 2 adet Cebri boru ve 2 adet santral binası yapım işlerini içeren alt yüklenici imzalandığını, davacının üstlendiği işin davacı tarafından tamamlanarak süresi içinde teslim edilmediğini, davacının üstlendiği işin fen ve sanat kurallarına, sözleşme ve eklerine uygun olarak yapmaması, gerekli önlemlerin almaması neticesinde 17.05.2015 tarihinde ... davacı şirketin çalışma yaptığı sırada tünel içinde meydana gelen kaza üzerine davacı çalışanlarından ... göçük altına kalarak hayatını kaybettiğini, söz konusu kaza sonrasında ... adli makamlarca mühürlendiğini, bununla birlikte ..., ...Müdürlüğü, ...Müdürlüğünün 2 ı.05 20 15 tarih ve ......-... ve 03.06.2015 tarih ve ......-...sayılı yazıları ile şantiyede herhangi bir faaliyette bulunulmaması istenildiğinden faaliyetin durdurulduğunu, zikredilen gelişmeler sonrasında taraflar arasında 07.07 2015 tarihinde imza edilen Fesih ve Tasfiye Protokolü ile sözleşmenin sona erdirildiğini, müvekkili şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunu, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin davacının ödemediği borçları nedeniyle 3.kişilere ödemeler yapmak zorunda kaldığını, davacının protokol yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin ciddi bir mali yük ile karşı karşıya olduğunu, davacı şirketin 07.07.2015 tarihli protokole de aykırı davranarak işçilik alacaklarını ve sigorta borçlarını ödemeyerek müvekkili şirketin zarar uğramasına yol açtığını, davacının alacağı olduğu tespit edilse bile sözleşme ve protokole aykırı olduğunu açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı vekili, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine mahkememizin █████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine, protokolden sonra yapmış olduğunu iddia ettiği, işlerin bedelinin tahsili amacıyla 75.542,86 TL 'lik alacak davası açtığını, her ne kadar iş bu dava ile 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davadaki talepler farklı görünse de her iki talebinde aynı işten kaynaklandığını beyanla derdestlik konusu ve tarafları aynı olan davanın derdestlik nedeniyle reddini, talebin reddi halinde İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dava dosyası ile davanın birleştirilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi akdedildiği ve sonrasında fesih ve tasfiye protokolü ile sözleşmenin sona erdirilip tasfiye şartlarının düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, asıl dava yönünden davacının fesih ve tasfiye protokolü kapsamında siparişi verilmiş ancak henüz montajı yapılmamış imalatlar nedeniyle düzenlediği █████/2015 tarihli 75.542,86 TL bedelli faturaya dayanarak alacak talep ettiği, dosyada alınan bilirkişi raporları ve ticari kayıtlar kapsamında söz konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından mahsup işlemlerine konu edildiğinin tespit edildiği, ayrıca davalının davacı adına SGK prim borçları, işçi tazminatları, elektrik ve sair borç ödemeleri nedeniyle davacıdan alacaklı bulunduğu, fesih ve tasfiye protokolünde davalıya tanınan takas-mahsup yetkisi kapsamında bu alacağın mahsup edildiği anlaşıldığından davacının bu fatura nedeniyle ayrıca alacaklı sayılamayacağı; birleşen dava yönünden ise davacının SGK borçları ve eksik imalatlar nedeniyle bloke edilen çek bedellerinden bakiye alacak talep ettiği, ancak davalı tarafından davacı adına yapılan SGK ödemeleri ve diğer ödemelerin belgelerle ispatlandığı, ayrıca eksik işlerin tamamlandığına ilişkin protokolde öngörülen teslim tespit tutanağının dosyaya sunulamadığı ve davacının eksik işleri tamamladığını ispatlayamadığı, bu nedenle ilk bilirkişi raporlarında davacının alacaklı olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de mahkemece benimsenen ek bilirkişi raporunda asıl dava yönünden 75.542,86 TL, birleşen dava yönünden ise 45.257,81 TL davacı alacağının bulunduğunun tespit edildiği, bu raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 75.542,86 TL’nin, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 45.257,81 TL’nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF SEBEPLERİAsıl ve birleşen davada davalı vekili istinafında, asıl dava yönünden davacının taraflar arasında düzenlenen protokol kapsamında üstlendiği işi yerine getirdiğini ticari defter ve delilleriyle ispatlayamadığını, buna rağmen mahkemece protokol tarihinden sonra düzenlenen 04.11.2015 tarihli ve 29.500,00 TL bedelli iade faturasından hareketle, taraflar arasındaki uzun süreli ve kapsamlı ticari ilişki içerisinde bu faturanın protokol konusu işin yapıldığını gösterdiği yönünde değerlendirme yapılarak ispat yükünün hatalı şekilde yer değiştirilmesi suretiyle sonuca gidildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca her iki dava yönünden dosyada bilirkişilerce düzenlenen dört ayrı rapor bulunmasına rağmen, asıl raporlarda müvekkilin protokol hükümleri uyarınca icra müdürlüklerine ve işçilere yaptığı ödemelerin davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği ve bu durumda davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı yönünde tespitler yer almasına rağmen, mahkemece bu raporlara itibar edilmeyerek söz konusu mahsupları dikkate almayan ek rapor esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya toplam 550.000,00 TL bedelli çek verildiğini, çeklerin davacı tarafından bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle kıymetli evrak hukukunun göz ardı edilerek bunların ödeme aracı olarak kabul edilmediğini ve yeniden alacak hesabına dahil edildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereği işçilik alacaklarının ödenmesi yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacı işçilerinin açmış olduğu ve halen derdest bulunan işçilik alacağı