İçecek sektörü ticari satışı kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali istemli davanın yargılama süreci ve delil değerlendirmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı içecek sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak, davalıya sattığı ürünlerin 42.220,72 TL tutarındaki fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiş olup, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmaması ve ticari defter incelemesine katılmaması üzerine bilirkişi raporuyla davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalıya kesilen 6 adet e-faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmediği, dolayısıyla davacının 42.220,73 TL asıl alacak ve 12.619,91 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu tespit edilerek, bu durumun davalı tarafın fatura içeriklerini kabul ettiğine karine oluşturmasıyla takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine zemin hazırlandığı belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin davalı tarafa faturada belirtilen ürünleri sağladığını, satılan malların karşılığı olan 42.220,72 TL tutarındaki bedelin müvekkiline ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine işlemiş gün faizleri ile birlikte toplam 55.151,76 TL bedel üzerinden-------esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, iş bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, --- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER:----- Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi Eylem Naimoğlu tarafından hazırlanan ------- tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği 2023-2024-2025 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64, 66, V.U.K. m.220-226 ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği’ne göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.Sayın Mahkemenin 06.01.2026 tarihli duruşma zaptı davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı hesap incelemesi yapılamamıştır.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı taraf adına yürütülen ------ kodlu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının ---- seri numaralı faturası ile başladığı. Davacı tarafından ---- tarihleri arasında davalı tarafa toplam 6 adet fatura ile ---- tutarında satış yaptığı. Bu süreçte davalıdan herhangi bir ödeme almadığı ve 07.07.2025 icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan olan alacağının 42.220,72 TL olduğu görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalı tarafın 2023 yılı BA formunda kayıtlı olan takip konusu alacağını oluşturan 6 adet 42.220,72 TL tutarlı e-faturaların "Temel Fatura" senaryosuyla düzenlenerek GİB portalı üzerinden davalıya iletildiği, dosya kapsamında, davalı tarafın bu faturalara karşı TTK 18/3 maddesinde öngörülen usullerle (noter, KEP vb.) yasal süresi içerisinde itiraz ettiğine dair belgeye rastlanılmamıştır. Bu durum, TTK 21/2 uyarınca fatura içeriklerinin davalı tarafça kabul edildiğine karine oluşturduğunun Sayın Mahkemece kabulü halinde; davacının 07.07.2025 icra takip tarihi itibarıyla davalıdan olan asıl alacağının 42.220,73 TL olduğu.
3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 07.07.2025 tarihli takipte 42.220,72 TL asıl alacağına, 12.931,04 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesini talep etmiştir. TTK m. 1530/4 hükmü uyarınca temerrüdün ihtarsız gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere,Takibe konu 6 adet 42.220,72 TL tutarlı e-faturaların, GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edildiğinden fatura tarihine 30 günlük sürenin eklenmesiyle temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, her bir faturanın temerrüt tarihinden 07.07.2025 icra takip tarihine kadar yılık %9 oranında değişen oranlarda kademeli olarak işlemiş yasal faizin 12.619,91TL olduğu hesaplanmıştır
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ----sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine ----- alacak sebebine dayalı olarak ---- asıl alacak ve ---- işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun █████/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 42.220,72 TL alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, TTK 1530 uyarınca temerrütün fatura tarihlerinden 30 gün sonra kendiliğinden gerçekleştiği, buna göre (taleple bağlılık ilkesi gereğince yasal faiz üzerinden) bilirkişi tarafından hesaplanan ve takipte talep edilebilecek faiz miktarının 12.619,91 TL olarak tespit edildiği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun -------- Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 42.220,72 TL asıl alacak ve 12.619,91 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 54.840,63 TL yönünden İPTALİNE, takibin takip tarihi itibariyle bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacağın (54.840,63 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 10.968,126 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (54.840,63 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 3.746,16 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 666,10 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.080,06 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 1.369,00 TL dava açma masrafı, 104,00 TL vekalet harcı ve 11.095,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 12.568,00 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (54.840,█████.151,76) göre 12.497,11 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (54.840,63 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (54.840,█████.151,76) göre 4.574,07 TL’sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 25,93 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile -------- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!