davalarının bekletici mesele yapılmadığını, ayrıca işçilik alacakları nedeniyle müvekkil şirket tarafından icra müdürlüklerine yapılan ödemelerin de protokolde açık düzenleme bulunmasına rağmen davacı alacağından mahsup edilmediğini, birleşen davada toplam talep miktarının 257.650,00 TL olmasına rağmen yalnızca 45.257,81 TL yönünden kabul kararı verildiğini, davanın kısmen kabul-kısmen reddedilmiş olmasına karşın davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ve yargılama giderlerinin kabul-ret oranına göre paylaştırılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin fesih ve tasfiye protokolü ile sona ermesinden sonra yaptığı imalatlar ile bloke edilen çeklerden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek alacaklarının tahsilini talep etmiş; davalı iş sahibi ise davacının sözleşme ve tasfiye protokolü kapsamındaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraf ticari defterleri, bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek davacının protokol sonrasında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden de bakiye alacağının bulunduğu kabul edilmek suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf ticari defterleri, bilirkişi raporları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece asıl dava ve birleşen davanın esası yönünden yapılan değerlendirmelerin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri incelenerek mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan, taraflar arasında düzenlenen tasfiye protokolünün 2. maddesinin 3 numaralı bendinde, davacı taşeronun çalıştırdığı personelden kaynaklanan ve davalı uhdesinde tutulduğu belirtilen tutara ilişkin bir düzenleme bulunmakta ise de, eldeki davada bu alacağa yönelik herhangi bir talep veya dava konusu bulunmamaktadır. Ayrıca, davalı iş sahibinin söz konusu işçilik alacağı davalarının bekletici mesele yapılmasına yönelik talebi de işbu davada değerlendirilecek hususlardan olmadığından dikkate alınmamıştır.Bu itibarla, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıda açıklanan husus dışındaki sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Mahkemece birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin kabul ve ret oranları dikkate alınarak taraflar arasında paylaştırılması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamıştır.Bu itibarla, birleşen davada yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün korunmasına, birleşen davada reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine, kabul ve ret oranına göre yargılama giderlerinin yeniden belirlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ...../███████ tarih ve 2016/... Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- 1)Asıl Davanın KABULÜ İLE,75.542,86 TL'nin 07.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-birleşen davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2) Birleşen Davanın KISMEN KABULÜ İLE,45.257,81 TL'nin 07.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-birleşen davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDENASIL DAVA:1-Alınması gereken 5.160,33 TL nispi karar ve ilam harcından davacı-birleşen davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.290,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.870,24 TL harcın davalı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı-birleşen davacı tarafından yatırılan 1.290,09 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı-birleşen davacı tarafından yapılan 3.108,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi masraflarının gideri davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı-birleşen davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-birleşen davalıdan alınarak davacı-birleşen davacıya VERİLMESİNE,BİRLEŞEN DAVA:1-Alınması gereken 3.091,56 TL nispi karar ve ilam harcından davacı-birleşen davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.400,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.308,46 TL harcın istek halinde davacı-birleşen davacıya İADESİNE,2-Davacı-birleşen davacı tarafından yatırılan 4.400,02 TL peşin harçtan nispi harç için mahsup edilen 3.091,56 TL'nin davalı-birleşen davalıdan alınarak davacı-birleşen davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı-birleşen davacı tarafından yapılan 37,50 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 6,58 TL'nin davalı-birleşen davalıdan alınarak davacıya-birleşen davalıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı-birleşen davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı-birleşen davalı tarafından yapılan 1.800,00 TL yargılama giderinden (bilirkişi ücreti) davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1.483,82 TL'nin davacı-birleşen davacıdan alınarak davalı-birleşen davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı-birleşen davalı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı-birleşen davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-birleşen davalıdan alınarak davacı-birleşen davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı-birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-birleşen davacıdan alınarak davalı-birleşen davalıya VERİLMESİNE,Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davalı-birleşen davalı tarafından asıl ve birleşen davalara yönelik yatırılan 2.097,12 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı-birleşen davalı tarafından asıl ve birleşen davalara yönelik yapılan 1.845,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 39,70 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.884,82 TL istinaf yargılama giderinin davacı-birleşen davacıdan alınarak davalı-birleşen davalıya tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.